<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>fantastik &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/fantastik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2017 07:50:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Fantastik Filmlerin İnsanlar İçin Önemi ve İzlenebilecek En İyi Fantastik Filmler</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/fantastik-filmlerin-insanlar-icin-onemi-ve-izlenebilecek-en-iyi-fantastik-filmler/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/fantastik-filmlerin-insanlar-icin-onemi-ve-izlenebilecek-en-iyi-fantastik-filmler/#comments</comments>
				<pubDate>Mon, 07 Nov 2016 05:00:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Aycan Arıcan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[bilim kurgu ve fantazya]]></category>
		<category><![CDATA[Edward Scissorhands (Makas Eller)]]></category>
		<category><![CDATA[fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[fantastik bilim - kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[fantastik kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[fantazya]]></category>
		<category><![CDATA[Harry Potter]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman Yolcusunun Karısı]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanda Aşk (About Time)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5835</guid>
				<description><![CDATA[<p>Fantastik dedik mi genellikle, “Gerçekte var olmayan, hayal ürünü ve gerçekte yaşanması pek mümkün olmayan olayları konu edinen sanat eserleridir”. gibi tanımları yapılır. Büyü, sihir, ölümsüzlük, geçmiş e ve geleceğe yolculuk ve buna benzer konulu üzerine yapılan filmler ve diziler fantastik yapımlara örnektir. Öyleyse “Neden fantastik yapımlar ilgi çeker? Fantastik yapımlar insan üzerinde nasıl etki [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/fantastik-filmlerin-insanlar-icin-onemi-ve-izlenebilecek-en-iyi-fantastik-filmler/">Fantastik Filmlerin İnsanlar İçin Önemi ve İzlenebilecek En İyi Fantastik Filmler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fantastik</strong> dedik mi genellikle, “Gerçekte var olmayan, hayal ürünü ve gerçekte yaşanması pek mümkün olmayan olayları konu edinen sanat eserleridir”. gibi tanımları yapılır. Büyü, sihir, ölümsüzlük, geçmiş e ve geleceğe yolculuk ve buna benzer konulu üzerine yapılan filmler ve diziler fantastik yapımlara örnektir. Öyleyse “Neden fantastik yapımlar ilgi çeker? Fantastik yapımlar insan üzerinde nasıl etki oluşturur? Fantastik yapımlar sadece çocuklara yönelik midir? Fantastik yapımları izlemek sadece hayallerde yaşamaktan mı ibarettir yoksa bu hayalleri gerçekleştirmenin yolları var mıdır?” sorularının yanıtlarını arayalım&#8230;</p>
<h2>Fantastik Filmler</h2>
<p><strong>Fantastik filmler</strong>in ilgi çekmesinin en bilindik nedeni, doğa üstü güçler, başka dünyaları görebilme, ışınlanma, ölümden sonraki yaşam ya da ölümsüzlük, ruhlar ve periler alemini ilgi çekici ve hoş görünen görsel efektlerle verilmesi olarak tanımlanabilir. Ayrıca, birçok filminde zamanda yolculuk konu temaslı olması fantastik filmlerin izlenmesindeki önemli etkilerden biridir. Çünkü gerçek hayatta geçmişe dönüp şimdi pişman olduğumuz şeyleri yapmama gibi bir şansımız olmuyor ya da bazı durumlarda, “Geçmişte şöyle yapsaydım da, şimdi daha iyi yerlerde olurdum.” gibi cümleler kurarken buluyoruz kendimizi. Bu tarz filmleri izleyerek, gerçekte de fantastik güçlerimiz imkanlarımız olmasını istiyoruz bir yerde. Keşke ışınlanabilsem, keşke sihirli gücüm olsa da bir şıklatmakla çok paraya sahip olsam dediğimiz oluyor. Bundan başka, eğer bir yakınımız öldüyse bu fantastik öğeler sayesinde onların ruhunu, ya da ölümden sonraki yaşamını görebileceğimizi, başka dünyalarla iletiş im kurabileceğimizi umuyoruz. Dahası <strong>fantastik filmler</strong>i izlediğimizde normal, gündelik yaşamın durağan halinden biraz olsun sıyrılıp bambaşka renkli dünyalara da yolculuk etmiş oluyoruz. Aslında hem ilgi çekme de, hem de üzerimizde yarattığı etkilerde birazda filmlerde kullanılan görsel efektlerin ne kadar yaratıcı ve can alıcı olmasıyla da ilgisi es geçilmemelidir. Bu örneklemlerden yola çıktığımızda, hem fantastik yapımların ilgi çekmesinin nedeninden tutup, insanlar üzerinde oluşturduğu etkileri de anlamış olduk&#8230;</p>
<figure id="attachment_5839" aria-describedby="caption-attachment-5839" style="width: 776px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/harry-potter-filmi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5839 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/harry-potter-filmi.jpg?resize=640%2C360" alt="Bir fantastik film olan Harry Potterʼın her filminde, yeni yeni öğeler, efektler eklenmiştir." width="640" height="360" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/harry-potter-filmi.jpg?w=776&amp;ssl=1 776w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/harry-potter-filmi.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5839" class="wp-caption-text">Bir fantastik film olan Harry Potterʼın her filminde, yeni yeni öğeler, efektler eklenmiştir.</figcaption></figure>
<h2>Çocuklar ve Büyükler İçin Fantastik Filmler</h2>
<p>Bazı insanlar, fantastik filmlerin sihir, büyü ve doğaüstü güçlerle sınırlı olup sadece çocuklara yönelik olduğunu düşünürler. Hatta saçma ve komik bulanlar bile olabilir aralarında. Geçmişte ve günümüzde televizyonlarda yayınlanmış sihir içeren komedi yapımları böyle düşünenlerin temel nedeni olarak başta geliyor. Bu tür yapımları da genellikle çocuklar izlemeyi tercih ediyor. Ancak, fantastik çalışmalar sadece televizyonda yayınlanan ve çocuklara hitap eden dizilerden ibaret değildir. Bizim toplumumuz daha çok bu yapımları çocuklara yönelik düşünerek daha hafif ve komedi tarzda yapıp izleyiciye sunmayı tercih ediyor ve daha çok çocuk oyuncularla çalışıyor. Fakat <strong>fantastik</strong> dediğimiz hayal ürünü eserler bilim kurgu ve dramla karıştığı zaman o kadar da çocuklara yönelik ve komik olmadığını görüyoruz. Örneğin, Harry Potter serisi başta çocuklara yönelik gibi gözükmesine rağmen, kitaplarını okuyup filmlerini izlediğinizde aslında anlaşılması güç fantastik öğeler barındırdığını ve anlamak için belki, birkaç defa daha izlemek gerektiğini görebilirsiniz.</p>
<figure id="attachment_5840" aria-describedby="caption-attachment-5840" style="width: 208px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/makas-eller.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5840 size-medium" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/makas-eller-208x300.jpg?resize=208%2C300" alt="Edward Scissorhands (Makas Eller)" width="208" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/makas-eller.jpg?resize=208%2C300&amp;ssl=1 208w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/makas-eller.jpg?w=441&amp;ssl=1 441w" sizes="(max-width: 208px) 100vw, 208px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5840" class="wp-caption-text">Edward Scissorhands (Makas Eller)</figcaption></figure>
<p><strong>Harry Potter</strong>ʼın her filminde, yeni yeni öğeler, efektler eklenmiştir. Dolayısıyla konu ve kurguda fantastik efektlerle birbirine kemikten bağlıdır. Her bir filmi an az 2 buçuk saat sürmektedir ve izleyenin daha rahat anlayabilmesi için öncesinde kitabının okunması herkes tarafından önerilmektedir. Harry Potter serisi, ülkemize geldiği günden beri “sihir ve büyü kitabı” kelimelerini barındırdığından öncelikle çocukların ilgisini çekmeyi başardı. Fakat sonradan bu sayı çocuklardan gençlere, hatta yetişkinlere kadar yükseldi. Bundan başka, “The Notebook” filmiyle tanıdığımız Rachel Mcdamsʼın başrolünde oynadığı, <strong>Zaman Yolcusunun Karısı</strong> ve <strong>Zamanda Aşk (About Time)</strong> filmleri fantastik öğelerle dramı ve bilim kurguyu karıştırmış üzerine düşünülmesi ve kafa yorulması gereken, yüklüce emek harcanmış filmler arasında yerini almaktadır. Sonrasında Johnny Deppʼin başrolünde oynadığı, 1990 yapımı <strong>Edward Scissorhands (Makas Eller) </strong>filmi eski bir film olmasına rağmen, o dönemin şartlarında gayet iyi makyaj ve görsel efektlerle derlenmiş ve de izleyici üzerinde oldukça duygusal etkiler bırakan filmler arasında yerini bulmaktadır. Daha benzer pek çok film örneği verilebilir ve buradan da anlıyoruz ki, her fantastik öğe çocuklara yönelik değil ya da basit geçilebilecek türden değil&#8230;</p>
<figure id="attachment_5837" aria-describedby="caption-attachment-5837" style="width: 577px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fantastikfilmler.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5837 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fantastikfilmler.jpg?resize=577%2C371" alt="Zaman Yolcusunun Karısı" width="577" height="371" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fantastikfilmler.jpg?w=577&amp;ssl=1 577w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/fantastikfilmler.jpg?resize=300%2C193&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 577px) 100vw, 577px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5837" class="wp-caption-text">Zaman Yolcusunun Karısı</figcaption></figure>
<h2>Fantazilerimiz ve Fantastik Filmler</h2>
<p>Fantastik yapımları izlemek hayallerde yaşamak değildir aslında. Çünkü bu tür filmler dikkatli izlediğinizde hayallerinizi gerçekleştirme ya da yaptıklarınız ve yapmadıklarınız için pişman olma konusunda, size ders verir kimi zaman. Başka bir deyişle, hayatımızla ilgili karar alırken, insanlarla ilişki kurarken ya da biriyle tartışırken, hatta kavga ederken bile hayatımızın akışında değişiklikler yapabiliyoruz günlük yaşantımızda. Kimi <strong>fantastik filmler</strong>de, geçmişe dönüp bu hatalarımızı telafi etme, ya da hatalarımız ve davranışlarımız sonucu başımıza gelenleri görme imkanı buluyor ve bunları yaşamamak için şimdiki ana dönüp o hataları hiç yapmıyoruz. Buna benzer kimi filmlerde de bir hata sonucu beden değiştirme işleniyor. Birbirini sevmeyen iki kişinin ruhu birbirlerinin bedenlerinde buluyor kendini. İzlerken, gülüyoruz, eğleniyoruz ama unutulan bir şey var ki, bu filmler bize karşımızdaki kişiyle empati kurmayı ve onu anlamayı öğretiyor. Aslında ilişkilerimiz ve hayatımızın akışı konusunda yön veriyorlar bize bir yerde. Bazı filmlerde de, öbür dünyayla iletişim kurabilen figürlere şahit oluyoruz… Bu bize çok hayal ürünü, belki de saçma geliyor. Kendimize göre öyle belki, ama öbür dünyayı kimse bilmediği için, herkes kendi kafasında bir şey kurguluyor ve hayal ediyor. <em>Fantastik filmler</em>, sadece bu hayalleri görsel efektlerle görünür ve somut bir hale getiriyor. Belki de, gerçekten kaybettiğimiz sevdiklerimizle konuştuğumuzda ya da onlar için üzüldüğümüzde bizi görüyorlar ve o filmlerdeki gibi bize cevap veriyorlar&#8230; Filmlerden farkı da, sadece biz somut olarak algılamıyoruz. Sonuçta çoğumuz küçüklüğümüzden beri buna inandık. Aslında hayal desek de, gerçekliğine inandığımız şeyin somutlaştırılarak gözlerimizin önüne serildiğine şahit oluruz. Bazı filmlerin sonunda ise izlediğimiz o fantastik öğelerle, tamamen filmin başrolündeki ana karakterin kendine istediği hayalindeki gibi bir dünya kurduğunu görürüz. Aslında birçok şeyin gerçek olmadığının o ana karakterde farkındadır… Hayal kurmuştur sadece… Geçmişe gitmiştir. Geçmiş teki figürlerle iletişim kurmuştur. Kendini mutlu etmiştir. Kişinin hayaliyle fantastik öğeler öylesine güzel kurgulanıp harmanlanmıştır ki, filmin nasıl bittiğini anlamazsınız bile. Bunu gerçek yaşamda çoğu zaman bizde yaparız. Rönesans döneminde hissederiz ve sürekli o döneme ait kitaplar okurken, filmler izlerken, birden Leonardo Da Vinci ile konuşurken buluruz kendimiz. Biz de aslında bir çeşit fantazi kurarak gerçek hayatın monoton halinden biraz olsun sıyrılma imkanına sahip oluruz&#8230;</p>
<figure id="attachment_5836" aria-describedby="caption-attachment-5836" style="width: 1229px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/en-iyi-fantastik-filmler.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-5836 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/en-iyi-fantastik-filmler.jpg?resize=640%2C226" alt="İzlenebilecek En İyi Fantastik Filmler" width="640" height="226" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/en-iyi-fantastik-filmler.jpg?w=1229&amp;ssl=1 1229w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/en-iyi-fantastik-filmler.jpg?resize=300%2C106&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/11/en-iyi-fantastik-filmler.jpg?resize=1024%2C362&amp;ssl=1 1024w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-5836" class="wp-caption-text">İzlenebilecek En İyi Fantastik Filmler</figcaption></figure>
<h2>İzlenebilecek En İyi Fantastik Filmler</h2>
<p>Son olarak;</p>
<ul>
<li>The Lovely Bones (Cennetimden Bakarken),</li>
<li>Age of Adaline (Adelineʼin Yaşı),</li>
<li>The Odd Life Of Timothy Green (Timothy Greenʼin Sıradışı Yaşamı),</li>
<li>The Secret Life of Walter Mitty (Walter Mittyʼnin Gizli Yaşamı),</li>
<li>Groundhog Day (Bugün Aslında Dündü)</li>
</ul>
<p>izlemenizi önereceğim en güzel 5 fantastik film arasında geliyor&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/fantastik-filmlerin-insanlar-icin-onemi-ve-izlenebilecek-en-iyi-fantastik-filmler/">Fantastik Filmlerin İnsanlar İçin Önemi ve İzlenebilecek En İyi Fantastik Filmler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/fantastik-filmlerin-insanlar-icin-onemi-ve-izlenebilecek-en-iyi-fantastik-filmler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5835</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kaplumbağa Kabuğu Çalan Adam</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/kaplumbaga-kabugu-calan-adam/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/kaplumbaga-kabugu-calan-adam/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 04 Oct 2016 13:12:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nalan Önat]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[fantastik öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=5340</guid>
				<description><![CDATA[<p>Kaplumbağa kabuğu çalan adam; her gün aynı sokakta, hep aynı saatlerde birbirinden çok farklı ritimlerle vuruyordu bağdaş kurduğu bacaklarının üzerindeki itina ile parlaklığını koruduğu kaplumbağa evine. Müziğinin dinleyicileri de her geçen gün azalmak bilmiyordu. Yaptığı iş kadar, sorulan soruları cevapsız bırakmasıyla da ünlenmişti. Buna rağmen, nazik davranışlarıyla çevresindekilerin sempatisini kazanmıştı. Beş yıl önce geri dönmemek [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kaplumbaga-kabugu-calan-adam/">Kaplumbağa Kabuğu Çalan Adam</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Kaplumbağa kabuğu çalan adam; her gün aynı sokakta, hep aynı saatlerde birbirinden çok farklı ritimlerle vuruyordu bağdaş kurduğu bacaklarının üzerindeki itina ile parlaklığını koruduğu kaplumbağa evine. Müziğinin dinleyicileri de her geçen gün azalmak bilmiyordu. Yaptığı iş kadar, sorulan soruları cevapsız bırakmasıyla da ünlenmişti. Buna rağmen, nazik davranışlarıyla çevresindekilerin sempatisini kazanmıştı.</p>
<p>Beş yıl önce geri dönmemek üzere çıktığı uzun bir yürüyüşte, kendini insanlardan uzak bir tepede, rüzgarın pürüzsüzleştirdiği iri bir kayanın üzerinde oturur bulmuştu. Yorgunluğu, yavaşça bedenini ele geçirip huzursuz bir uykunun kıyısına fırlattı. Göz kapaklarının altında gözleri çırpınırken, çok büyük ve çok yaşlı bir kaplumbağa, ayak başparmağına hafifçe dokunarak kısa süreli uykusundan onu uyandırmıştı. Bir an için göz göze gelmişler, heybetli yaratık yavaşça gözlerini kapatmış ve bir daha hiç açmamıştı.</p>
<p>Ne yapacağını bilemediği için çıktığı bu yürüyüş, onu bu olayla daha da açmaza sürüklemişti. Sabit bir şekilde oturup gözlerini kaplumbağaya dikti. Bu yemyeşil yaratık görüşünü tamamen kaplayana kadar baktı saatlerce. Sonra bir an, hayvanın kabuğunun ne kadar güzel olduğunu düşündü. Elleri istem dışı hareket etmeye başlamış, kabuğun içinde yaşayanın hayatını yansıtan pütürlerinde parmak uçlarını gezdiriyordu. Bunca yıl yaşamış olmak böyle bir şeydi işte, pütürlü. Kaplumbağanın artık ona ihtiyacı kalmadığından adam kabuğu kendi için aldı. İçini temizleyip dış yüzeyini elinden geldiğince etrafta bulduğu taş ve yapraklarla parlattı. Sonra parlaklığına bakarak daha da güzel olduğunu düşündü.</p>
<p>Uzun zamandır hissetmediği bir neşe hissediyordu. Yıllardır ilk kez gülümsedi. Etrafına bakındı ve gökyüzünün mavi olduğunu neredeyse unutmuş olduğunu keşfetti. Kuşlar onun için yeniden cıvıldıyor, rüzgar ilk kez yüzüne dokunuyor gibiydi. Farkında olmadan parmak uçlarıyla kabuğu hafif hafif tıpırdatmaya başladı. Kuşların ötüşüne göre ritm tutuyor, yaprakların hışırtısıyla ritmi harmanlıyordu.</p>
<p>Zaman geçtikçe yaptığı şeyi sevmeye, sevdikçe tıpırtılar müziğe dönüşmeye başladı. İçinde bir yerlerde çok derinlere gömülmüş yaşama sevinci filizlendi usulca, kendini belli etmeden. Kaplumbağa kabuğunu  sırtına bağlayıp yürümeye devam etti. Kabuk, tıpkı bir kaplumbağa gibi sırtında yük yapmıyor, kendi vücudunun parçasıymışçasına adamla birlikte yol alıyordu.</p>
<p>Yönünü kente çevirmemişti ama yine de buradaydı. İnsanları yeniden görmeyi beklemiyordu. Bu yüzden aralarına girince ne yapacağını şaşırdı. Eli ayağına dolandı ve yürüyemeyecek duruma geldi. Kalabalık caddenin gölge bir köşesine çökerek kabuğunu kucağına aldı. Oturduğu gölgelik dut ağacına ait olduğu için arada bir üzerine meyvelerini bırakıyordu. Kaplumbağa kabuğunu çalan adam, müziğe kendini kaptırmış, arada bir üzerine dökülen dutları yemek dışında ara vermeden hava kararana kadar müzik yapmaya devam etti.</p>
<p>Nihayet kafasını kaldırdığında, etrafını saran kalabalık onu alkışlamaya başladı. Herkesi büyülediğinden ve müziğinin yaşama sevinci dağıtan gücünden habersiz adam, yine ne yapacağını bilemeyerek ona ışıldayan gözlerle bakan kalabalığa yarım yamalak gülümsedi.</p>
<p>O günden itibaren o civarda yaşamaya ve her gün, ister yağmur yağsın ister kar, aralıksız her gün sabahtan akşama kadar kabuğunu çalmayı sürdürdü. O günden beri geçen beş yıl içinde kimseyle pek konuşmadan yalnız kabuğunu çalan adamın müziği her yıl daha da güzelleşerek, kendinden habersiz ününü dünyaya yaydı.</p>
<p>Şimdi, dünyanın merkezi sayılan ve bağımsızlığın ismiyle anılan caddeye giderseniz; bir köşede, yarım bıraktığı gülümsemesiyle parmaklarını tıpırdatan yolcuyu dinleyebilirsiniz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/kaplumbaga-kabugu-calan-adam/">Kaplumbağa Kabuğu Çalan Adam</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/kaplumbaga-kabugu-calan-adam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5340</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Huzursuz Balıkçılar</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/huzursuz-balikcilar/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/huzursuz-balikcilar/#comments</comments>
				<pubDate>Thu, 04 Aug 2016 05:00:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nalan Önat]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[bilim kurgu ve fantazya]]></category>
		<category><![CDATA[fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[fantastik bilim - kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[fantastik kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[fantastik öykü]]></category>
		<category><![CDATA[fantazya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4736</guid>
				<description><![CDATA[<p>Söylemediğim bir şey var; der gibi duruyordu balıkçıllar. Beyaz ve mağrur boyunlarının bükülüşünde bir sır gizliydi. Bu yüzdendi hep, gözden uzak oluşları. Bir sazlığın dibinde, bir dere kenarında, ansızın belirip kaybolan hayallerden ibarettiler anılarda. Ender zamanlarda bir araya gelip, damarlı mermerden yontulmuş heykeller gibi dururlardı. İzleyenlerden, hareketlerini görebilecek kadar şansı olanlar, en sabırlılardandı. Suyu yemyeşil [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/huzursuz-balikcilar/">Huzursuz Balıkçılar</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Söylemediğim bir şey var; der gibi duruyordu balıkçıllar. Beyaz ve mağrur boyunlarının bükülüşünde bir sır gizliydi. Bu yüzdendi hep, gözden uzak oluşları. Bir sazlığın dibinde, bir dere kenarında, ansızın belirip kaybolan hayallerden ibarettiler anılarda. Ender zamanlarda bir araya gelip, damarlı mermerden yontulmuş heykeller gibi dururlardı. İzleyenlerden, hareketlerini görebilecek kadar şansı olanlar, en sabırlılardandı.</p>
<p>Suyu yemyeşil görünen büyük nehrin kenarında, konaklıyordu balıkçıllar ve banyo yapmaya gelen birkaç yabancı tarafından rahatsız edildiler. Uzun zamandan beri kimse onları bu kadar huzursuz görmemişti. Yabancıları da görmüyorlardı. Balıkçıllardan başka suda hareket eden tek şey, giderek genişleyen dalgalardı. Ancak nehir, dikkatli gözlere biraz daha yeşil görünür oldu. Nedenini ise öğrenemediler.</p>
<p>O günden sonra, balıkçılların davranışları tamamen değişti. Sessiz sedasız yaşayan bu mağrur hayvanlar, hiç durmadan bağırıp gürültü yapar oldular. Sadece yemek yerken sesleri kesiliyordu. Onları hayranlıkla izleyenler, şaşkınlıkla izlemeye başladı. Gördüklerine hayret ediyor, sebebini bulamıyorlardı.  Nehrin başka yerlerinde, başka balıkçıl toplulukları da vardı. Onların davranışları değişmemişti; yalnız bu kıyıdakilerin, yalnız yabancılar tarafından rahatsız edilenlerin.</p>
<p>Uzaktan izlemekle anlaşılabilecek bir durum olmadığı açıklığa kavuşunca, kuşlara yaklaştılar. Aralarına girmeye çalışanlar olunca, balıkçıllar daha da hırçınlaştı. Kimseye saldırmadılar ama yerlerinde de duramadılar. Oradan oraya zıplıyor, uçuyor, pisliyorlardı. Görünen o ki, ne sazlıkta ne de nehrin bu yakasında olağanüstü bir durum, her hangi bir sorun yoktu. Bunca gürültüye aldırış etmeden yüzmeye devam eden balıklar ve bir sürü su böceği sayesinde de kuşlar karınlarını gayet güzel doyurmaktaydılar.</p>
<p>Nehrin üstünde ve balıkçılların konakladığı kıyıda bir ipucu bulamayınca, suya dalmaya karar verdiler. Artık nehir, tüm gözlere daha yeşil görünür olmuştu. Birkaç kişi, yabancıların arkalarında dalga bıraktıkları yerden yavaş yavaş suya girdi. Gittikçe derinleşen nehrin içinde, suyun taşıdığı alüvyon, görüşü engelliyordu. Daha çok el yordamıyla nehrin yatağını aradılar. Yüzük, madeni para ve saç tokasından başka tuhaf şeye rastlamadılar. Her biri, bulduğu nesneyi, o günün hatırasına, alarak evine gitti.</p>
<p>Ertesi gün ya da devam eden günlerden birinde,  balıkçılların eski hayranlık uyandıran hallerine geri döndüğü fark edildi. Nehir de yine eski nehirdi, o tuhaf yeşillik kaybolmuştu. Bu değişime çok sevinseler de, nehirden yüzük, madeni para ve saç tokasını çıkaranlar, buldukları nesnelerden şüphelendiler. Hangi eşyanın bu duruma sebep olduğunu bilmelerine imkân olsa dahi, bundan haberleri yoktu.</p>
<p>Eşyaları, kendilerinde tutmak istemiyorlardı. Bu durumda onları bir yere atmak da çözüm sayılmazdı çünkü; bu sefer de başkalarını rahatsız ederlerdi. Uzun zaman ne yapacaklarını düşündüler. Bu süre zarfında fark ettiler ki, bu eşyalar suyun dışında kimseye huzursuzluk vermiyor. Tabi bu eşyaların huzursuzluğa sebebiyet verip vermediği de muamma. En sonunda, üç nesne de metal olduğundan, hepsini beraber eritmeye karar verdiler.</p>
<p>Yüzük ve madeni para eriyip birbirine karıştı ama saç tokası ısındıkça erimedi. Buharlaştı ve yok oldu, gitti. Eriyen metali, balıkçıl şeklinde hazırladıkları minik kalıba döktüler, soğuması için bir kenara bıraktılar. Bu sırada, eritme kabındaki parıltı dikkatlerini çekti. Ufacık, zor görülen yeşil bir taş duruyordu kabın dibinde. Kalıptaki balıkçıl tam katılaşmadan, taşı kuşun gözü yerine oturttular. Tek taraflı minik kuş figürü, katılaştığında inanılmaz derecede pürüzsüz ve parlaktı.</p>
<p>Böylesine göz alıcı bir nesne yaptıklarına inanmakta zorlandılar. Ancak sonuç ellerine alamayacakları denli çekici ve inanılmaz bir şekilde önlerinde duruyordu. Yaptıkları nesnenin güzelliğine kapılmak üzerelerken, akıllarına bir fikir geldi. Bu güzelliğe mücevher olmak yakışırdı. Yeşil gözlü metal balıkçılı, kendisi kadar parlak bir zincire göre ayarladılar.</p>
<p>Kolyeyi, üzerine balıkçılı simgeleyen minik bir rün işledikleri abanozdan yapılma kutunun içinde uzun zamandır saklıyorlar, yalnız arada bakmak için kutuyu açmaları dışında,  yeşil gözlü balıkçıl hiç güneş görmüyordu. Ne yapacaklarını tam da bilemeden, böylesine güzel bir mücevher yapanlar, böyle bir güzelliğin uzun zaman saklı kalamayacağının farkındaydılar. Yine de bunca zaman, balıkçıllar huzur içinde yaşamış ve kimse kolyeyi fark etmemişti.</p>
<p>Yine bir gün, balıkçılları izledikleri esnada; ilerde, nehirde süzülen bir cisim gördüler. Hava puslu olduğundan tam olarak seçilemiyordu. Suyun üzerinde süzülerek ilerliyor ve yavaş yavaş balıkçılların konak alanına yaklaşıyordu. Görüş alanlarını heybetli bir kayık kaplamıştı. Balıkçılların neredeyse ortalarına dalmış olmasına rağmen kuşlar bu duruma aldırış ediyor değildiler.</p>
<p>Kayıktan, bunca pusa rağmen kıp kırmızılığı gözlerini yakan elbisesiyle, biri karaya iniyordu. İnen kişiye daha yakından bakabilme isteğiyle karşı kıyıya koştularsa da yetişemediler. Pus içinde dağılan renkler, ne yöne gittiğini görünmez kılıyordu. Kıyıya yakın durduğunu tahmin ettikleri kayık da seçilemiyordu. Bunun üzerine evlerinin yolunu tuttular.</p>
<p>Ertesi gün, hava açmış ve tüm nehrin üzerini parlak bir ışık kaplamıştı. Sabahın ilk saatlerinde, henüz uyanık olsalar dahi yataktan çıkmak istemeyecekleri bir saatte, kapıları çalındı. Kapının dışında onları, dün gece gördükleri kıpkırmızı elbiseli kadın bekliyordu. Pus yüzünden göremedikleri yemyeşil gözler, dosdoğru onlara bakıyordu.</p>
<p>Kadın, “Kaybettiğim şeyin sizde olduğu söylendi.”  dedi. Bunun üzerine içlerinden biri abanoz kutuyu getirerek  “Emanetiniz burada majesteleri.” dedi ve kutuyu kadına uzattı. Kadın kutuyu almadan kapağını açarak kolyeyi eline alıp avucunu kapadı. Avucunu tekrar açtığında kolye orada yoktu ve sanki gözleri biraz daha yeşermiş gibiydi, tabi bu mümkünse.</p>
<p>Kıpkırmızı elbiseli kadın, tekrar akşam çöktüğünde, balıkçılların uykularını bile bölmeden, kayığına binip geldiği gibi usulca nehrin üzerinde süzülerek, gitti.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/huzursuz-balikcilar/">Huzursuz Balıkçılar</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/huzursuz-balikcilar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4736</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İran’ın Sembolik Sanat Tarihinin Tanımlanması</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/iranin-sembolik-sanat-tarihinin-tanimlanmasi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/iranin-sembolik-sanat-tarihinin-tanimlanmasi/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 01 Aug 2016 05:00:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nesa Sarv Charandabi]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Akamenian dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Anahita]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[arkeolojik]]></category>
		<category><![CDATA[fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Firdevsi Şahnamesi]]></category>
		<category><![CDATA[Forouhar]]></category>
		<category><![CDATA[ilkel din]]></category>
		<category><![CDATA[ilkel insan]]></category>
		<category><![CDATA[İran mitolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[İran tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[İslam sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[mitolojik]]></category>
		<category><![CDATA[mitolojik hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[mitolojik kaynaklar]]></category>
		<category><![CDATA[Mitraizm]]></category>
		<category><![CDATA[Persepolis]]></category>
		<category><![CDATA[ritüel]]></category>
		<category><![CDATA[sanat tarihçi]]></category>
		<category><![CDATA[sanat tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[sembol]]></category>
		<category><![CDATA[sembolizm]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarih bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Zerdüşt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=4639</guid>
				<description><![CDATA[<p>Dini inançlardan söz konusu olduğunda enteresan hikayeler tarihçiler tarafından söz edilmektedir. Tarih boyunca insanoğlu ibadet etme gereği duygusundan yola çıkarak bilinmeyen bir güç tarafından yönlenmesini düşünerek o tanrıyı temsil etmenin yollarını aramıştır. Bazen mağaralarda kendine türbeler yapıp taşlarda resimler çizip o güç ile iletişim kurar, bazen de onu her anında yanında taşımak ister, bazen de [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/iranin-sembolik-sanat-tarihinin-tanimlanmasi/">İran’ın Sembolik Sanat Tarihinin Tanımlanması</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Dini inançlardan söz konusu olduğunda enteresan hikayeler tarihçiler tarafından söz edilmektedir. Tarih boyunca insanoğlu ibadet etme gereği duygusundan yola çıkarak bilinmeyen bir güç tarafından yönlenmesini düşünerek o tanrıyı temsil etmenin yollarını aramıştır. Bazen mağaralarda kendine türbeler yapıp taşlarda resimler çizip o güç ile iletişim kurar, bazen de onu her anında yanında taşımak ister, bazen de bu inanç kendini başka şekilde gösterir ve insanları  bir araya toplayıp  ibadethaneler, türbeler  yapıp tanrıyı motiflerin desteğiyle ibadete başlamıştır. <strong>İran kültürü</strong>nde zaman zaman tek tanrılılık inancı değişip yerini başka bir tanrıya veriyordu. Bu tanrılar insanlar tarafından çok önemli bir değere sahibidir ve bu önemi özel bir şekilde resimlendirmek isterler. Anahita, Pers uygarlığının en eski ayetlerinden biridir ve saflık, bereketi ve bazen savaşçılığı temsil eder. Bunu unutmamak lazım ki İran medeniyeti aslında tektanrıcıydı. Ariyailerin gökselliklerini işaret eder. Sembolleri güneş ve evren olarak bilinirdi. Mitraizm tarikatından sonra gamalı haç şeklinde değiştirildi ve güneşi temsil etti.</p>
<p><em>Anahita</em> bir tanrı türü sayılır ve anlaşılan genç bir savaşçı bir kadını adlandırır ve amacı dürüstlük ve masumiyeti temsil etmektir. Gördüğünüz gibi semboller dini inançlardan ortaya çikar ve iletişim işini kolaylaştırarak yoluna devam eder. Seramik ve küçük nesnelerden Anahit sembollünü anlatan genelde kırmızı renklerde yapılmıştır ve tarihçilerin tahminine göre Anahitin aşık olduğu genç yırtıcı bir hayvan tarafından öldürülmüş bu yüzden Anahit hep bir aslanın sırtında ona karşı galip şekilde duran ve zaferinden dolayı mutluluk gülümsemesi olan bir sembol olması açısından çok değerlidir. Sırada güneş sembolü var, her zaman güç ve kazancı temsil eden bir element olarak insanoğlunun tarafından önemsenmiştir ve güneş Ariyailerin inancında  swastika adlı sembolü ortaya çıkarmıştır. Bazen ilk görüşte gamalı haçı Almanlardan gelen bir Nazi sembolü olduğu aklımıza gelir ama tarihi derinden araştırırsak tamamen yanılmış olduğumuz  kanısına varırız .</p>
<p><em>Swastika</em> sözcük anlamı suestika ve sanskritten gelen bir kelimedir. Hintlilerin kutsal dini inançlarını anlatan bir sembol olarak bilinir. Ama bu sembolün bütün dünyaya yayılışına dair tek bir teori varsa o da; Ariyailerin İrana girişi arkasından iki grup olup birinci ve ikinci grubun avrupaya doğru göç etmesi neden olmaktadir. Bu sembolun anlamı şans ve varlıktır. Bereket ve hayatın devamını gösteren bir sembol ve ardından mitraizm inancını temsil eden aşk, sevgi ve güneşin tanrı inancını göstermektedir. Swastika sembolü Astronomik açısından Geocentric adını alır ve hayatın hiç durmadan hareketini temsil eden insanlık tarihinde çok önemli bir sembol sayılır.</p>
<p>Bir sonraki element kartal motifidir. Aynı şekilde Anahita tanrısını temsil eden ve aynı özellikleri taşıyan bir sembol olarak tarihte geçer ve insanoğlunun kralın öldükten sonra kartal gibi yükselmesini temsil eder. Ariya medeniyetin devamında üçüncü ve altıncı bin yıllarda tarihsel ve toplumsal yapılarda dini liderlerin büyük payı olmasını fark etmekteyiz. Yukarıdaki bahsettiğimiz semboller dışında <strong>İran kültürü</strong>nü anlatan başka semboller de var. Frouhar , Dünya kupası ve Boğa efsanesi onlar dan biri sayılır ve günümüze kadar değer kaybetmeden devam etmektedirler.</p>
<h2><span lang="EN-US">İran Mitolojisi ve Mitraizm</span></h2>
<p>Efsanelerde geçen dünya kupası, yedi iklimi içinde gören kase olarak tarif etmişlerdir ve M.Ö altı bin yılında Jamshid kupası diye meşhur olmuştur. Ama bu tarihten sonra Jamshid kupası, Jam kupası adını aldı ve Firdevsi Şahnamesinde bir çok şiirlerinde de söz edilmiştir. En önemli özellikleri olan Jam kupasının üzerinde geometrik desenlerden oluşan yer yüzünde geçen olayları gösterme özelliğini taşımaktadır. Tarihçiler bu küreye sahip olan Jamshidi M.Ö  altı bin yılın daki padişahı Hz. Süleyman diye tanıtmışlar.</p>
<p>Boğa efsanesi kanlıntıları <em>İran kültürü</em>nde ki olan etkisi M.Ö bin yıl kala Elam dönemine ait olan elinde kupa diz çöken Boğa heykelidir ve hala bu sembol güzel sanat çalışmalarında özelliklerini taşımaktadır. Boğa efsanesi elementi en görkemli desen olarak İran İmparatorluğunun taç ve mücevherlerinde kulanılmaktadır. Bu sembol ışık, iyilik, erkeklik ve gücü temsil eder ve dönem dönem şeklini geliştirerek aynı ihtişamı anlatmaktadır bu sembollerin en büyük örneği ilk kurulan hükümet bayrağında bile kendini göstermektedir. Yıllar sonra günümüze gelen bayrak rejim değişiminde tarihi önemini kaybetmektedir.</p>
<p>Zaman zaman <u>İran kültürü</u>nde doğan sembollerin yerine göre ve tasarım biçimine göre anlamı değiştirmektedir. Bazı saraydaki duvarlarda görülen boğa desenleri eğer kurban ediliyorsa bereket anlamini getirmektedir ki mitraizm inancina göre bir boğanın aslanın eliyle kurban olması ibadet anlamını taşıyor bazen de şehvete ulaşmak anlamını verir. Şimdiki  zaman da bile Hint kültüründe ineklerin dini inancına göre çok değerli olmalarıyla karşılaşmaktayız.</p>
<p>Böylece <strong>Mitraizm</strong> inancını taşıyan ve kültürde yaşayan toplumun Boğa, Aslan ve ay yıldız sembolleri, şükran, ibadet, doğa, rüzgar, su, toprak, gökyüzü, dağlar ve ormanlar açıkça görülmektedir. Mitra kelime sözlük anlamı sözleşmeler ve anlaşmalar anlamını verir ve Mitraizm inancinin temel kuralı insan toplumunda eşitlik ve yerine getirelecek sözlerin önemidir. Mitra inancına tapanlar ölen insanın gökyüzüne gittiğine inanır ve bir gün kirlilik ve kötülüğü insanlardan ve yeryüzünden yıkamak için geri dönecektir.</p>
<p><em>Mitraizm mitolojisi</em>ne göre, Mitra bir mağarada ortaya çıktı ve bu yüzden onu takip edenler mağaralarda tapınaklar yapıp şükran törenlerine başladılar. İranın batı bölgelerinde örneğin  Kangavar ilinde ve bazı avrupa bölgelerinde Mitrayı temsil eden heykeller ve yapılar bulunmuştur. Bu mitoloji Mitraizm dinine yansıyan formlardan anlaşılır. Genç birisi (Mitra) başında konik bir şapkayla saçları dağınık şekilde elindeki hançeri v boğanın yanına saplamış, diğer bir yılan boğanın vücudunu sarıp kanını emiyor ve bir yandan da akrep penisine sokmuş şekilde motif vardır.</p>
<p>Med devletinden Zerdüşt, İran toplumundan yükseldi ve İranin eski çağlardan kalan inançlarını değiştirerek yeni bir din ve ibadet şekli kurdu. İslamiyetten önce bu özel din sadece İrana ait olan bir din olarak bütün İran topraklarına aittir. Med döneminin asıl inancından detaylı bilgiler elde edilememiştir ancak ghizghapan da bulunan mağaralarda onların da ateşe ve Mitraya ibadet ettiği tahmin ediliyor.</p>
<p>Tarihçilerin dediğine göre, Med toplumu büyü ve sihire düşkünmüş ve bunu da ele geçen motiflerde açık şekilde karşılaşıyoruz. Büyülere ve ondan gelen kötülüklere karşı çıkarak tarih boyunca Zerdüşt monoteizm olarak anılır. Tek tanrıcılık Zerdüşt Akamenian döneminden yola çıkarak islamın doğuşuna kadar devam eder, üçüncü yüz yıla kadar süren Mitra kültürü bir çoğu doğu avrupa ülkelerinde ve Almanya, İtalya, Fransa, İsviçre, İngiltere evrensel değer olmuştur.</p>
<p><strong>Akamenian dönemi</strong>nde en çok bozulmayan sanat eserleri mimari yapılardır. Bu eserlerin çoğu tapınaklar ve hanedanın saray yapılarıdır. Mimari sanat eserleri iki döneme ayırmaktadır; birinci tecelliden pasargad ve son dönem persepolis kalıntıları sayılmaktadır. Akameniyan mimari kalıntılarının en önemli özelliği semboller taşıyan saray duvarındaki kabarık motifler ve hayvan heykellerinden oluşan sütunlardır. Bu sütunların temel yapısı bir çok sembolik hayvanın figürlerinin bir araya gelmesinden kaynaklanmasıdır. Kartal kafası olan bir aslan ve kanatlı boğanın insan kafası olan heykeller hepsi İran topraklarının sanat tarihinde sembollerin nasıl bir değer sahibi olduğunu kanıtlıyor.</p>
<p>1950 yılında ele geçen Pazirik adlı halı Akameniyan döneminin mücevher ve mimari dışında halı ve kumaş yapımında başarılı olduklarını göstermektedir. Şunu unutmamak lazım ki Aşur döneminden miras kalan heykeltıraşlık sanatı Akameniyan hanedanın da doruk noktasına ulaşmıştır. Akamenian, ilk İran devletlerinden sayılmaktadır. Bu devlet hakkındaki bilgiler sadece Yunan tarihçilerin verilerine dayanmaktadır. Lakin Suluki ve Sasanî devletlerinin iktidarlık zamanının ortasında İran&#8217;da kuvvetli ve güçlü bir devlet yaşamıştır ki 480 yıl kendi iktidarını sürdürerek istikrarlı ve güçlü devlet temellerini korumuştur. Bu devlet Aşkaniler Devleti olarak bilinmektedir. Yunan tarihçiler bu devlet hakkında değerli bilgiler toplamış ve bu bilgiler şu anda elimizdedir. Ancak yine de 500 yıla yakın hüküm süren bu devletin iktidarı hala tümüyle açığa çıkmamıştır.</p>
<p>İranlı tarihçiler, Aşkanileri İranlı olarak görmedikleri için onlar hakkında araştırma yapmak istememişlerdir. Bu nedenle İranlı tarihçilerin eserlerinde bunlarla ilgili hiçbir değerli bilgi göze çarpmamaktadır. Partlardan ele geçen altın ve gümüş takılar da onların ne kadar süslemeye düşkün olduklarını göstermektedir. Mitraizm ve daha doğrusu Mitra inancı astronomik bilimi üzerinde kurulan bir kültürdür ve daha doğrusu Zerdüşt döneminden önce ortaya çıkan Mitraizm, Mitra ve sevgiyi temsil eden tanrının doğuşu, güneşi, yıldızları, anlaşmayı ve savaşı temsil edermiş.</p>
<p>İkinci ve üçüncü yüzyıllarında Mitraizm, avrupa ve kuzey afrikaya dahil olmak üzere tüm alanlarda Roma İmparatorluğunda devam etti ancak Hrıstiyanlığı M.S dördüncü yüzyıla kadar Konstantin İmparatoru tarafından kabullenilmişse de Mitraizm etkisini kaybetti ama tamamen kaybolmadı.</p>
<figure id="attachment_4640" aria-describedby="caption-attachment-4640" style="width: 327px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/Forouhar-resmi.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4640 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/Forouhar-resmi.jpg?resize=327%2C154" alt="İran Forouhar sembolü." width="327" height="154" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/Forouhar-resmi.jpg?w=327&amp;ssl=1 327w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/Forouhar-resmi.jpg?resize=300%2C141&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/Forouhar-resmi.jpg?resize=326%2C154&amp;ssl=1 326w" sizes="(max-width: 327px) 100vw, 327px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4640" class="wp-caption-text">İran Forouhar sembolü.</figcaption></figure>
<p>İlk olarak forouhar resimleri Jiroft medeniyetinde kuruldu. Bu medeniyetin çok rastladığımız semboller arasında gövde erkek ve kadın figürleri bazen kanatlar üzerinde  bazen de bir hayvanın üzerinde dikkat çekiyor. Jiroft toplumu genelde denizci oldukları için dünyanın bir çok köşesine giderlerdi ve bu meslek nedeni ile okyanus da yollarını bulmak için yıldızları gözlemleyerek ilerliyorlardı. En önemli yıldızlardan biri konstelasyon cygus’dı (makiyan). Bu konstelasyon sembolünü kartal kafası ve kanatları olan bir motif ile göstermiştir ve hatta kadın, erkek büstlerinde çanak çömleklerde bile etkisini göstermiştir. Mısıra kadar bu sembolün yayılmasına şahit oluyoruz.</p>
<h2><span lang="EN-US">İran Kültürü ve Forouhar</span></h2>
<p><strong>Forouhar</strong> sembolünü incelediğimizde çok anlam taşıdığını İran kültüründe görmüş olacağız:</p>
<ul>
<li>Forouhar resmi baştan göğüse kadar çok akıllı ve bilgili olan yaşlı bir adamı temsil ediyor, kafasında pelerin şapkası var ve bu desen Jiroft kazılarından ele geçen kraliyetin yemek takımlarınınn desenleriyle aynıdır.</li>
<li>Sağ elini yukarı doğru kaldırmış ve bu yüce Allahı övgüyle temsil ediyor.</li>
<li>Yaşlı adamın elinde büyük bir yüzük var bu Tanrı ve Mitra ritüel dayanışmayla antlaşması olduğunu temsil etmektedir.</li>
<li>Açık kanatlar, düşünmek, konuşma özgürlüğü ve iyi şeyler yapmaya yüreklendirme işaretidir. Aynı zamanda insan mükemmelliğini takip eden davranışlar sembolü olarak sayılır, zira İran imparatorluğunun amacı eşitliği insanlar arasında sağlamaktır.</li>
<li>Ortadaki döngü imajı, hiç bitmeyen bir hayatı ( zaman ) ve insanın davranışlarının kendine geri dönüşünü temsil eder.</li>
<li>İki pandantifler, sağda biri ve Cham Mino Spanta simgesi; iyilik , fikir, yapıcı kutsal ipuçlarını göstermektedir. Sol tarafdaki diğer pandantif Cham Angra Mino kötülük rehberi ve yolsuzluğu temsil eder ve içi kötü olan insanlarda kaprislerin her zaman mucadele halinde olduğunu gösterir.</li>
<li>Üç sıra halinde olan etek imajin alt kısmında, kötü düşünce, kötü amelleri temsil eder ve bu yüzden ayakların altındadır. Temsil etmek istediği kötülüğün hep ayaklar altında olmasını göstermektedir.</li>
<li><em>Forouhar</em> fotoğrafları, yüzü doğuya doğru bakar yanı sağ tarafa , bu dürüstlük, saflık, sevinç ve neşenin kaynağının yönünü aydınlatmaktadır ve doğu hep iyiliğin temsilcisi olarak sayılır.</li>
</ul>
<p>Forouhar sembolü Akameniyan hanedanından kalmıştır ve tarihi binalar ve sarayların üç ana kapısında oyulmuştur.</p>
<p>Diğer İran dekoratif sembollerinden biri olan patehdir (botte joghgheh) ve Amerikada bu imajin adı (Persian pickles) diye tanınmaktadır. Pateh deseni sarv ağaçından ilham alarak Zerdüştün diğer önemli sembollerindendir. Daha sonra doğuya kadar ilerler ve Osmanlıların tuğralı desenlerinde rol alır.</p>
<p>İran eski kültüründe ağaçlar hürriyeti temsil ederlermiş. Bazen bir tüy gibi kralların taçında takılıp bu imaj kullanıcı bir boyut alırmış zaman içerisinde. Pateh imajı antik İran da mitler ve inançların bir parçası sayılır ve zaman içerisinde şekli değişmiş. Tarihçilerin tahminine göre bu sembol Hint kültüründen İrana geçmiş olabilir ama bu desenin temel anlamı bitkiler, ağaçlar, kutsal ateş Zerdüşt hanedanına bağlı bir temsil imajıdır.</p>
<p>Sembolizmin, insanoğlunun bazı kavramlar içerisinde daha iyi anlamda ifade etme aracı olarak icat edilişini unutmamalıyız. Tarihsel grafik kavramlarında sembolizmle kendini ifade etmesi çizdiği imajlardan yanadır. Semboller aslında bir işaret (LOGO) türüdür, bu işaretleri üç kategoriye ayrılabiliriz :</p>
<h3><span lang="EN-US">Doğal İşaretler</span></h3>
<p>İşaretler ve kavramların birbirine bağlı olma örneği olarak duman anlayışını ateşten işaret etmektedir.</p>
<h3><span lang="EN-US">Görsel İşaretler</span></h3>
<p>İşaretler ve anlamlarının arasındaki objektif bir benzerlik vardır, örnek olarak çatal ve kaşık restorantın işaretidir.</p>
<h3><span lang="EN-US">Kavramsal İşaretler</span></h3>
<p>İşaret ve anlam arasında nesnel benzerlik olmadığı için sembolü açıklama aracı olarak kullanabilmek, temelde her kültür ve halk kültürü, tarihi ve efsanevi sembolü bağlı olarak tanımlanır. Bazı semboller insanlar arasında ortak bir anlamı temsil etmektedir.</p>
<p>İnsan hayatının tarihinde, tüm inançlar ve dinlerin liderleri sembolizmi geleneksel yöntemleriyle daha doğru kavramlar içerisinde ölümsüzleştirirlerdi. Aslında sözler ve kelimeler bazen tam anlamı aktarmak da yetersiz olup kelimelerin kristalleşmesi için şekiller ve resimlerle  kolaylık sağlanılmıştır. Bazen insanlar bir konuyu ya da bir varlığın içeriğini anlamak için semboller den yardım alabilir. Tarih boyunca yaratıcısını temsil etmek için semboller ve motifler den yardım almışlardır.</p>
<h4><span lang="EN-US" style="background: white">Semboller tarih boyunca üç kategoride yer alır:</span></h4>
<ol>
<li>Geometrik semboller</li>
<li>Bitkisel semboller</li>
<li>Hayvan sembolleri</li>
</ol>
<p>Bu sembollerin anlamları her biri yerine göre ve kullanış şekline göre farklıdır.</p>
<p>İran haç sembolü bir geometrik sembolü olarak sayılır ve Mitraizm döneminden kalan bir güneş anıtıdır. Eski İran toplumun da  güneş, su, toprak ve hava yer yüzünde dört kutsal büyüme faktörü olarak tanımlamışlardır. İnsanlar güneşi temsil etmek için değişik semboller icat etmişler, bu simgeler arasında çapraz X ve haç ( artı ) + şeklidir bazen de dairesel sembolleri kullanmışlardır. Akameniyan hanedanından sonra sıra Parthialı hanedanına geldi arda arda Sasani Hanedanı, İranin İslam öncesi döneminden Selçuk dönemine kadar, Selçuk , İlhanlılar, Timur İmparatorluğu, Safavi Devleti, Zend Hanedanı, Kaçar Hanedanı son dönem olarak sanat tarihi olarak İran topraklarında çok önemli sayılır.</p>
<p>Akameniyan Hanedanının sembollerini daha çok mimari de kendini göstermesini daha önce anlatmıştık. Şimdi sıra Parthialı Hanedanına geldi. Parthialı Hanedanı döneminde tuğla kullanımının üçüncü binyıllarda Babil den başlamış ve Sasani saraylarında kullanılmaya devam etmiştir. Antik çağda Kangavar tapınağı &#8220;Kankurbar&#8221;, Yunan tarzından ilham alarak yapılmıştır ve bu dönemde insan portreleri binalarda kendini göstermiştir. Parthlar dönemi semboller batıdan etkilenerek binalarda ve saraylarda İranın doğu bölgelerinde elde edilmiştir.</p>
<p>Sasani döneminde semboller aynı Partlardaki gibi saray süslemelerinde, anıt mozaiklemelerde, dekoratif sıvalarda ve duvardaki kabartmalı boyalı desenlerde özellik kazanmıştır. Bu dönemin M. S. 244 de devreye gelmesinden beri Yunan sanatından etkilenip hatta kumaş tasarımlarında ve mücevher süslemerde semboller büyükçe yer almıştır. Resim sanatı İslam döneminden sonra insanı temsil eden desenler yerini geometrik ve bitkisel motiflere bıraktı ve kullanılışı binalardan kitapların yaldız soyutlu desenleriyle yer değiştirdi. Bu dönemde illüstrasyon ile simülasyon içerikli el yazmaları ve tıbbi kitapların çoğalmasıyla birlikte <em>İran kültürü</em>ndeki toplumun ihtiyacı sembollerin gösterilmesine yardımcı olmaktadır.</p>
<p>İran topraklarında Selçuklu Türklerinin girişinden sonra beşinci yüzyıl da sanat tarihi yeni bir aşamaya girmiştir. Selçuklular döneminden kalan resimler minyatür sanatının Mani ve Budist kültüründen etkilenmiştir. Yüzler yuvarlak, gözler diyagonal olduğu bunun kanıtıdır. Çömlekçilikten elde edilen eserler de kumaşlardaki gibi hayvansal, bitkisel ve insanlarla dolu semboller olmasını göstermektedir.</p>
<p>İnsanlar medeniyetin ilk toplumlarından itibaren sosyal varlıklıdır ve bireysel, benzersiz kimliğini sosyal yaşamı sayesınde sahıp olmuştur ve bu nedenle kişiliğini toplum içersinde şekillenmesi sosyal hayatına bağlıdır; Yaşam tarzı, seçimler ve günlük yaşamı kişisel kimlik oluşumunda giderek tarih boyunca daha önemli hale gelmiştir, boylece bir sanat eseri sanatçının yaşamının bir yansıması olarak görünmektedir.</p>
<p>Tabiki de bu toplumu etkileyen ve kişisel kimliğe yansıyan başka nedenlerde olmalı ve en önemlisi ritüeller ve inançlarin döğüşüna yardımcı olan din dir, bazen motifler bir ibadet kavramında ortaya çıkar bazen de büyü boyutunda kullanılır ve insanların hayatına dahıl olarak değişimlere yol açabılır, bu yüzden elde edilen antik eserlerdeki efsanevi motifler bir evremsel pozitif ya da negatıf kuvvet çekimi ve öykü gelenekselcilik anlamında önemlidir.</p>
<p>Sadece öğretim yoluyla, sanat ve inançların arasındakı uygarlık bağlantısını anlamayız bu nedenle tarihsel nesneler, edebiyat desteğiyle estetik eğilim ve tutumu medeniyetlerde tarih boyunca araştirmaktayızç; Sanatın gelişimi hakkında farklı dönemlerde devam eden kültürel ve sosyal olarak İran kimliğinin evrimini şekillendiren faktorleri sanatın en güçlü parçası olarak sembollerinden ve uygulamalarını dini inançlar eşliğinde araştırmaktayız,bu konu kendi başina ikili görsel kültürün birleşim kamu altyapısının geliştirilmesi olduğunu göstermektedir ve İran kültürel entegrasyonda özel bir ilgi kaynağı olmuştur.</p>
<p>Sanat bir kaç nedenden dolayı dini biçimi görünmektedir çünkü konumuna göre, işlev gibi etmenlerden dolayı sanatın dinle bağını güçlendirir ve din, sanatın bir parçası olmaktadır, buna göre bölgesel olarak ibadet yerleri, manastırler, tapıneler, singog, kilise ve camiler genellikle dini açiklanan gibi ritüeller ve kutsal yapılar sanatsal eserler içerisinde yer almıştır.</p>
<p>İnsanlık tarihi istisnasız tüm inançlar, kullanılan dil ve sembolik biçimlerin, sembolizm kullandıklarını göstermektedir; Sembolizm motifler kavramında yayınlanması başka yollardan anlaşılmış olması daha iyi bir yöntem olarak gösterilmektedir. (Arthur Upham Pope &#8211; Persia &amp; The Far East 1960)</p>
<p>Kültürel simge, değerlerin bazı yönlerini temsil eden nesneler, kültürün doğası olarak algılanan norm ve idealler ya da kültürün herhangi bir bölümü için kullanılan bir tabirdir. Kültürel simgeler büyük ölçüde değişkendir; sembol, logo, resim, isim, yüz, gerçek veya kurgusal insanlar bir kültürel simge olabilmektedir ve antic nesnelerde görünen görseller insanların mücadele ve umutlarına işaret etmektedir ve doğanın korkunç olduğunu temsil etmektedir.</p>
<p>Böylece gökyüzü, güneş, ay ve dünyanın unsurları ibadet ve ilkel dinler olarak saygılanmaktadır ve doğanın manevi özelliğini, ruhların yaşadığı mekan olarak değerlendirmektedir, ilkel insanın algısı dünyadan belirsiz bir güçtür ve bu kavram fikri dünyanın gökyüzüne ve yeryüzüne ikiye ayırmış olasıdır.</p>
<p><strong>İran sanatı,</strong> sanatçının kendi ruhunun özelliğini ve duyguları kültür ile birlikte dinin manevi anlamını birleştirerek yeni bir kimlik yapmasıdır ve Pers sanatında toplu halde göstermekte olmasıdır.İslam dininin İran sınırlarına geçmesiyle birlikte Pers sembol elemanlarıyla birleşimi sonucunda evrim süresinde gelişmesidir ve İran-İslam elemanların özel bir sanatsal kavramı oluşturulmasına neden olmuştur.</p>
<p>Böylece İslam sanatı tasarım ve görsellerde sembolizm soyut dilini estetik sanatlarda kitleye kavramlarını aktarmaktadır, bilimsel kanıtlara göre kazılardan elde edilen nesnelerden arkeologlar tarafından geometrik şekiller çizimler yardımıyla medeniyetler iletişimlerini anlamı şekilde yapılmasına yorumlamışlardır.</p>
<p><em>Antik dünya</em>da kullanılan bazı motifler kanat gibi görseller sanat eserlerinde gücü temsil ediyorlardır ve kanatlı <strong>mitolojik hayvanlar</strong>, fantastik yaratıklar çizimlerde bir sanatsal eseri olarak her zaman üstünlüğü, güç ve ilahi bir anlam taşımaktadırlar ayrıca İran’da Aryanların girişinden önce İran ülkesine elde edilen çanak çömleklerdeki çizimlerde İran topraklarının İnsanı yıldızları ve astronomi bilgisine sahip olduklarını göstermektedir.</p>
<p>Araştırmacılara göre Persepolis ve Apadana sarayında görünen İnek ve Aslan görselleri astronomik bilimine hakim olan bir toplumu tarif etmektedir, Ahameniş döneminde astronomlar bilgilerini Babil’deki Aryanlara aktarmışlardır çünkü ilk defa tarih de bu dönemde Babil’de güneş yörüngesini 30 derecede bölen 12 burç görünmektedir.</p>
<p>İran tarihinin başlangıcından bu yana her zaman mitler eşliğinde bilinmeyen doğadaki olaylar anlam sahıbı oluyorlardırve aynı zamanda İran kültürü için idealler yaratmak için insanlar mitlerden yardım alarak sembolleri inançlarını kültürel gelişiminde destekleyerek ayakta tutmuşlardır.</p>
<figure id="attachment_4642" aria-describedby="caption-attachment-4642" style="width: 472px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/mehrmen-ritüeli.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-4642 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/mehrmen-ritüeli.jpg?resize=472%2C341" alt="İran'ın il ritüeli Mehrmen ritüeli." width="472" height="341" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/mehrmen-ritüeli.jpg?w=472&amp;ssl=1 472w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/07/mehrmen-ritüeli.jpg?resize=300%2C217&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 472px) 100vw, 472px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-4642" class="wp-caption-text">İran&#8217;ın il ritüeli Mehrmen ritüeli.</figcaption></figure>
<p>İran&#8217;ın ilk ritüeli Mehrmen inancı olarak ortaya çıkmıştır ve bu sembolün yıllar boyunca ahlak ve temiz aşkı temsil eden işaret kaynağı olarak belirlenmiştir, Mehrmen ritüeli iyi düşünce ve kutsal duygularına sahip olan bir İranlı anlamındadır ve bu varlığı kalbinde sonsuzluğuna işaret etmektedir.</p>
<ol>
<li>Kolon: sütun kaide anlamına gelir</li>
<li>Kalem: bilgi ve farkındalık sembolü</li>
<li>Terazı: eşitlik, adalet</li>
<li>Eller: Allah bilendir ve Yüce dua Eller anlamına gelir</li>
<li>Kalp: sevgi ve şefkat, dostluk ve aşk anlamına gelir</li>
<li>Halka: aile ve yaşam sembolü</li>
<li>Güneş: hayat, yaşam ve işik sembolü</li>
<li>İran haritası: İran toprakları ve iklim anlamına gelir</li>
</ol>
<p>Mehrmen sembolü Tanrı’nın temiz sevgisini bilim sayesinde olan yaşamın temel aileyi temsil etmektedir. Yüzük sambolü aileyi, kadın, erkek ve çocuklar anlamına gelir ve başta olan ikili yüzük kadın ve erkeğin bağını göstermektedir ve sönsüzlüğüna işaret eder üçüncü yüzük ise çocuğu temsil eder bir gün aileden ayrılır ve kendi kaderinin peşine gider.</p>
<p>Terazı sembolü burada dengeyi temsil ediyor, her zaman karşılıklı aşk aralarındakı etkileşimin bir göstergesidir. Ellerin görseli ise tanrıyı ibadet etmek için yükarı kaldırılmasına işaret eder ve her zaman açkın inanç ve dindarlık ile başladığını ve onun isteğiyle ölümsüzleştirdiği hayatın göstergesidir.Kalem semboliyse bilinçli ve akıllıca kararlar daha iyi sonuçlanmasını  göstermektedir, aşka da aynı şekilde değerlendirir ancak aşk sınırsız derin bir duygudur ve eğer bilinçli iradesinle onun yönlendirmesek pişmanliklara yol açabirir diye ayni dengede tutmaya çalışmış aşk ille mantığı.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/iranin-sembolik-sanat-tarihinin-tanimlanmasi/">İran’ın Sembolik Sanat Tarihinin Tanımlanması</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/iranin-sembolik-sanat-tarihinin-tanimlanmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4639</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
