<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>ikonografi &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/ikonografi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2017 06:38:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Usta Ellerden Çıkıp Gözlere Hitap Eden Bir Sanat: Çiniler</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/usta-ellerden-cikip-gozlere-hitap-eden-bir-sanat-ciniler/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/usta-ellerden-cikip-gozlere-hitap-eden-bir-sanat-ciniler/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 25 Nov 2016 05:00:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Çiğdem Kanlıoğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Görsel]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa Yeşil Türbe]]></category>
		<category><![CDATA[çini]]></category>
		<category><![CDATA[çini sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[çinicilik]]></category>
		<category><![CDATA[ikonografi]]></category>
		<category><![CDATA[ikonografik]]></category>
		<category><![CDATA[Semerkant Gür-i Emir Türbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Tekfur Sarayı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6129</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bu sefer ki yazımda da çini sanatının güzelliklerine değinmek istedim. Genel olarak bakarsak çok zevkli olan, baktıkça göz zevkimizi ve estetik algılarımızı okşayan çinilere bir de yakından bakmaya görün. Zevkli olduğu kadar derin bir konudur çiniler. Her dönemde yapılara ustalıkla uygulanan, renk cümbüşü içerisinde bizlere sunulan o şahane renkleri ve motifleri tasarlamak, anlamlandırmak, ortaya çıkarmak [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/usta-ellerden-cikip-gozlere-hitap-eden-bir-sanat-ciniler/">Usta Ellerden Çıkıp Gözlere Hitap Eden Bir Sanat: Çiniler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Bu sefer ki yazımda da <strong>çini sanatı</strong>nın güzelliklerine değinmek istedim. Genel olarak bakarsak çok zevkli olan, baktıkça göz zevkimizi ve estetik algılarımızı okşayan çinilere bir de yakından bakmaya görün. Zevkli olduğu kadar derin bir konudur <u>çini</u>ler. Her dönemde yapılara ustalıkla uygulanan, renk cümbüşü içerisinde bizlere sunulan o şahane renkleri ve motifleri tasarlamak, anlamlandırmak, ortaya çıkarmak tabi ki de usta ellerin işidir. Kobalt mavisi, firuze rengi… Bende bilmezdim ta ki öğrencilik dönemlerinde Selçuklu dönemi çini sanatını görene kadar. Ah bu Selçuklu! Ufkumu genişleten uygarlık… Lakin <u>çini sanatı</u>nın çıkış noktasına genel olarak bakacak olursak ilk örnekler Mısır ve Mezopotamya&#8217;dadır.</p>
<figure id="attachment_6131" aria-describedby="caption-attachment-6131" style="width: 225px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/cinicilik.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6131 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/cinicilik.jpg?resize=225%2C225" alt="Anadolu Selçuklu Dönemi'ne ait Figürlü süslemeli çini örneği" width="225" height="225" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/cinicilik.jpg?w=225&amp;ssl=1 225w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/cinicilik.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6131" class="wp-caption-text">Anadolu Selçuklu Dönemi&#8217;ne ait Figürlü süslemeli çini örneği</figcaption></figure>
<h2>Çini Sanatı</h2>
<p>Dediğim gibi <strong>çini sanatı</strong> derin bir konudur ne kadar çok bilgi sunsak azdır. Benim algıyı çekmek istediğim nokta; çininin hem günlük kullanım eşyalarında hem de mimari yapılarda yer aldığı asaletli halidir. <em>Semerkant Gür-i Emir Türbesi</em> mesela… Abidevi kubbesinin özenle tasarlanmış çinilerinin renk asaletini, uyumunu, zerafetini hepimiz biliyoruz. Lacivert, türkuaz ve mavinin belli bir kompozisyon dahilinde uyum ve simetri içerisinde tasarlanışı tabloya, manzaraya bakarcasına insana huzur verir.</p>
<p>Uzun uğraşlar sonucu ortaya çıkan <strong>çini eserleri</strong>n yazı, geometrik, figürlü ve bitkisel süslemelerle birbirine harmanlandığı örnekler çok fazladır. Özellikle figürlü süslemelere bakıldığında birçok örnek belli ikonografik anlamlar taşımaktadır. Genellikle bu anlamlar Selçuklu dönemi çerçevesinde bakıldığında saray yaşamı av, taht, eğlence sahneleriyle döneme ışık tutma açısından da çok büyük önem taşımaktadırlar. Kullanılan renkler, tekniklerle zor ve aşamalı bir biçimde ortaya çıkan bu tarz <strong>çini örnekleri</strong> günlük kullanım eşyalarında görülmektedir.</p>
<figure id="attachment_6130" aria-describedby="caption-attachment-6130" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Bursa-Yeşil-Türbe.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-6130 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Bursa-Yeşil-Türbe.jpg?resize=500%2C649" alt="Bursa Yeşil Türbe" width="500" height="649" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Bursa-Yeşil-Türbe.jpg?w=500&amp;ssl=1 500w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/Bursa-Yeşil-Türbe.jpg?resize=231%2C300&amp;ssl=1 231w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-6130" class="wp-caption-text">Bursa Yeşil Türbe</figcaption></figure>
<h2>Osmanlı’da Çini Hikayesi</h2>
<p>Gelelim Osmanlılar&#8217;a… İznik&#8217;ten başlayıp Kütahya&#8217;dan Tekfur Sarayı&#8217;na oradan Çanakkale&#8217;ye uzanan <strong>çini hikayesi</strong>nde çok fazla başarılı örnekler verilmiştir. Buna memleketim Bursa&#8217;nın Yeşil Türbe&#8217;sini örneklemeden geçemem. Yeşil insana nasıl bir huzur verir sorusunun cevabıdır Yeşil Türbe. Dışı ayrı içi ayrı güzellikte sunulan <strong>çini</strong> örneklerinin insana kattığı manevi huzur anlatılmaz yaşanır niteliktedir.</p>
<p>Sonuç olarak farklı dönemlerden örneklerle pekiştirerek anlatabildiğim ifade edebildiğim kadarıyla umarım bin bir emekle yapılan çinilere biraz olsun dikkat çekebildiysem ve doğru ifade edebildiysem ne mutlu bana. Sanatla kalmak dileğiyle…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/usta-ellerden-cikip-gozlere-hitap-eden-bir-sanat-ciniler/">Usta Ellerden Çıkıp Gözlere Hitap Eden Bir Sanat: Çiniler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/usta-ellerden-cikip-gozlere-hitap-eden-bir-sanat-ciniler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6129</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İstanbul Modern: İnci Eviner Retrospektifi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/istanbul-modern-inci-eviner-retrospektifi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/istanbul-modern-inci-eviner-retrospektifi/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 05 Jul 2016 10:00:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[alegori]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş sanat]]></category>
		<category><![CDATA[desen sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[ideogram]]></category>
		<category><![CDATA[ikonografi]]></category>
		<category><![CDATA[illüstrasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Levent Çalıkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[piktogram]]></category>
		<category><![CDATA[resim sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Senem R. Kantarcı]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4342</guid>
				<description><![CDATA[<p>İstanbul Modern’de 22 Haziran’da açılan İnci Eviner Retrospektifi 23 Ekim 2016’ya kadar sanatseverlerin beğenisine sunulacak. İnci Eviner Retrospektifi, sanatçının 1980’li yıllardan günümüze uzanan yaratım sürecini bir araya getiriyor. Sergi, Eviner’in desenden resme, videodan yerleştirmeye, fotoğraftan heykele uzanan zengin ifade arayışının gelişim ve dönüşümünü görünür kılıyor. Eviner’in sanatsal birikimini kronolojik bir akış yerine, geçmiş ile şimdiyi [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/istanbul-modern-inci-eviner-retrospektifi/">İstanbul Modern: İnci Eviner Retrospektifi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Modern</strong>’de 22 Haziran’da açılan <strong>İnci Eviner Retrospektifi</strong> 23 Ekim 2016’ya kadar sanatseverlerin beğenisine sunulacak. <em>İnci Eviner Retrospektifi</em>, sanatçının 1980’li yıllardan günümüze uzanan yaratım sürecini bir araya getiriyor. <u>Sergi</u>, Eviner’in desenden resme, videodan yerleştirmeye, fotoğraftan heykele uzanan zengin ifade arayışının gelişim ve dönüşümünü görünür kılıyor. Eviner’in sanatsal birikimini kronolojik bir akış yerine, geçmiş ile şimdiyi birbiri içerisine konumlandıran ve sergi mekânını da sergilemenin içerisine dahil eden, farklı bir kurgu ile izleyiciye sunuyor.</p>
<h2>İnci Eviner Sergisi</h2>
<p>Eviner’in çalışmalarının merkezini <u>desen</u> oluşturuyor. Çalışma pratiğinin başlangıç noktasını kağıt üzerine çizgi ile oluşturduğu dışavurumlar olarak tanımlayan sanatçı, sanat tarihine ait <em>alegori, ikonografi, illüstrasyon</em> ve <em>mitoloji</em>lerden güncel <em>ideogram</em> ve <em>piktogram</em>lara uzanan, sınırsız bir görsel dilin içerisinde gezinerek kendi sanat anlayışını her defasında daha da zenginleştirerek oluşturuyor. Güzel olanın içindeki şiddeti, bastırılmış olanın potansiyelini ve bilinçaltının eşsiz yaratıcılığını iç içe örerek güncel, güncel olduğu kadar da zamansız olduğu izlenimi veren yapıtlar kurguluyor.</p>
<h2>Öncü Sanatçı İnci Eviner</h2>
<p>Türkiye çağdaş sanatının güncel dönüşümünde etkin rol üstlenen öncü sanatçı; toplumsal, politik ve sosyo-kültürel koşullar içerisinde kadın, toplumsal cinsiyet ve kimlik politikalarına dair farklı haller üzerine kendine özgü bir ifade alanı aralıyor. Çocukluktan itibaren etkisi altında kaldığımız tarihsel, söylemsel ve bilinçdışından süreçlerin kadın kimliği üzerindeki yansımalarını araştıran sanatçı, kadın olma halini tek bir imgeye sığmayan, sınırsız bir hayal gücünün alanı olarak tanımlıyor. Gündelik hayat içerisindeki jestlerinden hareket eden Eviner, onlar için uygun görülen temsil biçimlerini ve bu temsilleri var eden yasakları sorgularken meydan okumayı ihmal etmiyor.</p>
<h2>İnci Eviner’den 40 Yıllık Bir Çalışma</h2>
<p>İlgi ve araştırma alanlarının çeşitliliği açısından şüphesiz kuşağının en yaratıcı ve güncel sanatçılarından biri <strong>İnci Eviner</strong>. Serginin bir araya getirdiği yaklaşık kırk yıllık döküm, onun hem kendisi ile hem de insanı var eden bilinçaltı, kültür, tarih, doğa ve sanat bütünlüğü ile kurduğu derin bağın zenginliğini ortaya koyuyor.</p>
<h2>İnci Eviner Retrospektif’indeki Ana Akslar</h2>
<p>Sergideki yapıtlar, disiplinlerarası kesişmeden doğan pek çok alt okuma barındırabilir ama Eviner’in sanatındaki ana aksları şu başlıklar altında sıralayabiliriz:</p>
<ul>
<li>Akademik eğitiminin getirdiği sanat tarihsel referanslar ve bu referansların sembolik anlamlarına dair güncel sorgulamalar</li>
<li>Bilinçaltı ve varoluşun tetiklediği dışavurumlar</li>
<li>İnsan doğasının karmaşık yapısı</li>
<li>Ezberlediğimiz davranış modelleri ve bizi hayvanlardan ayıran ince medeniyet çizgisi</li>
<li>İnşa edilmiş büyük anlatılar ve bu anlatıların nüfuz ettiği tüm iktidar alanları</li>
<li>Beden-kimlik-coğrafya üçgeninde oluşturulmuş Kartezyen bilgiler ve bu bilgilerin yansıdığı, düşünceyi tekelleştiren görsel ve sözlü yayınlar, kaynaklar ve tarihi belgeler</li>
<li>Doğu-batı ekseninde kurgulanmış modernist politikaların şimdiki zamandaki etkileri ve bu etkileri delen sınır aşımları</li>
<li>Göçler ve mülteci olma halleri</li>
</ul>
<h3>Retrospektif</h3>
<ul>
<li>Küratör: Levent Çalıkoğlu</li>
<li>Asistan Küratör: Senem R. Kantarcı</li>
<li>Sergi Sponsoru: Ferko</li>
</ul>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/istanbul-modern-inci-eviner-retrospektifi/">İstanbul Modern: İnci Eviner Retrospektifi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/istanbul-modern-inci-eviner-retrospektifi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4342</post-id>	</item>
		<item>
		<title>“İsa’nın Çilesi” (La Passion)</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/isanin-cilesi-la-passion/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/isanin-cilesi-la-passion/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 20 Feb 2016 09:20:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Burçak Aydoğan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[batı sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Brugge Ekolü]]></category>
		<category><![CDATA[Duccio]]></category>
		<category><![CDATA[Flaman Ekolü]]></category>
		<category><![CDATA[Hans Memling]]></category>
		<category><![CDATA[Hıristiyan ikonografisi]]></category>
		<category><![CDATA[ikonografi]]></category>
		<category><![CDATA[ikonografik]]></category>
		<category><![CDATA[ikonografya]]></category>
		<category><![CDATA[Maesta]]></category>
		<category><![CDATA[Passion]]></category>
		<category><![CDATA[Siena Ekolü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2314</guid>
				<description><![CDATA[<p>İsa’nın Yeruşalim’e  (Kudüs) girişinden gömülüşüne dek geçen olaylara, genel olarak “İsa’nın Çilesi” adı verilir.  (Cömert, 2010: 214) Hıristiyan ikonografisinde İsa’nın çarmıha gerilişiyle ilişkili olarak çektiği acılar ‘Passion’ terimiyle adlandırılır. İsa’nın insanoğlunun günahları için kendini kurban edişi sürecini ifade eden ‘Passion’ aynı zamanda onun ‘dünyasal’ yaşamının son dönemini de tanımlar.  Passion, ikonografik gelenekte İsa’nın Kudüs’e girişiyle [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/isanin-cilesi-la-passion/">“İsa’nın Çilesi” (La Passion)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>İsa’nın Yeruşalim’e  (Kudüs) girişinden gömülüşüne dek geçen olaylara, genel olarak “İsa’nın Çilesi” adı verilir.  (Cömert, 2010: 214)</p>
<p>Hıristiyan ikonografisinde İsa’nın çarmıha gerilişiyle ilişkili olarak çektiği acılar ‘<em>Passion</em>’ terimiyle adlandırılır. İsa’nın insanoğlunun günahları için kendini kurban edişi sürecini ifade eden ‘<em>Passion</em>’ aynı zamanda onun ‘dünyasal’ yaşamının son dönemini de tanımlar.  Passion, ikonografik gelenekte İsa’nın Kudüs’e girişiyle başlatılır ve genellikle gömülüşü ya da dirilişiyle sonlandırılır. İsa, bir eşek üzerinde on iki havarisiyle girdiği Kudüs’te ilk olarak ‘Babamın Evi’ olarak nitelediği Tapınağı ziyaret eder; ancak bir ibadet mekânı olan Tapınağın pazar yerine dönüştüğünü görünce öfkelenerek tacirleri oradan çıkarır. Bu olayın ardından havarileriyle Son Akşam Yemeği’nde toplanan İsa, içlerinden birinin ona ihanet edeceğini açıklar. Havari Yahuda, otuz gümüş para karşılığında Yahudi liderleri Ferisilere İsa’nın yerini bildirmiştir. İsa’ya ihanet etmiştir.</p>
<p>İsa, bedeni ve kanı olarak tanımladığı ekmeği ve şarabı kutsadığı Son Yemeğin ardından üç havarisini yanına alarak Zeytin Dağı’nda son duasını gerçekleştirir. Zeytin Dağı’ndaki duanın ardından Yahuda tarafından ele verilerek tutuklanır. Bundan sonra yargılanma süreci başlar; Roma Valisi Pilatus onun suçluluğuna ilişkin bir kanıt olmasa da ‘topluluğun’ sesine kulak vererek çarmıha gerilmesi hükmünü verir. İki hırsızla Golgota tepesinde çarmıha gerilen İsa, mezara konuşundan üç gün sonra dirilir ve dirilişinin ardından havarilerine birkaç kez görünerek onlara misyonlarını bildirir.</p>
<p>Batı sanatındaki ‘<em>çile’</em> sahnelerinde betimleme mantığı açısından iki gösterim biçimi söz konusudur. İlk gösterim, <em>çile</em> temalarının birbirini izleyen ama aynı zamanda birbirinden bağımsız sahneler halinde resmedildiği kalıptır. Fransisken ve Dominiken tarikatlarına bağlı kiliselerin fresk çevrimlerinde olgunlaşan bu gösterim biçimi, bölümlere ayrılma olanağı sunması nedeniyle altar panolarında da sıkça benimsenmiştir. Rönesans’ın eşiğindeki İtalyan resminin Siena Okulu’na bağlı ustalarından Duccio, <em>Maesta</em> adlı yapıtında (1308-11) ilk kalıbın en önemli örneklerinden birini verir.</p>
<figure id="attachment_2315" aria-describedby="caption-attachment-2315" style="width: 277px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/isanin-cilesi.jpg" rel="attachment wp-att-2315"><img class=" td-modal-image wp-image-2315 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/02/isanin-cilesi.jpg?resize=277%2C230" alt="Hıristiyan ikonografisinde İsa’nın çarmıha gerilişiyle ilişkili olarak çektiği acılar ‘Passion’ terimiyle adlandırılır. İsa’nın insanoğlunun günahları için kendini kurban edişi sürecini ifade eden ‘Passion’ aynı zamanda onun ‘dünyasal’ yaşamının son dönemini de tanımlar." width="277" height="230" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2315" class="wp-caption-text">Hıristiyan ikonografisinde İsa’nın çarmıha gerilişiyle ilişkili olarak çektiği acılar ‘Passion’ terimiyle adlandırılır. İsa’nın insanoğlunun günahları için kendini kurban edişi sürecini ifade eden ‘Passion’ aynı zamanda onun ‘dünyasal’ yaşamının son dönemini de tanımlar.</figcaption></figure>
<p><strong>DUCCİO, MAESTA (1308-1311)</strong></p>
<p>Altarın arka panosunda ana konu ‘<em>İsa’nın Çilesi’dir. </em>Duccio, İsa’nın çilesine ilişkin öyküleri resimlediği alanı bölümlere ayırarak yirmi altı sahnede betimlemiştir. İki sıra halinde bir dizi oluşturan sahneler kronolojik dizge açısından çizgisel bir süreklilik izler. Öyküler arasında Kudüs’e Giriş ve Çarmıhta İsa sahnelerinin ötekilere oranla daha büyük boyutta resmetmiştir.</p>
<p>Batı sanatındaki <em>çile</em> sahnelerinde rastlanan ikinci gösterim biçimi, çile öykülerinin bir kent manzarasına yerleştirildiği kalıptır. 15. yüzyıl Avrupa resim sanatında Kuzey Rönesansı’nın karakteristik ürünlerinden biri olan manzara betimleri bu kalıbın ortaya çıkışında etkili olur. Flaman resminde Brugge Okulu’nun temsilcilerinden Hans Memling, manzara ve mimarinin birlikte kullanıldığı dekorlu manzara geleneğini yetkin biçimde uyguladığı resimlerinde kimi zaman İncil öykülerini kent panoraması içine yerleştirme yolunu seçmiştir.</p>
<p>Sanatçı bu yaklaşımının ilk örneğini “İsa’nın Çilesi” adlı yapıtında (1470-71) verir.</p>
<p><strong>HANS MEMLİNG, İSA’NIN ÇİLESİ (1470-71)</strong></p>
<p>İsa’nın çile dönemini geçirdiği Kudüs kentini temsil eden mimari, sanatçının yaşadığı coğrafyadan izler taşısa da ‘imgelem ürünü’ bir tasarıdır. Duccio’nun yapıtındaki gibi burada da çile süreci sahnenin sol üst köşesinde konumlanan Kudüs’e Giriş’le başlar. Arka plandaki doğa manzarasından mimariye geçiş yapıldığında İsa’nın Kudüs’e girdiğinde gerçekleştirdiği ilk eylemin temsili olarak Tapınaktan Tacirlerin Kovuluşu sahnesini görürüz.</p>
<p>Memling’in yapıtında merkez olarak tanımlanabilecek alan, yargılamanın gerçekleştiği avlu ve onu çevreleyen mimari birimlerdir. Söz konusu alana meşale taşıyan bir askerin bulunduğu kapıdan girilir ve burada İsa’yı üç kez yadsıyacak olan havari Petrus’la karşılaşılır. Kalabalığın içinden birisi bakışlarını ona yöneltmiştir. Duvarın arkasından İsa’nın yazgısını izleyen Petrus’un bulunduğu yerin üstündeki pencerede horoz figürü dikkati çeker. İnsanoğlunun zayıflığını temsil eden Âdem ile Havva heykellerinin ortasında yer alan horoz, Petrus’un İsa’yı yadsıyışı ve pişmanlığının simgesidir.</p>
<p>Batı resminin farklı zaman, mekan ve üsluplarına bağlı iki sanatçının yapıtları üzerinden gerçekleştirilen bu ikonografik çözümleme, Duccio ve Memling’in betimleme anlayışlarının izleyiciye iki farklı <em>Passion</em> okuması önerisinde bulunduğunu gösterir. Bizans geleneğinin Batı’daki son temsilcilerinden Duccio, kronolojik dizge içinde birbirini izleyen ve aynı zamanda kesin çizgilerle birbirinden ayrılan sahneleriyle <em>Passion</em>’nu İncil’in sayfalarını çevirircesine okuturken; dönemin tiyatro geleneğinden beslenen Memling esin dolu yapıtında izleyiciyi (ya da inançlı kişiyi) Kudüs kenti panoramasında gezdirerek <em>Passion</em>’nun tanığı kılar.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/isanin-cilesi-la-passion/">“İsa’nın Çilesi” (La Passion)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/isanin-cilesi-la-passion/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2314</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yumurtadan İsa Çıktı! “Yumurtanın İkonografik Geçmişi”</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/yumurtadan-isa-cikti-yumurtanin-ikonografik-gecmisi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/yumurtadan-isa-cikti-yumurtanin-ikonografik-gecmisi/#comments</comments>
				<pubDate>Sat, 30 Jan 2016 07:30:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Umut Kardaşlar]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Halk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Akad mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Anglo-Sakson]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bereket]]></category>
		<category><![CDATA[diriliş]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyan ikonografisi]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyanlık]]></category>
		<category><![CDATA[ikonografi]]></category>
		<category><![CDATA[ikonografya]]></category>
		<category><![CDATA[İsa]]></category>
		<category><![CDATA[İsa Yortusu]]></category>
		<category><![CDATA[mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Paskalya]]></category>
		<category><![CDATA[Paskalya bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[sembol]]></category>
		<category><![CDATA[sembolizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sembolize]]></category>
		<category><![CDATA[sembolizm]]></category>
		<category><![CDATA[simge]]></category>
		<category><![CDATA[Yortu]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Zeus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2014</guid>
				<description><![CDATA[<p>Yumurta sembolü Hristiyanlık öncesinde de kullanılan bir semboldür. Doğanın yenilenmesi, güç, tüm yaradılışın tohumu, rahim, diriliş, bahar mevsimi ile ilişkilendirilen bir semboldür. Yumurta kolay kırılır, yeni hayatı içinde barındırır, genelde beyazdır ve bu özellikleri sembolik açıdan önemli olmasının nedenidir. Hristiyanlık öncesi inançlarda yumurta sonsuz yaşamın simgesi olarak görülürdü. Yunan mitolojisinde yumurta birçok hikayede geçmektedir. Zeus’un, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/yumurtadan-isa-cikti-yumurtanin-ikonografik-gecmisi/">Yumurtadan İsa Çıktı! “Yumurtanın İkonografik Geçmişi”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Yumurta sembolü Hristiyanlık öncesinde de kullanılan bir semboldür. Doğanın yenilenmesi, güç, tüm yaradılışın tohumu, rahim, diriliş, bahar mevsimi ile ilişkilendirilen bir semboldür. Yumurta kolay kırılır, yeni hayatı içinde barındırır, genelde beyazdır ve bu özellikleri sembolik açıdan önemli olmasının nedenidir. Hristiyanlık öncesi inançlarda yumurta sonsuz yaşamın simgesi olarak görülürdü.</p>
<p>Yunan mitolojisinde yumurta birçok hikayede geçmektedir. Zeus’un, Leda’dan olma ikiz çocukları Helene ve Kastor yumurtadan çıkmışlardır. Ayrıca yine Yunan mitolojisinde Feniks isimli efsanevi, kırmızı renkli, ateş kuşu öleceğini anladığında kuru dalları zamkla sıvar, kendisini bu zamkın içine yapıştırıp güneşin kendisini yakmasını bekler. Feniks yandığında küllerinden yeni bir yumurta oluşur. Bu yumurtanın içinden yeni bir feniks çıkar. Yani yumurta yunan mitolojisinde doğum, yeniden doğum gibi kavramları simgeler. Orfe öğretisinde ise tohum ve yumurta sembolizmi Damascius tarafından şöyle anlatılır &#8220;İlk önce Zaman vardı. Sonra parla ve ateşli olan madde Aether ve esneyen boşluk Kaos çıktı. Bunların içinde karanlık bir sisin etrafını kapladığı gümüşten kabuğu olan bir yumurta ortaya çıktı. Yumurta yarıldı ve üst kısmı gök oldu. Alt tarafı sularla kaplıydı. Suların üzerinde yeryüzü oluştu. Yumurtanın içinden Phanes çıktı. Phanes tüm yaşam tohumlaını içeriyordu. Altından kanatları vardı ve boğa başlıydı. Çocuklarından Zeus tüm canlıların ilk prensiplerini içeren Phanes’ i yuttu ve genç tanrı soylarının bulunduğu yepyeni bir dünya yarattı.&#8221;</p>
<p>Yumurta sembolü sadece Yunan ve hristiyan inançlarında görülen bir kavram ve sembol değildir. Onlardan başka uygarlıkların da bir takım anlamlar yüklediği bir semboldür. Örneğin Akad mitolojisinde bereket tanrıçası İştar’ın Fırat nehrine düşen büyük bir yumurtadan doğduğuna inanılır. Çin geleneğinde yumurta doğurganlığın simgesidir. Ayrıca Çinliler ilk insanın Tanrı tarafından denize bırakılmış bir yumurtadan çıktığına inanırlar. Afrika’da yaşayan Dogon yerlileri her şeyin yaratılmasından önce Amma’nın alem yumurtası mevcuttu. Yumurta sembolü her inanç, ülke, uygarlık, mezhep, din ve gelenekte mevcut olan ve genel olarak diriliş, yaratılış ve doğurganlıkla alakalıdır.</p>
<p>Yumurta sembolünün Hristiyanlığa nasıl girdiği ve İsa’nın dirilişiyle nasıl ilişkilendirildiği konusu kesin olmamakla birlikte akla mantıklı gelen düşünce paganizme inananların Hristiyanlığa inanmaya başlamalarıyla kendi inançlarını bu dine taşımış olabilecekleridir. Hristiyanlıkta Paskalya adı verilen baharın gelişinin ve İsa’nın dirilişinin kutlandığı bayramda insanlar birbirlerine renkli yumurtalar hediye ederler.</p>
<p>Paskalya kelimesinin kökeni kesin olarak belli değildir. Anglo-Sakson bahar tanrıçası Easter, Almanca karşılığı Ostern, Flemenkçe Pasen, İskandinav dillerinde Paske, Arapça ve Sami dillerinde Pesah kelimeleri paskalyayı tanımlamak için kullanılır.</p>
<p>Paskalya bayramı her yıl değişik tarihlere denk gelmektedir. Paskalya perhizle geçen 5 haftalık bir hazırlık dönemi ve kutsal haftayı kapsar. Mart ayının sonundan Nisan ayının sonuna kadar sürer. Doğu ve batı kiliseleri arasında farklılıklar gösterir. İsa’ nın dirildiği günün belirlenmesi konusu 8.yüzyıla kadar doğu ve batı kiliselerinin tartışma konusu oldu. 325 yılında toplanan İznik Konsili paskalyanın bahar ekinoksundan (21 Mart) sonraki ilk dolunayın ardından gelen Pazar günü kutlanmasına karar verildi.</p>
<p>Paskalya bayramı ise kiliselerde ayinler ve ağıtlarla ibadet edildikten sonra, insanların birbirlerine çikolatadan yapılmış paskalya tavşanı ve paskalya yumurtası vermesiyle devam eder. Çeşitli şekillerde boyanmış haşlanmış yumurtaları insanlar birbirlerine hediye ederler ve bahçelerde çocukların bulmaları için saklarlar. Paskalya çörekleri yapılır. Mumlar yakılır, dualar edilir. İnsanlar bir araya gelirler ve topluca dualar ederler. Çocuklar paskalya sepetlerini doldurmaya çalışırlar.</p>
<p>Hristiyan ikonografisinde yumurta İsa’nın dirilişini sembolize ettiği gibi bazen de bakireliği de temsil ettiği görülebilmektedir. Yumurtanın kabuğunun beyaz rengi saflığın ve mükemmelliğin simgesidir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/yumurtadan-isa-cikti-yumurtanin-ikonografik-gecmisi/">Yumurtadan İsa Çıktı! “Yumurtanın İkonografik Geçmişi”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/yumurtadan-isa-cikti-yumurtanin-ikonografik-gecmisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2014</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
