<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>diyalektik &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/diyalektik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 Mar 2016 07:18:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Diyalektik Hayattır</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/diyalektik-hayattir/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/diyalektik-hayattir/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 19 Mar 2016 07:18:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Özhan Morkan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[antitez]]></category>
		<category><![CDATA[diyalektik]]></category>
		<category><![CDATA[diyalektik materyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[farklılık]]></category>
		<category><![CDATA[materyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[tez]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2765</guid>
				<description><![CDATA[<p>Aynen böyle söyledi, henüz 18 yaşındayken emekli bir mali müşavire “diyalektik nedir?” diye sorduğumda, çok yuvarlak, çok az süslü buldum o yıllarda bu açıklamayı, çünkü diyalektik sözcüğü başlı başına çok süslü bir sözdü açıklamasında bir o kadar demagojik olmalıydı benim için. Fizik dersinde sık sık duymaya başlamıştım tez, antitez, sentez iste bu diyalektiktir diyordu ders [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/diyalektik-hayattir/">Diyalektik Hayattır</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Aynen böyle söyledi, henüz 18 yaşındayken emekli bir mali müşavire “diyalektik nedir?” diye sorduğumda, çok yuvarlak, çok az süslü buldum o yıllarda bu açıklamayı, çünkü diyalektik sözcüğü başlı başına çok süslü bir sözdü açıklamasında bir o kadar demagojik olmalıydı benim için. Fizik dersinde sık sık duymaya başlamıştım tez, antitez, sentez iste bu diyalektiktir diyordu ders kitapları. O sıralara aydın olmaya çalışan her genç gibi marksizme de merak salmıştım Engles’in doğanın diyalektiği kitabını da görmüştüm kütüphanede, tabi benim için kitapta ne yazıldığını bilmekten çok böyle bir kitabin olduğunu bilmek ve ileride bir cümle de bu kitaptan bahsetmek daha ilgi çekiciydi, kısa yoldan içi boş bir aydınlık taslamak için birebir bir yöntemdi bu. Aslında farkında olmadan ileride diyalektiğim olacak bir hayatin tezini, beklide antitezini oluşturuyordum, çünkü müşavir amca haklıydı diyalektik hayatin ta kendisiydi ve bu öğrendiklerim ve öğrenemediklerim benim tezimdi ve bunlara yarattığım antitezler ile etkileşime girecek ve sentez oluşturacaktı sentez ise beni ben yapacaktı…</p>
<p>Evet öyleyiz bizler birer sentezsiz doğanın senteziyiz ve bu baş dondurucu diyalektiğin içerisinde baslı başına birer sentez ama genel kapsamda birer teziz, birer antiteziz, diyalektik eğer gerçekten hayat ve sonuç sentez ise bizler tez olabildikçe, antitezin varlığına katlanabildiğimiz ölçüde hayatta sayılmaz mıyız? yani farklılıklarımız ile hayatin iskeletini oluşturuyoruz, farklılıklarımız, zıtlıklarımız bu hayati bu kadar renkli kılıyor, her yerin tek renk olduğunu düşünsenize her yerin bembeyaz olduğu bir yerde beyazı fark etmek mümkün müydü o zaman? beyazın içerisindeki bir nokta siyah leke bile beyazı görmemize olanak tanır, yani bir şeyin olabilmesi için “o şey olmayanın” olması gerekir, sentezin olabilmesi için tezin ve antitezin olması gibi, farklıklar hayatin bu kadar içindeyken bu kadar hayatin kendisiyken farklılıklara olan yaklaşımımız ne kadar yanlış ve doğallıktan uzak değil mi? sıvıyı sıvı yapan kati iken, güzeli çirkin, zayıfı şişman, kolayı zor, hükümdarı köle, yükseği alçak, kısayı uzun, Amerikalıyı Rus, Türkü Kürt, zenciyi beyaz.</p>
<figure id="attachment_2766" aria-describedby="caption-attachment-2766" style="width: 450px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/fire-water-mind-11B9-65A4-8D4E.jpg" rel="attachment wp-att-2766"><img class=" td-modal-image wp-image-2766 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/fire-water-mind-11B9-65A4-8D4E.jpg?resize=450%2C222" alt="Tez ve antitez ile farlılığımızın farkına varabiliriz." width="450" height="222" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/fire-water-mind-11B9-65A4-8D4E.jpg?w=450&amp;ssl=1 450w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/fire-water-mind-11B9-65A4-8D4E.jpg?resize=300%2C148&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2766" class="wp-caption-text">Tez ve antitez ile farlılığımızın farkına varabiliriz.</figcaption></figure>
<p>Farklıya bizde olmayana olan bu tutumumuz neden? Belki de doğamızda var bu, bizden olmayana katlanamayışımız, bizden olmayanı bize benzemeyeni kendimize benzetmek, içgüdüsel bir dürtü belki de, her şeyin en iyisini bildiğimiz yanılgısından geliyor belki de, içinde bulunduğumuz hayattaki doğruların mutlak doğru olduğu yanılgısından belki de, annemizden daha güzel yemek yapabilecek bir annenin olamayacağına inanmamızdan, tuttuğumuz takımdan daha iyi bir takim olmayacağından, inandığımız dinin mutlak doğru olusuna inanmamızdan belki de. Veya körü körüne en üstün saydığımız ırkımıza olan inancımızdan. Düşünsenize hala yılda milyonlarca insan farkında olmadan diyalektiğin bir parçasını oluşturuyor ve kendi seçimleri olmayan bir din veya yine kendi secimi olmayan ırkı için savaşıp can veriyor ve can alıyor, etrafındaki herkesi Müslüman yapmak için savaşan bir radikal İslamcıyı düşünün ve tüm dünyayı müslüman yapmayı başardığını varsayın, e bu durumda kim cennete gidecek kim cehenneme nasıl belirlenecek? yani aslında İslamın ve diğer bütün dinlerin doğasında diyalektik mevcut yani seçtiğin saf senin sonunu belirliyor, yine ırkçı bir Amerikalıyı ele alalım tüm dünyayı Amerikalılaştırdığını düşünelim, bu durumda dünyadaki bütün kaynaklar eşit bölüşülecek eğer eşit bölünürse nasıl şuandaki kadar yüksek refahta yaşayabilirler ki? yani bir Afrikalının bir Afganistanlının pastadan düşen payını elinden almadan nasıl şimdiki kadar zengin yaşayabilirler ki? Acılarımız; acılarımız olmadan nasıl mutlu zamanlarımızın farkına varabiliriz ki? Acısız mutlak bir mutluluğun var olması mümkün mü? Siz hiç salt mutlu olan birine rastladınız mı? en mutlu görünen insan bile doğal yollardan eğer uzun sure bir acı yaşamadı ise ölüm korkusuyla, yalnızlık duygusuyla, başkalarına acıma duygusu ile kendine suni acılar çıkarır ki o andan sonar mutlu olabilsin, yani diyalektiğin ta kendisini yapsın, yani mutluluğu tek başına sentezi olmayacağı için ona bir acı üretir insan veya var olan acıları bu görevi yapar sonuç olarak mutluluk ve acı sentezi oluşturur ve tüm bu olgu diyalektiği yani hayati.</p>
<p>Yani bizi biz eden de, bizi siz eden de, hepimizi onlar eden de farklılıklarımızdır.</p>
<p>Çünkü farklılıklarımız hayatin kendisi olan diyalektiğin birer tezi birer antitezidir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/diyalektik-hayattir/">Diyalektik Hayattır</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/diyalektik-hayattir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2765</post-id>	</item>
		<item>
		<title>“Tarih Nedir?” Sorusunun Yanıtı ve “Tarihsel Materyalizm”</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/tarih-nedir-sorusunun-yaniti-ve-tarihsel-materyalizm/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/tarih-nedir-sorusunun-yaniti-ve-tarihsel-materyalizm/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 30 Aug 2015 17:42:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Önder Aydın]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[alaeddin şenel]]></category>
		<category><![CDATA[carr]]></category>
		<category><![CDATA[diyalektik]]></category>
		<category><![CDATA[diyalektik materyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[e.h. carr]]></category>
		<category><![CDATA[edward hallet carr]]></category>
		<category><![CDATA[Edward Hallett Carr]]></category>
		<category><![CDATA[engels]]></category>
		<category><![CDATA[füsun altıok]]></category>
		<category><![CDATA[hegel]]></category>
		<category><![CDATA[komünizm]]></category>
		<category><![CDATA[maddecilik]]></category>
		<category><![CDATA[materyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[maurice cornforth]]></category>
		<category><![CDATA[nejat muallimoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tarih bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi materyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[tarihsel materyalizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=585</guid>
				<description><![CDATA[<p>Tarih hakkında yazarken belki de yanıtlanacak ilk soru “Tarih nedir?” sorusudur. Edward Hallett Carr, bu soruya “Tarih Nedir” adlı kitabının girişinde “ ‘Tarih nedir?’ sorusunu cevaplamayı denediğimizde, cevabımız bilerek ya da bilmeyerek, zaman içindeki kendi tutumumuzu yansıtır ve daha geniş bir soruya, içinde yaşadığımız toplum hakkında ne düşündüğümüz sorusuna vereceğimiz karşılığın bir parçasını oluşturur.”[1] şeklinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/tarih-nedir-sorusunun-yaniti-ve-tarihsel-materyalizm/">“Tarih Nedir?” Sorusunun Yanıtı ve “Tarihsel Materyalizm”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih hakkında yazarken belki de yanıtlanacak ilk soru “Tarih nedir?” sorusudur. Edward Hallett Carr, bu soruya “Tarih Nedir” adlı kitabının girişinde <em>“ ‘Tarih nedir?’ sorusunu cevaplamayı denediğimizde, cevabımız bilerek ya da bilmeyerek, zaman içindeki kendi tutumumuzu yansıtır ve daha geniş bir soruya, içinde yaşadığımız toplum hakkında ne düşündüğümüz sorusuna vereceğimiz karşılığın bir parçasını oluşturur.”</em><a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> şeklinde yanıt verir. Buradan da anlaşılacağı üzere tarihi içinde bulunduğu koşullardan ve tarihi yazan üst akıldan bağımsız ele alamayız. Carr, aynı kitabında <em>“Tarihçi ile olgular arasında kesintisiz bir karşılıklı etkileşim süreci, bugün ile geçmiş arasında bitmez bir diyalog.”</em><a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> olarak “tarih nedir?” sorusuna cevap verir. İçinde yaşadığımız toplumun geleceğini inşa ederken sosyal bilimlerin bir dalı olan “tarih”i bilimsel olarak ele almamız kaçınılmazdır.</p>
<p><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/tarih-nedir.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-586 size-full alignleft" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/tarih-nedir.jpg?resize=270%2C415" alt="tarih-nedir" width="270" height="415" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/tarih-nedir.jpg?w=270&amp;ssl=1 270w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/tarih-nedir.jpg?resize=195%2C300&amp;ssl=1 195w" sizes="(max-width: 270px) 100vw, 270px" data-recalc-dims="1" /></a>Tarih bilimine girerken yine ilk açıklanması gereken kavramlardan biri de “tarihsel materyalizm” kavramıdır. Maurice Cornforth, “Tarihsel Materyalizm” adlı kitabında bu kavramın tanımını en kaba haliyle şu şekilde verir: <em>“Materyalizm, maddi dünyada olan – biteni, maddi dünyanın kendisine dayanarak açıklamaktır.”</em><a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a> Bu bağlamda materyalist tarih anlayışı, toplumsal değişimin devindirici güçlerine ve yasalarına ilişkin ve Marks’ın buluşları temelinde gelişmiş olan genel teoridir diyebiliriz. Bu anlayışa, materyalist dünya görüşünü toplumsal sorunların çözümüne uygulayarak varılmıştır. Marks bu uygulamayı yaptığı için, materyalizm o andan itibaren artık yalnızca dünyayı yorumlamayı amaçlayan bir teori olmaktan çıkıp, dünyayı değiştirme ve insanın insan tarafından sömürüsünün olmadığı bir toplum inşa etme pratiği için bir rehber haline gelmiştir.<a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a></p>
<p>Karl Marks’ın oluşturduğu tarih teorisini Nejat Muallimoğlu’nun editörlüğünde derlenen “Bütün Yönleri ile Komünizm” kitabında şu şekilde ifade edilir: <em>“Marks tarih teorisini sadece spekülatif bir faraziye, kahince bir ifşaat veya ihtilalcilerin ellerinde sadece oportünist bir silah olarak kullanılması için ortaya atmadı. Marks’ın indinde bu teori, tarihi gerçeklerin araştırılması neticesinde ortaya çıkan kanunların tatbiki ve ilmi olarak genelleştirilmesidir.”</em><a href="#_ftn5" name="_ftnref5">[5]</a> Burada söylenmek istenen, insanın tarihi değiştirdiği ancak bu değişim sırasında kendisinin de değiştiğidir. Kısaca bütün tarih, insan doğasının devamlı bir değişiminden başka bir şey değildir. Marks’a göre tarihin teorize edilmesi aynı zamanda edinilen teoriden hareketle bizzat yaşanılan tarihin kavranılabileceğidir. Marks’ın tarih bilimine verdiği önemin sebebi geçmişin bilimsel incelenmesiyle yaşanılan tarihsel kesitin kavranılması ve geleceğin inşasıdır. Süreklilik arz eden bu ilişki Marks tarafından kapsamlı bir şekilde ortaya konur.<a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/karl-marks.jpg"><img class="td-modal-image wp-image-588 size-full alignright" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/karl-marks.jpg?resize=207%2C243" alt="karl-marks" width="207" height="243" data-recalc-dims="1" /></a></p>
<p>“Tarih” bilimini ele alırken çokça kullanacağımız materyalizmin ne olduğunu da bilmek gerekir ve tabi ki de materyalizmi “diyalektik materyalizm” olarak ele almalıyız. Diyalektik materyalizm kısaca şöyle özetlenebilir:</p>
<p><em>“Evrenin temel ilkesi, devinim halindeki maddedir. Bu madde, çelişmelerden geçerek, niceliksel ve niteliksel değişimlere, dönüşümlere uğrayarak tüm varlıkları oluşturmuştur.  Varlık sürekli bir değişim ve dönüşüm halindedir. Değişmelerin temelinde karşıtlıklar vardır. Her şey, kendi karşıtını içinde taşır. Kendini yadsıyarak karşıtına, karşıtını yadsıyarak yeni bir aşamaya ulaşır. Böylece varlığın değişimleri, gelişme ve yeni bir varlığa dönüşme biçiminde, yaratıcı değişimlerdir. Bu bir evrim niteliği değil, devrim niteliği taşır.”</em><a href="#_ftn6" name="_ftnref6">[6]</a></p>
<p><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/hegel.jpg"><img class="td-modal-image alignleft wp-image-589 size-thumbnail" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/hegel-150x150.jpg?resize=150%2C150" alt="hegel" width="150" height="150" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/hegel.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/hegel.jpg?zoom=2&amp;resize=150%2C150&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/hegel.jpg?zoom=3&amp;resize=150%2C150&amp;ssl=1 450w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" data-recalc-dims="1" /></a>Marksizm yalnızca tarihsel materyalizm değildir. Marks, Hegel’in “diyalektik” anlayışını geliştirir ve diyalektiği maddeci bir biçimde ele alır. Marks, sayısız örneklerle, bir toplumun değişim yasalarının ne olduğunu açıklığa kavuşturur, her büyük politik rejimin, çelişkilerin gelişi ve çözüm mekanizmasıyla doğup geliştiğini ve son bulduğunu gösterir.</p>
<p><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/siyasal-dusunceler-tarihi.jpg"><img class=" td-modal-image alignright wp-image-587 size-full" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/siyasal-dusunceler-tarihi.jpg?resize=300%2C434" alt="siyasal-dusunceler-tarihi" width="300" height="434" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/siyasal-dusunceler-tarihi.jpg?w=300&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2015/08/siyasal-dusunceler-tarihi.jpg?resize=207%2C300&amp;ssl=1 207w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a>Alaeddin Şenel, “Siyasal Düşünceler Tarihi” adlı kitabında insanlığın tarihini “Düşünce Tarihi” terimiyle ele alır.<a href="#_ftn7" name="_ftnref7">[7]</a> Bunun nedeni asıl gelişmenin canlının beyninde, yani düşüncesinde olmasıdır. Canlıların arasında insan türünü diğer türlerden ayıran doğa karşısında zorluklarla mücadelesi ve en nihayetinde diğer canlı türlerinden sıyrılıp düşüncesini geliştirdikten sonra kendi türü içinde siyasal düşünce düzleminde verdiği mücadeledir.</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> Edward Hallett Carr, Tarih Nedir?, İletişim Yayınları, 9. b. İstanbul, 2006, s. 10 – 11.</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Carr, 35.</p>
<p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Maurice Cornforth, Tarihsel Materyalizm, Sarmal Yayınevi, İstanbul, s. 20.</p>
<p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Cornforth, 19.</p>
<p><a href="#_ftnref5" name="_ftn5">[5]</a> Nejat Muallimoğlu (Editör), Bütün Yönleri ile Komünizm, Muallimoğlu Yayınları, 1. b. İstanbul, 1976, s. 43.</p>
<p><a href="#_ftnref6" name="_ftn6">[6]</a> Füsun Altıok, Niçin Diyalektik, Aydın Yayınevi, İzmir, 1980, s. 8.</p>
<p><a href="#_ftnref7" name="_ftn7">[7]</a> Alaeddin Şenel, Siyasal Düşünceler Tarihi, Bilim ve Sanat Yayınları, İstanbul, 2011.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/tarih-nedir-sorusunun-yaniti-ve-tarihsel-materyalizm/">“Tarih Nedir?” Sorusunun Yanıtı ve “Tarihsel Materyalizm”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/tarih-nedir-sorusunun-yaniti-ve-tarihsel-materyalizm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">585</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
