<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Hollywood &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/hollywood/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Dec 2018 23:18:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Anna Biller&#8217;in Viva&#8217;sı ve Hollywood&#8217;dan Öte Hollywood: 60&#8217;lı-70&#8217;li Yılların Ruhu Ve Çılgınlığı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/anna-billerin-vivasi-ve-hollywooddan-ote-hollywood-60li-70li-yillarin-ruhu-ve-cilginligi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/anna-billerin-vivasi-ve-hollywooddan-ote-hollywood-60li-70li-yillarin-ruhu-ve-cilginligi/#comments</comments>
				<pubDate>Wed, 08 Feb 2017 05:00:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nilhan Değirmenci]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sinemadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[İf İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[The Love Witch]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilçam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=7233</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kadınlar için kadın filmleri yapan, bir bağımsız sinema yönetmenlerinden biridir Anna Biller. Filmlerinde kullandığı aşırı çılgın renklerle; kötü ve abartılı oyunculuklara, klişe ve saçma isimlere ve garip peruklara sahip karakterlerin olduğu, feminizmin abartılı ve narsist tarafına mesaj göndermeli, Hollywood&#8217;un bilinenin ötesindeki garip ve saçma tarafına esprili, komik bakış açısıyla ilginç sinema tarzına sahip filmler yapmaktadır [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/anna-billerin-vivasi-ve-hollywooddan-ote-hollywood-60li-70li-yillarin-ruhu-ve-cilginligi/">Anna Biller&#8217;in Viva&#8217;sı ve Hollywood&#8217;dan Öte Hollywood: 60&#8217;lı-70&#8217;li Yılların Ruhu Ve Çılgınlığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar için kadın filmleri yapan, bir bağımsız sinema yönetmenlerinden biridir <strong>Anna Biller</strong>.<br />
Filmlerinde kullandığı aşırı çılgın renklerle; kötü ve abartılı oyunculuklara, klişe ve saçma isimlere ve garip peruklara sahip karakterlerin olduğu, feminizmin abartılı ve narsist tarafına mesaj göndermeli, <strong>Hollywood&#8217;</strong>un bilinenin ötesindeki garip ve saçma tarafına esprili, komik bakış açısıyla ilginç sinema tarzına sahip filmler yapmaktadır kendisi.<br />
Bir bakıma, <strong>Biller</strong>&#8216;ın yaptığı filmler bizlere <strong>Yeşilçam</strong>&#8216;ı içindeki absürdlüğü ile hatırlatabilir.</p>
<figure id="attachment_7255" aria-describedby="caption-attachment-7255" style="width: 389px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Three-Examples-of-Myself-as-Queen.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7255 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Three-Examples-of-Myself-as-Queen.jpg?resize=389%2C567" alt="Three Examples of Myself as Queen" width="389" height="567" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Three-Examples-of-Myself-as-Queen.jpg?w=389&amp;ssl=1 389w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Three-Examples-of-Myself-as-Queen.jpg?resize=206%2C300&amp;ssl=1 206w" sizes="(max-width: 389px) 100vw, 389px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7255" class="wp-caption-text">Three Examples of Myself as Queen</figcaption></figure>
<p><strong>UCLA &#8211; University of California</strong> mezunu olan <strong>Biller</strong>, kendi yazıp yönettiği filmlerinde genellikle ya başrolde ya da küçük rollerde oynamaktadır. İlk kısa filmi olan <strong>Three Examples of Myself as Queen</strong>&#8216;i <strong>1994</strong> yılında çekmiştir ve film eleştirmenler tarafından yüksek notlar almıştır. İlk uzun metrajlı filmi olan <strong>2001</strong> yapımı melodraması <strong>The Hypnotist</strong> ise, <strong>Hollywood</strong>vari dramsallığı ile işlediği konu ve biçimi sebebiyle en beğenilen filmi kabul edilmektedir.</p>
<figure id="attachment_7234" aria-describedby="caption-attachment-7234" style="width: 875px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Elaine-broom.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7234 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Elaine-broom.jpg?resize=640%2C437" alt="The Love Witch" width="640" height="437" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Elaine-broom.jpg?w=875&amp;ssl=1 875w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Elaine-broom.jpg?resize=300%2C205&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7234" class="wp-caption-text">The Love Witch</figcaption></figure>
<p>Son uzun metrajlı filmi olan <strong>The Love Witch </strong>&nbsp;de önümüzdeki <strong>İf İstanbul</strong>&#8216;da,</p>
<ul>
<li><strong>19 Şubat 2017 </strong>saat:<strong>00 </strong>matinesinde<strong> Cinemaximum Budak / CKM Büyük Salon</strong>&#8216;da</li>
<li><strong>24 Şubat 2017 </strong>saat:<strong>30</strong> matinesinde<strong> Cinemaximum Kanyon Salon 9</strong>&#8216;da</li>
<li><strong>26</strong> <strong>Şubat 2017 </strong>saat:<strong>00 </strong>matinesinde<strong> Cinemaximum Kanyon Salon 8</strong>&#8216;de gösterilecektir<em>.</em></li>
</ul>
<p><em>(ve tabii bende heyecanla beklemekteyim&#8230;)</em></p>
<p>Şimdi, üzerine konuşacağımız<strong> 2007 </strong>yapımı <strong>Viva</strong> filmine gelecek olursak eğer, <strong>1972</strong> yılında bir banliyöde yaşayan iki evli çiftin başından geçenler anlatmaktadır.</p>
<figure id="attachment_7253" aria-describedby="caption-attachment-7253" style="width: 1280px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Anna-Biller.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7253 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Anna-Biller.jpg?resize=640%2C360" alt="Anna Biller" width="640" height="360" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Anna-Biller.jpg?w=1280&amp;ssl=1 1280w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Anna-Biller.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/Anna-Biller.jpg?resize=1024%2C576&amp;ssl=1 1024w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7253" class="wp-caption-text">Anna Biller</figcaption></figure>
<p><strong>Barbi</strong>, işi sebebiyle sürekli şehir dışına çıkmak zorunda olan bir kocaya sahip sıradan bir kadındır. Kocasının yokluğunda kendini çok yalnız hissettiği için kocası ve kendisinin arkadaşları olan <strong>Mark</strong> ve <strong>Sheila</strong> ile zaman geçirmektedir. Kendisini taciz eden patronu, <strong>Barbi</strong>&#8216;nin evli olduğunu öğrenince onu işten atar. Kocasının, kendilerini çok rahat yaşatan bir işi sahip olduğunu söylemsine karşın &nbsp;<strong>Barbi</strong>, sırf kocasını daha sık görebilmek için iş aramaya başlar. Kendisi de başka tip bir heyecan arayan arkadaşı <strong>Sheila</strong> ile bir model ajansına kayıt olmaya karar verirler ve tam o sırada, gittikleri ajansın kapısının önünde tanıştıkları <strong>Mrs. James</strong> sayesinden hiç beklemedikleri bir işe sahip olurlar.<br />
Film, 60&#8217;larda başlayıp 70&#8217;lerin başına kadar devam eden sıradışı deneyimleri ve uç noktalardaki kültür anlayışını, insanların aşırılığa özenme ve beklenmedik tutkularına yenik düşüşlerini gözler önüne sermektedir.</p>
<figure id="attachment_7236" aria-describedby="caption-attachment-7236" style="width: 650px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/viva-film.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7236 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/viva-film.jpg?resize=640%2C271" alt="2007 yapımı Viva filmine gelecek olursak eğer, 1972 yılında bir banliyöde yaşayan iki evli çiftin başından geçenler anlatmaktadır." width="640" height="271" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/viva-film.jpg?w=650&amp;ssl=1 650w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/viva-film.jpg?resize=300%2C127&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7236" class="wp-caption-text">2007 yapımı Viva filmine gelecek olursak eğer, 1972 yılında bir banliyöde yaşayan iki evli çiftin başından geçenler anlatmaktadır.</figcaption></figure>
<p>Başrolünde <strong>Biller</strong>&#8216;ın oynadığı <strong>Viva</strong> ve tabi diğer bütün filmleri, yönetmenin hayran olup esinlendiği <strong>Jacques Demy</strong> ve<strong>&nbsp; Josef von Sternberg</strong>&#8216;in filmlerinden esintiler taşımaktadır.</p>
<p>Tabi&nbsp; <strong>Biller</strong>, pek belli olmadığını söylese bile aslında sinemadan anlayan gözlerin kolaylıkla fark edebileceği tanıdık harmanlanmış bir tarza sahiptir. <strong>&#8220;Jacques Demy&#8217;nin Fransız Yeni Dalgası&#8217;nda kendine özgü tarzı ve bakış açısını barındıran Hollywood ruhu, Josef von Sternberg&#8217;in filmlerinde bulunan resimsel zenginliği ve fotografik zanaatkarlığı.&#8221;</strong></p>
<p>Belki kız arkadaşınızla, belki sinematografi ve sergileme dersiniz için güzel bir araştırma ödevi için ya da belki de güzel bir vakit geçirmek adına keyifle izleyebileceğiniz bir film.</p>
<p>Herkese bu eğlenceli filmi tavsiye eder ve iyi seyirler dilerim…</p>
<figure id="attachment_7254" aria-describedby="caption-attachment-7254" style="width: 314px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/The-Hypnotist.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-7254 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/The-Hypnotist.jpg?resize=314%2C570" alt="The Hypnotist" width="314" height="570" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/The-Hypnotist.jpg?w=314&amp;ssl=1 314w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2017/02/The-Hypnotist.jpg?resize=165%2C300&amp;ssl=1 165w" sizes="(max-width: 314px) 100vw, 314px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-7254" class="wp-caption-text">The Hypnotist</figcaption></figure>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/anna-billerin-vivasi-ve-hollywooddan-ote-hollywood-60li-70li-yillarin-ruhu-ve-cilginligi/">Anna Biller&#8217;in Viva&#8217;sı ve Hollywood&#8217;dan Öte Hollywood: 60&#8217;lı-70&#8217;li Yılların Ruhu Ve Çılgınlığı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/anna-billerin-vivasi-ve-hollywooddan-ote-hollywood-60li-70li-yillarin-ruhu-ve-cilginligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7233</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Łódź Film Okulu, Uluslararası En İyi 15 Film Okulu Listesinde</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/lodz-film-okulu-uluslararasi-en-iyi-15-film-okulu-listesinde/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/lodz-film-okulu-uluslararasi-en-iyi-15-film-okulu-listesinde/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 11 Oct 2016 05:00:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Said Murat]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinemadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Andrzej Wajda]]></category>
		<category><![CDATA[film okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[Jerzy Skolimowski]]></category>
		<category><![CDATA[Krzysztof Kieślowski]]></category>
		<category><![CDATA[Krzysztof Zanussi]]></category>
		<category><![CDATA[Polonya sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Polański]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5401</guid>
				<description><![CDATA[<p>The Hollywood Reporter’un 2016 raporuna göre Łódź’taki Polonya Ulusal Film, Televizyon ve Tiyatro Okulu her sene olduğu gibi dünyadaki en iyi 15 Film okulu arasında bulunuyor. İlk sırada Australian Film Television and Radio School, ikinci sırada ise Beijing Film Academy yer alıyor. Łódź Film Okulu 1948 yılında kurulan Łódź Film Okulu, Polonya sineması için büyük [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/lodz-film-okulu-uluslararasi-en-iyi-15-film-okulu-listesinde/">Łódź Film Okulu, Uluslararası En İyi 15 Film Okulu Listesinde</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>The Hollywood Reporter</strong>’un 2016 raporuna göre Łódź’taki Polonya Ulusal Film, Televizyon ve Tiyatro Okulu her sene olduğu gibi dünyadaki en iyi 15 Film okulu arasında bulunuyor. İlk sırada <strong>Australian Film Television and Radio School</strong>, ikinci sırada ise <strong>Beijing Film Academy</strong> yer alıyor.</p>
<figure id="attachment_5402" aria-describedby="caption-attachment-5402" style="width: 791px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/lodz-film-1.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5402 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/lodz-film-1.jpg?resize=640%2C248" alt="Łódź Film Okulu" width="640" height="248" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/lodz-film-1.jpg?w=791&amp;ssl=1 791w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/lodz-film-1.jpg?resize=300%2C116&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5402" class="wp-caption-text">Łódź Film Okulu</figcaption></figure>
<h2>Łódź Film Okulu</h2>
<p>1948 yılında kurulan <strong>Łódź Film Okulu</strong>, Polonya sineması için büyük bir öneme sahip. Okulun mezunları arasında Roman Polański, Andrzej Wajda, Jerzy Skolimowski, Krzysztof Zanussi ve Krzysztof Kieślowski gibi Polonya sinemasının dünyaca ünlü isimleri yer alıyor.</p>
<h2>Hollywood’da Polonyalı Sinemacılar</h2>
<p>Hollywood’da birçok ödüllü filmde illa ki Polonyalıların parmağı vardır. Bazen oyun olarak, bazen senarist olarak, katkıda bulunmuşlardır. Bu Polonyalıların bir çoğu ise <strong>Łódź Film Okulu </strong>mezunu…</p>
<p>1948’de kurulan okul, adeta dünyaya oyuncu ihraç ediyor. Sanat Duvarı okuyucuları olarak tabi ki okul hakkında merak ettiğiniz daha nice bilgi vardır. Film School Lodz yazarak daha detaylı aramalar yapabilirsiniz. Oyuncu değil de televizyon programları yapacak kariyerde biri olmak istiyorsanız, bu üniversite yine yardımcı oluyor size.</p>
<figure id="attachment_5403" aria-describedby="caption-attachment-5403" style="width: 837px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/lodz-film-2.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5403 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/lodz-film-2.jpg?resize=640%2C248" alt="1948 yılında kurulan Łódź Film Okulu, Polonya sineması için büyük bir öneme sahip." width="640" height="248" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/lodz-film-2.jpg?w=837&amp;ssl=1 837w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/10/lodz-film-2.jpg?resize=300%2C116&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5403" class="wp-caption-text">1948 yılında kurulan Łódź Film Okulu, Polonya sineması için büyük bir öneme sahip.</figcaption></figure>
<h3>Listeye bakıldığında Uluslararası En iyi 15 Film Okulu’nun sıralaması:</h3>
<ul>
<li>Australian Film Television and Radio School (Sdney)</li>
<li>Beijing Film Academy (Beijing)</li>
<li>Centro de Capacitacion Cinematografica (Mexico City)</li>
<li>Centro Sperimentale di Cinematografia (Roma)</li>
<li>Famu (Prag)</li>
<li>The Filmacademy (Viyana)</li>
<li>Film Academy Baden-Wurttemberg (Ludwigsburg, Almanya)</li>
<li>Gerasimov Institute of Cinematography (Moskova)</li>
<li>La Femis (Paris)</li>
<li>Łódź Film School (Łódź, Polonya)</li>
<li>National Film and Television School (Beaconsfield, İngiltere)</li>
<li>National University of Theater and Film I.L. Caragiale (Bükreş, Romanya)</li>
<li>The Steve Tisch School of Film and Television (Tel Aviv University, Israil)</li>
<li>Universidad del Cine (Buenos Aires, Arjantin)</li>
<li>Wits School of Arts (Johannesburg, Güney Afrika</li>
</ul>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/lodz-film-okulu-uluslararasi-en-iyi-15-film-okulu-listesinde/">Łódź Film Okulu, Uluslararası En İyi 15 Film Okulu Listesinde</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/lodz-film-okulu-uluslararasi-en-iyi-15-film-okulu-listesinde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5401</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kadınların Sinemadaki Tarihi (Feminist Film)</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kadinlarin-sinemadaki-tarihi-feminist-film/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kadinlarin-sinemadaki-tarihi-feminist-film/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 21 Sep 2016 05:00:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Burçak Aydoğan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Andy Warhol]]></category>
		<category><![CDATA[Avant – Garde Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Chantal Akerman]]></category>
		<category><![CDATA[feminist]]></category>
		<category><![CDATA[feminist film]]></category>
		<category><![CDATA[feminizm]]></category>
		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[Jane Campion]]></category>
		<category><![CDATA[Kültürel Feminizm]]></category>
		<category><![CDATA[Lois Weber]]></category>
		<category><![CDATA[Sally Potter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5150</guid>
				<description><![CDATA[<p>Feminist Film* İlk Yıllar Sinema endüstrisinin 19. Yüzyıl sonunda başlayan tarihinin ilk günlerinden bu yana kadınlar devamlılık, makyaj ya da yapım asistanlığı gibi teknik olmayan alanlarda çalışması bir gelenekse de, genel olarak film-yapım sürecinin dışında tutuldular. Ancak son dönemde yapılan araştırmalar, kadının sinemadaki rolünün bir zamanlar düşünüldüğü kadar edilgin olmadığını, kimi kadınların doğrudan ya da [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kadinlarin-sinemadaki-tarihi-feminist-film/">Kadınların Sinemadaki Tarihi (Feminist Film)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<h2>Feminist Film*</h2>
<h3>İlk Yıllar</h3>
<p>Sinema endüstrisinin 19. Yüzyıl sonunda başlayan tarihinin ilk günlerinden bu yana kadınlar devamlılık, makyaj ya da yapım asistanlığı gibi teknik olmayan alanlarda çalışması bir gelenekse de, genel olarak film-yapım sürecinin dışında tutuldular. Ancak son dönemde yapılan araştırmalar, kadının sinemadaki rolünün bir zamanlar düşünüldüğü kadar edilgin olmadığını, kimi kadınların doğrudan ya da dolaylı olarak yönetmenler, yapımcılar, kurgucular ve senaristler kadar etkin olduklarını öne sürer gibidir.</p>
<p>Kaydedilmiş <strong>ilk kadın sinemacılar</strong> yalnızca Fransa ve Birleşik Amerika&#8217;daydı. İlk tanınmış Hollywood sinema oyuncuları Mary Pickford ve Lilian Gish&#8217;tir ve her ikisi de film yönetmiştir, ama imajlarını zedelememek için bunun bilinmesini istememişlerdir.</p>
<figure id="attachment_5154" aria-describedby="caption-attachment-5154" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Quai-du-Commerce.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5154 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Quai-du-Commerce-300x183.jpg?resize=300%2C183" alt="1975, Chantal Akerman - Jeanne Dielman, 23, Quai du Commerce, 1080 Bruxelles." width="300" height="183" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Quai-du-Commerce.jpg?resize=300%2C183&amp;ssl=1 300w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Quai-du-Commerce.jpg?w=550&amp;ssl=1 550w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5154" class="wp-caption-text">1975, Chantal Akerman &#8211; Jeanne Dielman, 23, Quai du Commerce, 1080 Bruxelles.</figcaption></figure>
<p>1900&#8217;lerin başında geniş bir izleyici topluluğunun yeni aygıtın (sinema) cazibesine kapılması sonucu büyük kârlar sağlayan Amerikan sinema endüstrisi müthiş bir büyüme yaşadı. Yeni endüstri acımasız ve rekabetçiyse de, Avrupa&#8217;daki sinema endüstrilerinden daha kabullenici ve değişime açıktı ve kadınların aleyhine daha az ayrım yapılıyordu. 1930 öncesinde Birleşik Amerika&#8217;da en azından 26 kadın yönetmenin olduğu saptanmıştır, ama yönetmen, oyuncu ve senarist olan ve üstlendikleri işler filmlerin jeneriğine geçmeyen daha pek çok kadın vardı.</p>
<p>Kürtaj ve <a href="https://idilsuaydin.av.tr/aile-hukuku-bosanma-davalari">boşanma</a> gibi toplumsal sorunlarla ilgili çok sayıda filmde senaristliği, yapımcılığı ve oyunculuğu da üstlenen ilk ve belki de en ünlü kadın sinemacı <strong>Lois Weber</strong>&#8216;di. Weber, 75&#8217;in üzerinde film yönetmiştir.</p>
<p>İngiltere&#8217;de ise film yönettiği bilinen ilk kadın <strong>Dinah Shurey</strong>&#8216;di, ki onun hakkında da <em>Carry On</em> (1927) ve <em>Last Port</em> (1929) adlı iki filmi yönetmesinden başka bir bilgi yoktur.</p>
<figure id="attachment_5155" aria-describedby="caption-attachment-5155" style="width: 547px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Suspense.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5155 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Suspense.jpg?resize=547%2C432" alt="1913, Lois Weber ve Phillips Smalley –Suspense" width="547" height="432" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Suspense.jpg?w=547&amp;ssl=1 547w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Suspense.jpg?resize=300%2C237&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 547px) 100vw, 547px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5155" class="wp-caption-text">1913, Lois Weber ve Phillips Smalley –Suspense</figcaption></figure>
<p>Büyük 1. Dünya Savaşı&#8217;na kadar hiçbir kadın ‘yönetmen’ sıfatına sahip olamadı, ancak bazı kadınlar film-yapım sürecinde önemli roller oynadı: Alfred Hitchcock ile evli olan <strong>Alma Reville</strong>, <em>39 Basamak (39 Steps, 1935)</em> ve <em>Bir Kadın Kayboldu (The Lady Vanishes, 1938)</em> filmlerinde Hitchcock&#8217;a asistanlık yaptı. <em>Şüphe (Suspicion, 1941)</em> ve <em>Bir Şüphenin Gölgesi (Shadow of a Doubt, 1943)</em> filmlerinin ise senaryolarının yazımına yardım etti. <strong>Mary Field</strong>, 1928&#8217;den itibaren belgesel sinema alanında çalıştı ve 1944&#8217;den 1950&#8217;ye kadar J. Arthur Rank&#8217;ın çocuklara yönelik eğlendirici yapımlarının sorumlusu oldu. <strong>Joy Batchelor</strong> 1935&#8217;den itibaren animasyon (canlandırma) alanında çalıştı ve ilk uzun metraj İngiliz animasyon filmi olan Hayvan Çiftliği&#8217;nin <em>(Animal Farm, 1954)</em> ortak yönetmenliğini üstlendi. Batchelor 1970&#8217;lere kadar animasyon yapmaya devam etti.</p>
<h3>Alternatif, bağımsız ve avant-garde sinemanın etkisi</h3>
<p>Avant-garde sinema egemen sinemanın geleneklerini ve normal kurallarını kırdığından yeni bir feminist dil üretmek için ideal bir araçtı; bu sinemanın politik/anarşist temeli hem kurmaca hem de belgesel biçim içinde, gerçekçiliğin geleneksel kullanımına alternatif bir biçim kazandırdı.</p>
<p>İngiliz sinemasının bir ölçüde sosyalizmden etkilenen bir belgesel geleneği vardır ve <strong>feminist sinema</strong>, başlangıçta belgeseli kadınların yaşamı hakkındaki &#8216;gerçeği&#8217; sunmanın bir yolu olarak gördü. Birleşik Amerika&#8217;da avant-garde sinemacılar, aralarında <strong>Andy Warhol</strong>&#8216;un <em>Lonesome Cowboy</em>&#8216;u (1968) ve <strong>Kenneth Anger</strong>&#8216;ın <em>Scorpio Rising</em>&#8216;i (1965) gibi cinsiyet rollerine dair geleneksel tektiplere meydan okuyan çok ünlü <u>&#8216;gay&#8217; filmleri</u>nin de bulunduğu birçok yenilikçi ve tartışma yaratan filmler yaptılar. Avrupa&#8217;da da en ünlü temsilcilerinin <em>Jean-Luc Godard</em> ve <em>François Truffaut</em>&#8216;nun olduğu birkaç yönetmen tarafından, avant-garde sinema hareketi başlatıldı.</p>
<figure id="attachment_5152" aria-describedby="caption-attachment-5152" style="width: 225px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Lonesome-Cowboys.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5152 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Lonesome-Cowboys.jpg?resize=225%2C308" alt="1968, Andy Warhol – Lonesome Cowboys" width="225" height="308" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Lonesome-Cowboys.jpg?w=225&amp;ssl=1 225w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Lonesome-Cowboys.jpg?resize=219%2C300&amp;ssl=1 219w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5152" class="wp-caption-text">1968, Andy Warhol – Lonesome Cowboys</figcaption></figure>
<h3>İlk dönem feminist sinema kuramı</h3>
<p>Gerek kadınların sinema hareketi, gerekse feminist bir sinema kuramı ve pratiği için anahtar yıl 1972&#8217;ydi. Ağustos ayında ilk kez kadınlar Edinburg Film Festivali&#8217;yle çakışan bir biçimde olay çıkardılar ve başarılı oldular. 1973&#8217;ün başında Claire Johnston, National Film Teatre&#8217;da kadın filmlerinin gösterimini örgütledi.&nbsp;Feminist film yapımının ardındaki amacın ve politik mücadelenin ideolojik özelliği, feminist bir sinema kuramının gelişimini sağladı. İlk dönemde feminist sinema kuramı özellikle cinsellik ve sunumu ile bunun erkek-egemen bir toplumda erkek iktidarının egemenliğiyle ilişkilerini, ana ilgi odağı olarak benimsedi. Çoğunlukla akademi kökenli olan kadınlar bu eğilimi destekledi, ancak asıl ön planda olanlar belki de feminist sinema kuramının öncüleri Laura Mulvey ile Claire Johnston&#8217;dı. Her ikisi de film ve medya araştırmaları üzerinde büyük etkide bulunmuş ve bu bölüm içinde tartışılacak olan makaleler yazmışlardır.</p>
<h3></h3>
<figure id="attachment_5153" aria-describedby="caption-attachment-5153" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Orlando.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5153 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/Orlando.jpg?resize=200%2C300" alt="1993, Sally Potter – Orlando" width="200" height="300" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5153" class="wp-caption-text">1993, Sally Potter – Orlando</figcaption></figure>
<h3>Egemen sinema endüstrisindeki kadınlar</h3>
<p>Sinema endüstrisindeki önemli konumlarda çalışan kadınların sayısı hala çok azsa da, 1980&#8217;lerin sonunda giderek artan sayıda kadın, bir sinema okulunda eğitim aldıktan ya da çok sayıdaki film workshop&#8217;larında deneyim kazandıktan sonra bu alanlara girmeye başlamıştı.</p>
<p>1990&#8217;larda daha fazla sayıda kadın, önceleri erkeklerin-egemen olduğu yönetmenlik, kamera, ses ve ışık gibi alanlarda çalışmaya başlamıştı.</p>
<p>Yönetmenlik alanında kadın sinemacılar günümüzde çoğunlukla bağımsız ve workshop sektöründen gelerek egemen sinemayı yıkmaya başlıyorlar. Sally Potter avant-garde The Gold Diggers&#8217;dan, Virginia Woolf&#8217;un bir romanından uyarlama olan <em>Orlando</em>&#8216;ya yöneldi.</p>
<figure id="attachment_5156" aria-describedby="caption-attachment-5156" style="width: 250px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/The-Piano.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5156 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/The-Piano.jpg?resize=250%2C370" alt="1993, Jane Campion – The Piano" width="250" height="370" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/The-Piano.jpg?w=250&amp;ssl=1 250w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/09/The-Piano.jpg?resize=203%2C300&amp;ssl=1 203w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5156" class="wp-caption-text">1993, Jane Campion – The Piano</figcaption></figure>
<p>Sinema endüstrisinde çalışan kadınlara yönelik tavrın değişmesinin, sinemada kadınların daha olumlu sunumlarına yol açıp açmayacağı sorgulamaya açık bir konudur. Feminizm filmlere bakış açısını değiştirdi ve artık medyada cinsiyetin nasıl sunulduğunun büyük ölçüde farkına varıldı, ama birçok filmde, özellikle de tür filmlerinde hala kadın erotik nesne, ya da edilgin ve kapasitesiz kişi olarak gösterilmektedir (<strong>Clint Eastwood</strong>&#8216;un <em>Affedilmeyenler &#8211; Unforgiven</em>, 1992, buna tipik örnektir). <em>Thelma ve Louise</em> (1992, yönetmeni Ridley Scott, ama senaryosunu bir kadın <strong>Callie Khouri</strong> yazdı), oldukça sinik bir çözümleme bu filmde kadınların tamamen geleneksel olarak tanımlandığını ve &#8216;bakış&#8217;ın nesneleri olarak sunduğunu ortaya çıkardıysa da, feminizme göz kırpan bir filmdir. Egemen sinemada daha fazla kadın çalıştıkça, hem görsel hem de tematik olarak kadınların sunumunda da farklılaşmaların olacağı büyük bir olasılıktır. Örneğin <strong>Sally Potter</strong>&#8216;ın <em>Orlando (1993)</em> ve <strong>Jane Campion</strong>&#8216;ın <em>Piano</em>&#8216;su (1993) gibi filmler oldukça başarılı olan, ama konusunu egemen sinema tarzında işlediği düşünülen filmlerdir. Bu filmler aynı zamanda Hollywood normuna alternatif bir dünya görüşü sunan, zarif görüntülere sahip ve kesinlikle duyarlı filmlerdir.</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[*]</a> Bu yazı, editörlüğünü Jill Nelmes&#8217;in yaptığı An Introduction to Film Studies (London: Routledge, 1996) adlı kitaptan yararlanarak yazılmıştır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kadinlarin-sinemadaki-tarihi-feminist-film/">Kadınların Sinemadaki Tarihi (Feminist Film)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kadinlarin-sinemadaki-tarihi-feminist-film/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5150</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İkinci Dünya Savaşı Amerikan Sineması&#8217;na Bakış</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ikinci-dunya-savasi-amerikan-sinemasina-bakis/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ikinci-dunya-savasi-amerikan-sinemasina-bakis/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 22 Mar 2016 14:51:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nihan Vardar]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Sineması]]></category>
		<category><![CDATA[Citizen Kane]]></category>
		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[Howard Howks]]></category>
		<category><![CDATA[John Ford]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Film]]></category>
		<category><![CDATA[Orson Welles]]></category>
		<category><![CDATA[William Wyler]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaş Kane]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2797</guid>
				<description><![CDATA[<p>1920li yıllarda radyonun yaygınlaşmaya başladığı dönemde, sinema yeni filizlenmeye başlamıştır. Radyolarda, gazetelerde sinemaya dair olumsuz eleştiriler baş göstermiştir ve bu dönemde sinema radyoya rakip olarak görülmüştür. ABD&#8217;de sinema New York&#8217;da başlamıştır. Büyük bankalar, borsa v.b. New York&#8217;da olduğu için sinema parayla ilişkilendirilmektedir. Patentlerin alındığı yer, mahkemelerin kurulduğu yer ve en önemlisi ilk film şirketlerinin kurulduğu [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ikinci-dunya-savasi-amerikan-sinemasina-bakis/">İkinci Dünya Savaşı Amerikan Sineması&#8217;na Bakış</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p class="Standard">1920li yıllarda radyonun yaygınlaşmaya başladığı dönemde, sinema yeni filizlenmeye başlamıştır. Radyolarda, gazetelerde sinemaya dair olumsuz eleştiriler baş göstermiştir ve bu dönemde sinema radyoya rakip olarak görülmüştür.</p>
<p class="Standard">ABD&#8217;de sinema New York&#8217;da başlamıştır. Büyük bankalar, borsa v.b. New York&#8217;da olduğu için sinema parayla ilişkilendirilmektedir. Patentlerin alındığı yer, mahkemelerin kurulduğu yer ve en önemlisi ilk film şirketlerinin kurulduğu yerdir.</p>
<p class="Standard">Savaşla birlikte sinema ile ilgili sorun ortadan kalkmış ve seyirci sayısı artmıştır. 1940&#8217;lara doğru gelindiğinde içinde silahlı kuvvetlerle ilgili parçalar olan filmler ortaya çıkar. Savaş bakanlığı kurulur ve ilk iş olarak sinema faaliyetleri bürosu açılır. Eş zamanlı olarak Hollywood da savaş bakanlığına eşdeğer bir oluşum yaratır. Hollywood içinde sendikalar oluşur ve askeri içerikli sınırlı film birlikleri gelişir.</p>
<p class="Standard">Hükümet belli endüstrileri gerekli ilan eder ve sinemayı da bunların içine dahil eder. Tüm Film fiyatları sabitlenir. Sinemayla ilgili sorun oluşturan tek şey personel eksikliği olur bu da insanların askere gitmiş olmasıyla ilgili görülür.</p>
<p class="Standard">Savaş filmleri için faaliyetler barosu ve komitesi destek verir. Bu da maliyetler açısından rahatlık yaratmaktadır.</p>
<p class="Standard">Bilet ücretlerinden savaşa katkı payı alınır. Bu durum Hollywood için tehlikeli olabilir diye düşünülür ama öyle olmaz aksine insanlar katkı olsun diye düşünür ve bilet satışlarında düşüş yaşanmaz.</p>
<p class="Standard">Bu dönemde durumun sinema ve diğer sektörler açısından verimli olabilmesi için insanların parasının olması gerekmektedir. Gönüllüler ve işsiz olanlar askere gitmekte, endüstri alanlarında boşalan yerleri de yine işsizler doldurmaktadır. Dolayısıyla işsizlik neredeyse ortadan kalkar&#8230;</p>
<p class="Standard">Ücretli, işsiz olmayan, sosyal yaşantısı olan dolayısıyla sinemaya da gidebilen bir kitle oluşur. Sinema savaş ortamında psikolojik açıdan bir kaçış olarak nitelendirilir. Bunların yanında her filmden önce cepheden verilen gerçek görüntüler de merak uyandırmaktadır. Sırf bunun için filmlere gidenler olur. Savaş dönemi olduğu için belli tasarruflar gerekmekte mesela elektrik tasarrufu gibi. Bu durum filmlerin kısalmasına neden olur. Daha az film gösterilir. Hollywood da bazı filmlerinin sürelerini kısaltır..</p>
<p class="Standard">Amerika yaşam tarzını korumak için savaşmaktadır. Antidemokratlar kim, savaşanlar kim, zafer nasıl kazanılabilirin üzerinde durulur. Üretim ön plana çıkarılır, daha çok çalışılması için teşvik edilir. Tarım için askere giden erkeklerin yerine kadınlar ve yaşlılar çalıştırılmaktadır.</p>
<p class="Standard">Sinemalarda gösterilen filmlerde sivil savunmaya dair içerikler ele alınır ve olası casuslara karşı nasıl davranılmalı diye tartışılır. Seyirciye neler olup bittiğine dair bilgilendirebilecek bir politika çizilmektedir. Ve savaşın son zamanları dahil olmak üzere filmlerde &#8216;savaş iyidir&#8217; düşüncesi empoze edilmeye çalışılmaz. Ancak &#8216;zorunluyuz savaşacağız&#8217; düşüncesi belirtilir.</p>
<p class="Standard">John Ford ve Howard Howks, Çıkarmadan sonra belgeseller çekerler ve içlerine aşk hikayeleri eklerler. William Wyler ise bu dönemde derinlik ve mizansen üzerinde durmaktadır.</p>
<p class="Standard">Star sisteminin yıkılmasında özellikle Amerika&#8217;nın düzenlediği moral gecelerinde starların diğer insanlar gibi (starlıktan sıyrılıp) onların arasına karışması ve halkın bunu farketmesi önemlidir.</p>
<p class="Standard">1941&#8217;de Orson Welles&#8217;in Yurttaş Kane (Citizen Kane)&#8217;i çekilirken 46larda savaştan dönenlerle ilgili filmler yapılmış. Ayrıca bu dönemde Amerikalılar&#8217;ın Kara Filmler olarak nitelendirdikleri suçla ve suçlulukla ilgili filmler çekilmiştir…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ikinci-dunya-savasi-amerikan-sinemasina-bakis/">İkinci Dünya Savaşı Amerikan Sineması&#8217;na Bakış</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ikinci-dunya-savasi-amerikan-sinemasina-bakis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2797</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ne Mi Oldu? İyi – Kötü Birbirine Karıştı</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/ne-mi-oldu-iyi-kotu-birbirine-karisti/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/ne-mi-oldu-iyi-kotu-birbirine-karisti/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 14 Mar 2016 07:15:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Figen Güntürk]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Film Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Jane'e Ne Oldu?]]></category>
		<category><![CDATA[Bette Davis]]></category>
		<category><![CDATA[Grande Dame Guignol]]></category>
		<category><![CDATA[Henry Farrell]]></category>
		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[Joan Crawford]]></category>
		<category><![CDATA[Lukas Heller]]></category>
		<category><![CDATA[Oscar]]></category>
		<category><![CDATA[Oscar Ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik film]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik gerilim film]]></category>
		<category><![CDATA[What Ever Happened to Baby Jane?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2642</guid>
				<description><![CDATA[<p>1962&#160;ABD&#160;yapımı psikolojik gerilim filmidir. Özgün adı&#160;What Ever Happened to Baby Jane?&#160;olan film çevrildikten dört yıl sonra Türkiye&#8217;de sinemalarda gösterilmiş, 1987&#8217;de ise TRT-2 televizyonunda özgün adının tam çevirisiyle, yani Bebek Jane&#8217;e Ne Oldu?&#160;adıyla da yayına verilmiştir. Amerikalı romancı ve senarist&#160;Henry Farrell&#8216;ın 1960 tarihli aynı adlı&#160;gotik&#160;korku romanından uyarlanan bu siyah-beyaz filmin yönetmeni ve yapımcısı Amerikan yaşam tarzının [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ne-mi-oldu-iyi-kotu-birbirine-karisti/">Ne Mi Oldu? İyi – Kötü Birbirine Karıştı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>1962&nbsp;ABD&nbsp;yapımı psikolojik gerilim filmidir. Özgün adı&nbsp;<strong><em>What Ever Happened to Baby Jane?</em></strong>&nbsp;olan film çevrildikten dört yıl sonra Türkiye&#8217;de sinemalarda gösterilmiş, 1987&#8217;de ise TRT-2 televizyonunda özgün adının tam çevirisiyle, yani <strong><em>Bebek Jane&#8217;e Ne Oldu?</em></strong>&nbsp;adıyla da yayına verilmiştir.</p>
<p>Amerikalı romancı ve senarist&nbsp;<em>Henry Farrell</em>&#8216;ın 1960 tarihli aynı adlı&nbsp;gotik&nbsp;korku romanından uyarlanan bu siyah-beyaz filmin yönetmeni ve yapımcısı Amerikan yaşam tarzının aksayan yönlerini en sert biçimde eleştiren &nbsp;sinemacılardan biri olan&nbsp;Robert Aldrich&#8217;tir. Senaryosunu&nbsp;<em>Lukas Heller</em>&#8216;ın yazdığı filmde, kariyerlerinde olgunluk yıllarına gelmiş olan&nbsp;<strong>Bette Davis</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Joan Crawford</strong> oynamışlardır. Eskimeye yüz tutmuş demode bir&nbsp;Hollywood&nbsp;malikânesinde toplumdan uzak yaşayan, bir zamanların ünlü sinema oyuncuları olan iki yaşlı kız kardeşin öyküsünün anlatıldığı filmde, eskinin çocuk yıldızı&nbsp;<em>Bebek Jane&#8217;</em>in (Bette Davis), tekerlekli sandalyeye mahkûm kız kardeşi Blanche&#8217;a (Joan Crawford) uyguladığı sistematik işkence ve psikolojik terör ürkütücü bir gerçekçilikle perdeye aktarılır.</p>
<figure id="attachment_2644" aria-describedby="caption-attachment-2644" style="width: 200px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Bebek-Jane.jpg" rel="attachment wp-att-2644"><img class=" td-modal-image wp-image-2644 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Bebek-Jane-200x300.jpg?resize=200%2C300" alt="What Ever Happened to Baby Jane? &quot;bebek Jane'e Ne Oldu?&quot;" width="200" height="300" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2644" class="wp-caption-text">What Ever Happened to Baby Jane? &#8220;bebek Jane&#8217;e Ne Oldu?&#8221;</figcaption></figure>
<p>Kısa sürede belli bir hayran kitlesi toplayarak bir &#8220;kült film&#8221;haline gelen &#8220;Küçük Bebeğe Ne Oldu?&#8221;nun bir başka özelliği de &#8220;psikolojik gerilim&#8221; türünün &#8220;<em>Grande Dame Guignol</em>&#8221;&nbsp;adı verilen bir alt türünü oluşturan ilk film olmasıdır.</p>
<p>Filmin kostüm tasarımcısı Norma Koch&#8217;tu. Filmde Bette Davis&#8217;in canlandırdığı&nbsp;<em>Baby Jane Hudson</em>&nbsp;karakteri,&nbsp;Amerikan Film Enstitüsünün&nbsp;2003&#8217;te yayımladığı&nbsp;AFI&#8217;nın 100 Yılı 100 Kahraman ve Kötü Adam&nbsp;listesinde&nbsp;<em>kötü karakter</em>&nbsp;olarak 44. sırada yer almıştır.</p>
<p>Filmin özgün müziğini ABD&#8217;li besteci&nbsp;Frank DeVol&nbsp;bestelemiştir. Filmde Bette Davis&#8217;in Debbie Burton&#8217;la birlikte seslendirdikleri tema şarkısı filmle aynı yıl &#8220;MGM Records&#8221; tarafından 45&#8217;lik vinil plak olarak da basılmıştı (K13107). Ön yüzünde filmle aynı adı taşıyan şarkı &#8220;What Ever Happened To Baby Jane?&#8221;, arka yüzünde ise &#8220;I&#8217;ve Written A Letter To Daddy&#8221; adlı şarkının yer aldığı plâkta onlara &#8220;Bobby Helfer ve Orkestrası&#8221; eşlik ediyordu. Koruma zarfında filmin tanıtım broşüründen alınmış bir fotoğrafın yer aldığı 45&#8217;lik plâğın üzerinde satılmak için değil sadece&nbsp;disk jokeylerin&nbsp;kullanımı için üretildiği ibaresi yer almaktadır.</p>
<p>2 saatten uzun olmasına rağmen temposunu asla düşürmemesi ve gerilimi her an yüksek tutmasından dolayı göz kırpmadan izlenecek bir filmdir.</p>
<p>Filmi sanatından daha çok ilginç kılan başrol oyuncularının gerçekte birbirlerinden nefret ediyor oluşudur. Yönetmenin filmin başrol oyuncularını seçerken bu ayrıntıyı yakalamış olması</p>
<p>Filmdeki iki kardeşin şiddet sahnelerine yansımıştır. Sahneleri çekerken birbirlerinin canını yakmaktan hiç çekinmemişlerdir. Birbirleri hakkında yaptıkları ve söyledikleri de ilginçtir.</p>
<ul>
<li>Prodüksiyon sırasında Bette Davis sette mutlaka bir Coca Cola makinesi olmasını şart koşmuştur. İçeceğinden değil Joan Crawford&#8217;un kocası Pepsi&#8217;nin yönetim kurulunda olduğundan.</li>
<li>Filmin bir sahnesinde rol gereği Bette Davis Joan Crawford&#8217;un kafasını tekmeler. Bette metod oyunculuğunu konuşturur, Crawford&#8217;un kafasına 6 dikiş atılır.</li>
<li>Yine rol gereği Bette&#8217;nin Joan&#8217;ı taşıması gerekmektedir. Joan elbisesinin ceplerine o kadar çok taş doldurur ki Bette belini sakatlar.</li>
<li>Bette Davis&#8217;in Joan Crawford ile ilgili yorumları da unutulmaz. Yıllar sonra kendisine Joan Crawford&#8217;un ölüm haberi geldiğindeyse &#8220;Asla bir ölünün arkasından kötü konuşmam. Joan Crawford öldü, iyi&#8221; demekle yetinmiştir.</li>
</ul>
<figure id="attachment_2643" aria-describedby="caption-attachment-2643" style="width: 250px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Baby-Jane.jpg" rel="attachment wp-att-2643"><img class=" td-modal-image wp-image-2643 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Baby-Jane-250x300.jpg?resize=250%2C300" alt="Kısa sürede belli bir hayran kitlesi toplayarak bir &quot;kült film&quot;haline gelen &quot;Küçük Bebeğe Ne Oldu?&quot;nun bir başka özelliği de &quot;psikolojik gerilim&quot; türünün &quot;Grande Dame Guignol&quot; adı verilen bir alt türünü oluşturan ilk film olmasıdır." width="250" height="300" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Baby-Jane.jpg?resize=250%2C300&amp;ssl=1 250w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/Baby-Jane.jpg?w=300&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2643" class="wp-caption-text">Kısa sürede belli bir hayran kitlesi toplayarak bir &#8220;kült film&#8221;haline gelen &#8220;Küçük Bebeğe Ne Oldu?&#8221;nun bir başka özelliği de &#8220;psikolojik gerilim&#8221; türünün &#8220;Grande Dame Guignol&#8221; adı verilen bir alt türünü oluşturan ilk film olmasıdır.</figcaption></figure>
<p>Aslında tüm bu olaylara set ekibi dışında kimse şahit olmamıştır. Ancak <em>Oscar</em> gecesi yaşananlar, herkesin huzurunda gerçekleşmiştir. Bette Davis “<em>En İyi Kadın Oyuncu</em>” dalında adayken, Crawford aday olamamıştır. Ancak yine de Oscar’ı Davis değil, o almıştır. Diğer adaylardan Anne Bancroft törene gelemeyip kazanan da o olunca Crawford onun yerine sahneye çıkmıştır. Hatta üçüncü Oscar’ını alarak tarihe geçmeyi heyecanla bekleyen Bette Davis’e dönüp “Affedersin, almam gereken bir Oscar var” diyerek sahneye çıkması ve Bancroft’un adına Oscar’ı kabul etmesi unutulacak gibi değildir. Bu olaydan sonra ise Bette Davis, Oscarı almaması için Crawford’un asistanına akademi üyelerini aratarak, kendi aleyhine bir kampanya yaptığını açıklamıştır. Özellikle Crawford’un Oscar’larda yaptıkları, filmden sonra düşmanlıklarıyla ilgili en fazla konuşan tarafın Bette Davis olmasına neden olmuştur.</p>
<p><strong>Adaylıkları</strong></p>
<ul>
<li>En İyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü- Bette Davis</li>
<li>En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Akademi Ödülü- Victor Buono</li>
<li>En İyi Sinematografi Akademi Ödülü, (siyah-beyaz dalında) &#8211; Ernest Haller</li>
<li>En İyi Ses Miksajı Akademi Ödülü- Joseph D. Kelly</li>
<li>BAFTA En İyi Kadın Oyuncu Ödülü- Bette Davis</li>
<li>BAFTA En İyi Kadın Oyuncu Ödülü- Joan Crawford</li>
<li>En İyi Kadın Oyuncu Altın Küre Ödülü &#8211; Drama (Sinema)- Bette Davis</li>
<li>En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Altın Küre Ödülü &#8211; Sinema- Victor Buono</li>
<li>Cannes Film Festivali1963,&nbsp;Altın Palmiye&nbsp;&#8211; Robert Aldrich</li>
<li>ABD Yönetmenler Derneği, &#8220;Sinemada Seçkin Yönetmenlik Başarısı Ödülü&#8221; &#8211; Robert Aldrich</li>
</ul>
<p><strong>Kazandıkları</strong></p>
<ul>
<li>En İyi Kostüm Tasarımı Akademi Ödülü, (siyah-beyaz dalında) &#8211; Norma Koch</li>
<li>Laurel Ödülü&#8221;Altın Defne&#8221; &#8211; Yılın çıkış yapan filmi.</li>
<li>Laurel Ödülü (3. lük) &#8220;Altın Defne&#8221; &#8211; Bette Davis (en iyi kadın oyuncu)</li>
</ul>
<p>Filmin sonunda özellikle Blache &#8216;ın yaptığı itiraf tüyleri diken diken eder. Sinema tarihinin ters köşe yaptıran sahnelerindendir ve unutulmayan sahneler arasına girmektedir.İyi ile kötü birbirine karışır. Nitekim konu her insanın karanlık bir tarafının bulunduğuna bağlanır.</p>
<p>Hayat denilen karmaşık yolculukta akıl ve bilme yetisiyle yol bulmaya çalışan insanlar duygularının ve hissedebildiklerinin karanlık! İyi ve kötü yüzünü sanatla aydınlatır.</p>
<p>Aydınlanan hayatlarla ve sanatla yol bulmak umudu ile…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/ne-mi-oldu-iyi-kotu-birbirine-karisti/">Ne Mi Oldu? İyi – Kötü Birbirine Karıştı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/ne-mi-oldu-iyi-kotu-birbirine-karisti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2642</post-id>	</item>
		<item>
		<title>2016 Altın Küre Ödülleri Kazananları Belli Oldu</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/2016-altin-kure-odulleri-kazananlari-belli-oldu/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/2016-altin-kure-odulleri-kazananlari-belli-oldu/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 11 Jan 2016 20:27:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Sinemadan Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[2016 Altın Küre Ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[73. Altın Küre]]></category>
		<category><![CDATA[73. Altın Küre Ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aaron Sorkin]]></category>
		<category><![CDATA[Alejandro González Iñárritu]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Küre]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Küre kazananları]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Küre Ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Küre Ödülleri 2016]]></category>
		<category><![CDATA[Brie Larson]]></category>
		<category><![CDATA[diriliş]]></category>
		<category><![CDATA[Diriliş filmi]]></category>
		<category><![CDATA[drama]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi film]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[Ennio Morricone]]></category>
		<category><![CDATA[Golden Globe]]></category>
		<category><![CDATA[Hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[Hollywood Yabancı Basın Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Jennifer Lawrence]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı halı]]></category>
		<category><![CDATA[komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Leonardo DiCaprio]]></category>
		<category><![CDATA[Marslı]]></category>
		<category><![CDATA[Marslı filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Matt Damon]]></category>
		<category><![CDATA[müzikal]]></category>
		<category><![CDATA[ödül gecesi]]></category>
		<category><![CDATA[ödül töreni]]></category>
		<category><![CDATA[Oscar]]></category>
		<category><![CDATA[Oscar Ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ricky Gervais]]></category>
		<category><![CDATA[Ridley Scott]]></category>
		<category><![CDATA[Saul’un Oğlu]]></category>
		<category><![CDATA[The Martian]]></category>
		<category><![CDATA[The Revenant]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1686</guid>
				<description><![CDATA[<p>2016 yılı itibariyle&#160;73. kez düzenlenen ve &#8220;Oscar provası&#8221; olarak değerlendirilen Altın Küre Ödülleri, ABD&#8217;de Beverly Hilton Otel&#8217;de düzenlenen törenle sahiplerini buldu.&#160;Oscar Ödülleri&#8216;nden sonra Hollywood&#8217;un en prestijli ödülleri sayılan Altın Küreler, görkemli bir törenle&#160;kazananlarıyla buluştu. Altın Küre &#8220;Golden Globe&#8221; Ödülleri&#8217;ni kazananlar Oscar Ödülleri&#8216;nde büyük avantaj ettiği herkes tarafından bilinen bir durumdur. Bu yüzden ünlü filmler ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/2016-altin-kure-odulleri-kazananlari-belli-oldu/">2016 Altın Küre Ödülleri Kazananları Belli Oldu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>2016 yılı itibariyle&nbsp;73. kez düzenlenen ve &#8220;Oscar provası&#8221; olarak değerlendirilen Altın Küre Ödülleri, ABD&#8217;de Beverly Hilton Otel&#8217;de düzenlenen törenle sahiplerini buldu.&nbsp;<a href="http://www.sanatduvari.com/88-oscar-adaylari-aciklandi-turk-filmi-mustang-yabanci-dilde-en-iyi-film-dalinda-oscara-aday">Oscar Ödülleri</a>&#8216;nden sonra Hollywood&#8217;un en prestijli ödülleri sayılan Altın Küreler, görkemli bir törenle&nbsp;kazananlarıyla buluştu.</p>
<p>Altın Küre &#8220;Golden Globe&#8221; Ödülleri&#8217;ni kazananlar <a href="http://www.sanatduvari.com/gecmisten-gunumuze-oscar-heykelciginin-toreninin-hikayesi">Oscar Ödülleri</a>&#8216;nde büyük avantaj ettiği herkes tarafından bilinen bir durumdur. Bu yüzden ünlü filmler ve oyuncular tarafından Altın Küre&#8217;ye büyük önem verilir.</p>
<figure id="attachment_1687" aria-describedby="caption-attachment-1687" style="width: 710px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/73-altin-kure.jpg" rel="attachment wp-att-1687"><img class=" td-modal-image wp-image-1687 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/73-altin-kure.jpg?resize=640%2C325" alt="73. Altın Küre Ödülleri sahiplerini buldu." width="640" height="325" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/73-altin-kure.jpg?w=710&amp;ssl=1 710w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/73-altin-kure.jpg?resize=300%2C152&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/73-altin-kure.jpg?resize=474%2C240&amp;ssl=1 474w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1687" class="wp-caption-text">73. Altın Küre Ödülleri sahiplerini buldu.</figcaption></figure>
<p>Hollywood Yabancı Basın Birliği tarafından düzenlenen geleneksel Altın Küre ödüllerinin bu seneki galibi <strong>Alejandro González Iñárritu</strong> imzalı <strong>Diriliş (The Revenant)</strong> oldu. Diriliş, Drama dalında En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödüllerini kazanırken, <strong>Leonardo DiCaprio</strong>’ya da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandırdı. Komedi dalında En İyi Film ödülünü kazanan <strong>Ridley Scott</strong> imzalı <strong>Marslı (The Martian)</strong> da bu kategoride <strong>Matt Damon</strong>’a En İyi Erkek Oyuncu ödülünü getirdi.</p>
<p>Sivri dilli İngiliz komedyen Ricky Gervais&#8217;in gecenin sunuculuğunu üstlendiği ödül törenine bu yıl nihayet Oscar Ödülü&#8217;nü de kazanacağı tahmin edilen ünlü oyuncu Leonardo DiCaprio damga vurdu.</p>
<figure id="attachment_1688" aria-describedby="caption-attachment-1688" style="width: 620px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dirilis-filmi.jpeg" rel="attachment wp-att-1688"><img class=" td-modal-image wp-image-1688 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dirilis-filmi.jpeg?resize=620%2C332" alt="Diriliş filmi Altın Küre Ödülleri'ne damgasını vurdu." width="620" height="332" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dirilis-filmi.jpeg?w=620&amp;ssl=1 620w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/dirilis-filmi.jpeg?resize=300%2C161&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1688" class="wp-caption-text">Diriliş filmi Altın Küre Ödülleri&#8217;ne damgasını vurdu.</figcaption></figure>
<p>14 dalda sinema, 11 dalda televizyon olmak üzere toplamda 25 farklı kategoride ödül dağıtılan 73. Altın Küre&#8217;de kazananların tam listesi aşağıdaki gibi şekillendi:</p>
<p><strong>FİLM KATEGORİSİ</strong></p>
<p><strong>Drama dalında:</strong></p>
<p>En İyi Yönetmen: Alejandro González Iñárritu (Diriliş)</p>
<p>En İyi Erkek Oyuncu: Leonardo DiCaprio (Diriliş)</p>
<p>En İyi Kadın Oyuncu: Brie Larson (Gizli Dünya / Room)</p>
<figure id="attachment_1689" aria-describedby="caption-attachment-1689" style="width: 660px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/martian-film.jpg" rel="attachment wp-att-1689"><img class=" td-modal-image wp-image-1689 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/martian-film.jpg?resize=640%2C360" alt="The Martian &quot;Marslı&quot; iddialı bir yapım olarak 2016 yılına damga vuracağa benziyor." width="640" height="360" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/martian-film.jpg?w=660&amp;ssl=1 660w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/martian-film.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1689" class="wp-caption-text">The Martian &#8220;Marslı&#8221; iddialı bir yapım olarak 2016 yılına damga vuracağa benziyor.</figcaption></figure>
<p><strong>Komedi &#8211; Müzikal dalında:</strong></p>
<p>En İyi Film: Marslı / The Martian (Yön. Ridley Scott)</p>
<p>En İyi Erkek Oyuncu: Matt Damon (Marslı)</p>
<p>En İyi Kadın Oyuncu: Jennifer Lawrence (Joy)</p>
<p><strong>Genel Ödüller:</strong></p>
<p>En İyi Film: Diriliş / The Revenant (Yön. Alejandro González Iñárritu)</p>
<p>En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Sylvester Stallone (Creed)</p>
<p>En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Kate Winslet (Steve Jobs)</p>
<p>En İyi Senaryo: Steve Jobs (Aaron Sorkin)</p>
<p>En İyi Özgün Senaryo: Ennio Morricone (The Hateful Eight)</p>
<p>En İyi Özgün Şarkı: Writing’s on the Wall (Spectre)</p>
<p>Yabancı Dilde En İyi Film: Saul’un Oğlu / Saul Fia</p>
<p>En İyi Animasyon: Ters Yüz / Inside Out</p>
<p><strong>TV KATEGORİSİ</strong></p>
<p><strong>Drama dalında:</strong></p>
<p>En İyi Dizi: Mr. Robot</p>
<p>En İyi Erkek Oyuncu: Jon Hamm (Mad Men)</p>
<p>En İyi Kadın Oyuncu: Taraji P. Henson (Empire)</p>
<p><strong>Komedi dalında:</strong></p>
<p>En İyi Dizi: Mozart in the Jungle</p>
<p>En İyi Erkek Oyuncu: Gael Garcia Bernal (Mozart in the Jungle)</p>
<p>En İyi Kadın Oyuncu: Rachel Bloom (Crazy Ex-Girlfriend)</p>
<p><strong>Mini Dizi / TV Filmi:</strong></p>
<p>En İyi Mini Dizi: Wolf Hall</p>
<p>En İyi Erkek Oyuncu: Oscar Isaac (Show Me a Hero)</p>
<p>En İyi Kadın Oyuncu: Lady Gaga (American Horror Story: Hotel)</p>
<p>En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Christian Slater (Mr. Robot)</p>
<p>En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Maura Tierney (The Affair)</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/2016-altin-kure-odulleri-kazananlari-belli-oldu/">2016 Altın Küre Ödülleri Kazananları Belli Oldu</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/2016-altin-kure-odulleri-kazananlari-belli-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1686</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
