<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Bizans &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/bizans/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 Mar 2016 15:32:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Galata Kulesi&#8217;nden İstanbul</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/galata-kulesinden-istanbul/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/galata-kulesinden-istanbul/#comments</comments>
				<pubDate>Thu, 17 Mar 2016 15:30:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Aycan Arıcan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Mimari]]></category>
		<category><![CDATA[Bizans]]></category>
		<category><![CDATA[Bizans mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Kule]]></category>
		<category><![CDATA[Galata]]></category>
		<category><![CDATA[Galata Kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[Haliç]]></category>
		<category><![CDATA[Hezarfen]]></category>
		<category><![CDATA[Hezarfen Ahmet Çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[İsa Kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Boğazı]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul manzarası]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul panoraması]]></category>
		<category><![CDATA[Karaköy]]></category>
		<category><![CDATA[mimari eser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=2722</guid>
				<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yıl, çalıştığım kurum ile birlikte İstanbul’un tarihi güzelliklerinden biri olan Galata Kulesi’ni ziyaret etme fırsatı buldum.  Kurumumuzca gönüllü olarak,  İstanbul’un semtlerinden birindeki ilköğretim öğrencilerini tur rehberimiz eşliğinde Galata Kulesi’ne götürdük. Öncelikle, kule hakkında genel bilgiler vermek istiyorum&#8230; İstanbul’un mimari ve tarihi güzelliklerinden biri olan Galata Kulesi’nin ne zaman yapıldığına dair kesin bir bilgi olmamakla [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/galata-kulesinden-istanbul/">Galata Kulesi&#8217;nden İstanbul</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yıl, çalıştığım kurum ile birlikte İstanbul’un tarihi güzelliklerinden biri olan <strong>Galata Kulesi</strong>’ni ziyaret etme fırsatı buldum.  Kurumumuzca gönüllü olarak,  İstanbul’un semtlerinden birindeki ilköğretim öğrencilerini tur rehberimiz eşliğinde Galata Kulesi’ne götürdük. Öncelikle, kule hakkında genel bilgiler vermek istiyorum&#8230;</p>
<p>İstanbul’un mimari ve tarihi güzelliklerinden biri olan Galata Kulesi’nin ne zaman yapıldığına dair kesin bir bilgi olmamakla beraber imparator lustianos zamanında 507 yılında inşa edildiği bilinmektedir. Ayrıca Galata Kulesi’ni, Cenevizliler “İsa Kulesi”, Bizanslılar ise “Büyük Kule” olarak anmalarıyla birlikte kuleye günümüzdeki yakın şeklini Cenevizliler vermiştir. Kule, 1509 depreminde büyük zarar görmüş ve Osmanlı mimarı Hayrettin tarafından onarılmıştır. Türklerin eline geçtikten sonra hemen hemen her yüzyıl yenilenmiş ve tamir edilmiştir. Buna ek olarak Galata Kulesi, 16.yüzyılda Kanuni döneminde, Kasımpaşa tershanelerinde çalıştırılan Hristiyan savaş esirleri için hapishane olarak kullanılmıştır. 16.yüzyılın sonlarında ise, Müneccimbaşı Takuyyeddin Efendi tarafından kulenim tepesine bir rasathane kurulmuş ancak sonradan 3. Murat bu hapishaneyi kapatmış ve kule yeniden hapishaneye dönüştürülmüştür.  17.yüzyıla gelindiğinde artan yangınlar nedeniyle,  yangın gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır.</p>
<figure id="attachment_2724" aria-describedby="caption-attachment-2724" style="width: 640px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/galata-kulesi.jpg" rel="attachment wp-att-2724"><img class=" td-modal-image wp-image-2724 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/galata-kulesi.jpg?resize=640%2C854" alt="İstanbul’un mimari ve tarihi güzelliklerinden biri olan Galata Kulesi’nin ne zaman yapıldığına dair kesin bir bilgi olmamakla beraber imparator lustianos zamanında 507 yılında inşa edildiği bilinmektedir." width="640" height="854" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/galata-kulesi.jpg?w=640&amp;ssl=1 640w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/galata-kulesi.jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2724" class="wp-caption-text">İstanbul’un mimari ve tarihi güzelliklerinden biri olan Galata Kulesi’nin ne zaman yapıldığına dair kesin bir bilgi olmamakla beraber imparator lustianos zamanında 507 yılında inşa edildiği bilinmektedir.</figcaption></figure>
<p>17. yüzyılın ilk yarısında 4. Murat döneminde 1628 yılında; Hezarfen Ahmet Çelebi, tahtadan yaptırdığı kanatlarıyla Galata Kulesi’nden Üsküdar’da benim de ilkokulu okuduğum adını bu uçuştan alan,  Hezarfen Ahmet Çelebi İlkokulu&#8217;nun olduğu, Doğancılar bölgesine uçuşunu gerçekleştirmiştir. Üçüncü Selim zamanında; Galata Kulesi onartıldıktan sonra, Kule’nin üst katına bir cumba eklenmiştir ve 1831’de kule bir yangın daha geçirdiği için, 2. Mahmut;  Kule’nin üzerine iki kat daha çıkar ve külah biçiminde olan ünlü dam örtüsüyle Kule’nin tepesini kapattırır. Üstelik, onarımla alakalı olarak, Pertev Paşa’nın bir de yazıtı Kule’ye yerleştirilmiştir. 1875 yılında ise kuvvetli bir fırtınadan sonra, Kule’nin tepesindeki çatı uçar ve daha sonra 1960 yılında tekrardan onartılmıştır. Bunlara ek olarak, kulenin dış çapı 16.45 metre, iç çapı ise 8.95 metredir. Duvar kalınlığı da 3.75 metre civarındadır.</p>
<figure id="attachment_2726" aria-describedby="caption-attachment-2726" style="width: 896px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/istanbul-manzarasi.jpg" rel="attachment wp-att-2726"><img class=" td-modal-image wp-image-2726 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/istanbul-manzarasi.jpg?resize=640%2C480" alt="17. yüzyılın ilk yarısında 4. Murat döneminde 1628 yılında; Hezarfen Ahmet Çelebi, tahtadan yaptırdığı kanatlarıyla Galata Kulesi’nden Üsküdar’da Doğancılar bölgesine uçuşunu gerçekleştirmiştir." width="640" height="480" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/istanbul-manzarasi.jpg?w=896&amp;ssl=1 896w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/istanbul-manzarasi.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2726" class="wp-caption-text">17. yüzyılın ilk yarısında 4. Murat döneminde 1628 yılında; Hezarfen Ahmet Çelebi, tahtadan yaptırdığı kanatlarıyla Galata Kulesi’nden Üsküdar’da Doğancılar bölgesine uçuşunu gerçekleştirmiştir.</figcaption></figure>
<p>Bu bilgilerden anlaşıldığı kadarıyla, Galata Kulesi’nin yüzyıllara yayılan geniş bir tarihi dönemlik geçmişi olduğunu ve peş peşe,  pek çok amaçla kullanıldığını, doğal afetlerde zarar gördüğünü ancak sürekli onarılarak şimdiki görünümüyle günümüze dek, geldiğini görüyoruz. Şimdi de, İstanbul’un en merkezi bölgelerinden birinde yer edinen mimari güzelliğimiz olan Galata Kulesi’ni gezme serüvenimi anlatmaya başlayayım&#8230;</p>
<figure id="attachment_2727" aria-describedby="caption-attachment-2727" style="width: 725px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/istanbul-panoraması.jpg" rel="attachment wp-att-2727"><img class=" td-modal-image wp-image-2727 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/istanbul-panoraması.jpg?resize=640%2C480" alt="Galata Kulesi, İstanbul’un en merkezi bölgelerinden birinde yer edinen mimari güzelliğimizdir." width="640" height="480" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/istanbul-panoraması.jpg?w=725&amp;ssl=1 725w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/istanbul-panoraması.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2727" class="wp-caption-text">Galata Kulesi, İstanbul’un en merkezi bölgelerinden birinde yer edinen mimari güzelliğimizdir.</figcaption></figure>
<p>Galata Kulesi’nin girişinde asansöre binmek  için  özellikle  de  haftasonu  gittiyseniz  sıra  beklemeniz  kaçınılmazdır&#8230; Kule 66.90 metre yüksekliğinde olduğu için çıkışta merdiven kullanımı pek tercih edilmemektedir.  Sıramız geldikten sonra asansöre bindik ve 7. kata çıktık. Bu katın duvarlarında kulenin geçmişine ve tarihine dair anlatımlar ve Hezarfen Ahmet Çelebi’nin resmini görüyorsunuz.  Son iki kata asansörle çıkılamadığı için,  kulenin merdivenlerinden İstanbul Boğazı’nı ve tarihi yarımadayı, köprüleri ve pek çok mimari yapıyı, manzarasından büyük keyif alarak göreceğiniz balkona,  kuleyi ziyaret edenlerin oturup bir şeyler içmesi için kullanılan cafeteryanın içinden çıkıyorsunuz.</p>
<p>Kulenin tam karşısında yangın kulesi olan Beyazıt Kulesi’ni görüyorsunuz.</p>
<p>Aynı hizadan baktığınızda insanların balık tuttuğu, altındaki balıkçı restaurantlarının şenlendirdiği ve Eminönü ile Karaköy’ü birbirine bağlayan Galata köprüsünün, Haliç köprüsünün yanı sıra bu açıdan karşıya baktığınızda altı minaresiyle dikkat çeken Sultanahmet Camii ve dört minareye sahip Süleymaniye Camii’ni görürsünüz.</p>
<p>Üstelik, tarihi yarımadanın önemli yapıları olan Topkapı Sarayı’nı, Sarayburnu’nu ve Ayasofya Camii’de Galata Kulesi’nden çok net bir şekilde görülmektedir. Balkonun bu açısından sağa doğru yürüdüğünüzde Haliç manzarası Karaköy’ün içi, ara sokaklarda kendine yer edinmiş, Hristiyanlara özgü mimariye sahip Eski İngiliz Hastanesi gözükmektedir. Sola doğru devam ettiğinizde İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında yer alan Üsküdar Salacak Sahil’ini görüyorsunuz. Sol taraftan devam ettiğiniz de Tophane Karaköy içinde yer alan İstanbul Modern’i, Kılıç Ali Paşa Camii’ni, Tophane Meydanı’nı, iki kıtayı birbirine bağlayan Boğaziçi Köprüsü’ gözüküyor. Aynı açıdan biraz daha ilerlediğiniz de, İstanbul Boğazı’nın ortasında yer edinen Kız Kulesi’ni az da olsa görme imkanına sahip oluyorsunuz.</p>
<p>Kuleden aşağıya inerken asansör değil merdivenleri tercih ettik. Merdivenler, duvar ve tavanın arası oldukça dar bir mesafede olmasına rağmen merdivenlerden inerken kendinizi Osmanlı dönemlerindeki tarihlerde yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz.</p>
<figure id="attachment_2725" aria-describedby="caption-attachment-2725" style="width: 768px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/halic-manzarasi.jpg" rel="attachment wp-att-2725"><img class=" td-modal-image wp-image-2725 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/halic-manzarasi.jpg?resize=640%2C480" alt="Eminönü ile Karaköy’ü birbirine bağlayan Galata köprüsünün, Haliç köprüsünün yanı sıra bu açıdan karşıya baktığınızda altı minaresiyle dikkat çeken Sultanahmet Camii ve dört minareye sahip Süleymaniye Camii’ni görürsünüz." width="640" height="480" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/halic-manzarasi.jpg?w=768&amp;ssl=1 768w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/03/halic-manzarasi.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-2725" class="wp-caption-text">Eminönü ile Karaköy’ü birbirine bağlayan Galata köprüsünün, Haliç köprüsünün yanı sıra bu açıdan karşıya baktığınızda altı minaresiyle dikkat çeken Sultanahmet Camii ve dört minareye sahip Süleymaniye Camii’ni görürsünüz.</figcaption></figure>
<p>Galata Kulesi’nin yüksekliğinden dolayı, güzel ve detaylı olarak İstanbul manzaralarının  fotoğraflarını  çekmek  mümkündür..Galata  köprüsünü  üstten  denizle  bütünleşmiş  halini  fotoğraflayabiliyorsunuz  ya  da  Süleymaniye  ve Sultanahmet camilerinin olduğu bölgeyi aynı kare içinde birleştirerek fotoğraf alabiliyorsunuz. Kulenin balkonundaki demirlere martılar konduğunda arkadaki İstanbul Boğazı manzarası ile bütünleşerek hoş bir fotoğraf malzemesi oluşturuyor. Bunun dışında denizin üstünde bir yakadan diğer yakaya geçmekte olan vapurlar, motorlar yukarıdan insan üstünde harika bir manzara izlenimi uyandırmaktadır.</p>
<p>Son olarak, eğer hala gitmediyseniz tüm İstanbul’a tepeden bakarak, kendinizi göklerin üstünde hissetmek adına önemli  bir  mimari  yapımız  olan  Galata  Kulesi’ni  ziyaret  etmenizi,  oradan  İstanbul’un  tarihi  yapılarını,  köprüleri, balıkçıları,  İstanbul  Boğazı’nı  fotoğraflayarak  odanızın  duvarına  asmanızı  tavsiye  ederim.</p>
<p>Sanatla kalın&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/galata-kulesinden-istanbul/">Galata Kulesi&#8217;nden İstanbul</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/galata-kulesinden-istanbul/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2722</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bizans Kurşun Mühürleri</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/bizans-kursun-muhurleri/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/bizans-kursun-muhurleri/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 02 Jan 2016 15:38:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Umut Kardaşlar]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[arkeolog]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Arkeoloji Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[balmumu mührü]]></category>
		<category><![CDATA[Bizans]]></category>
		<category><![CDATA[Bizans dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Bizans İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Bizans kurşun mührü]]></category>
		<category><![CDATA[Bizans mührü]]></category>
		<category><![CDATA[boulloterion]]></category>
		<category><![CDATA[ikonoklast]]></category>
		<category><![CDATA[ikonoklast dönem]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Arkeoloji Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Khrysoboullon]]></category>
		<category><![CDATA[kurşun mühür]]></category>
		<category><![CDATA[mühür]]></category>
		<category><![CDATA[Preslav kazıları]]></category>
		<category><![CDATA[tarih öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[tarih öncesi çağlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1542</guid>
				<description><![CDATA[<p>Mühürler, tarih öncesi çağlardan günümüze kadar aidiyet bildirmek için kullanmıştır. Mühür, hem baskı yapan alete aynı zamanda basıldığı yerde çıkan ize verilen isimdir. İlk mühürler kilden, taştan ve kemikten yapıldığı bilinmektedir. Zamanla metal mühür kullanımı da yaygınlaşmıştır. Roma döneminde genellikle demir yüzük şeklindeki mühürlerin yanı sıra altın yüzük üzerine kazınmış olanlar kullanılmıştır. Mühürler balmumu üzerine [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bizans-kursun-muhurleri/">Bizans Kurşun Mühürleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Mühürler, tarih öncesi çağlardan günümüze kadar aidiyet bildirmek için kullanmıştır. Mühür, hem baskı yapan alete aynı zamanda basıldığı yerde çıkan ize verilen isimdir. İlk mühürler kilden, taştan ve kemikten yapıldığı bilinmektedir. Zamanla metal mühür kullanımı da yaygınlaşmıştır. Roma döneminde genellikle demir yüzük şeklindeki mühürlerin yanı sıra altın yüzük üzerine kazınmış olanlar kullanılmıştır. Mühürler balmumu üzerine basılmakla birlikte M.S 1.yy’dan itibaren kurşun mühürler kullanılmaya başlanmıştır (Bulgurlu, 2007, s. 8)</p>
<figure id="attachment_1548" aria-describedby="caption-attachment-1548" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Romanos-tasvirinin-arka-yüzü.jpg" rel="attachment wp-att-1548"><img class=" td-modal-image wp-image-1548 size-medium" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Romanos-tasvirinin-arka-yüzü-300x281.jpg?resize=300%2C281" alt="Romanos tasvirinin arka yüzü" width="300" height="281" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Romanos-tasvirinin-arka-yüzü.jpg?resize=300%2C281&amp;ssl=1 300w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Romanos-tasvirinin-arka-yüzü.jpg?w=304&amp;ssl=1 304w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1548" class="wp-caption-text">Romanos tasvirinin arka yüzü</figcaption></figure>
<p><strong>Malzeme</strong></p>
<p>Bizans mühürleri sadece kurşundan ibaret değildi. Altın, gümüş ve balmumundan yapılmış mühür örnekleri de mevcuttur. Balmumundan yapılan mühürler şüphesiz çullanılmaları dolayısıyla, bozulan malzemeden yapıldıkları için günümüze ulaşamamıştır (Bulgurlu, 2007, s. 15). 1200’lü yıllarda Anadolu’da görülen Türk akınları ile İmparatorluk topraklarının büyük oranda kaybedilmesi kurşun mühür örneklerinin azalmasına neden olmuştur (Tekocak, 2010, s. 114). İmparatorların vakıfları ile ilgili fermanlarında altın mühürlerin kullanıldıkları bilinmektedir. Bu mühürlere ve bunlarla mühürlenmiş fermanlara “Khrysoboullon” denirdi.  Khrysoboullon’ların ağırlıkları, fermanın konusuyla, mektubu alacak kişinin önemine göre ayarlanıyordu. Örneğin: Papa ve yabancı krallar için 2 altın sikke ağırlığında(   9gr.) İskenderiye, Antakya ve Kudüs patrikleri için 3 altın sikke ağırlığında, Abbasi halifeleri ve Mısır sultanları için 4 altın sikke ağırlığında mühürler kullanılırdı (Oikonomides, 1985, s. 6).</p>
<figure id="attachment_1549" aria-describedby="caption-attachment-1549" style="width: 255px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Tahtta-oturan-Haz.-İsa-figürü.jpg" rel="attachment wp-att-1549"><img class=" td-modal-image wp-image-1549 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Tahtta-oturan-Haz.-İsa-figürü.jpg?resize=255%2C251" alt="Tahtta oturan Haz. İsa figürü" width="255" height="251" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1549" class="wp-caption-text">Tahtta oturan Haz. İsa figürü</figcaption></figure>
<p><strong>Üretim</strong></p>
<p>Kurşun mühür kullanımı için her şeyden önce boş pulların hazırlanması gerekmektedir, iki parçadan oluşan taş kalıplar içine yapılan yuvalara, eritilen kurşun dökülmektedir. Ortasından bir kanalın geçirildiği bu iki parça üst üste getirilip, kanal yerinden bir ip veya tel geçirilirdi, İp ya da tel çıkarılınca kanal yeri boş kalırdı. Günümüze ulaşmış birkaç adet taş kalıp bulunmaktadır. Bunlardan biri Korinthos kazılarında, iki tanesi Preslav kazılarında bulunmuştur. Ayrıca İstanbul Arkeoloji Müzesi bünyesinde de bir adet taş kalıp bulunmaktadır (Bulgurlu,2007, syf,17).</p>
<figure id="attachment_1547" aria-describedby="caption-attachment-1547" style="width: 292px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Pantokraor-Hz.-isa-tasviri.jpg" rel="attachment wp-att-1547"><img class=" td-modal-image wp-image-1547 size-medium" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Pantokraor-Hz.-isa-tasviri-292x300.jpg?resize=292%2C300" alt="Pantokraor Hz. isa tasviri" width="292" height="300" srcset="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Pantokraor-Hz.-isa-tasviri.jpg?resize=292%2C300&amp;ssl=1 292w, https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Pantokraor-Hz.-isa-tasviri.jpg?w=396&amp;ssl=1 396w" sizes="(max-width: 292px) 100vw, 292px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1547" class="wp-caption-text">Pantokraor Hz. isa tasviri</figcaption></figure>
<p>Bizans döneminde mühür kullanan herkesin kendine ait “boulloterion”  denilen bir aleti vardı. Bunlar demirden, penseye benzeyen aletlerdir, her iki birer silindirik bölüm vardır. Kapandığında birbirine değen bu silindirik bölümlerin iç yüzeylerinde negatif olarak kazınmış yazı veya figürler matrisler oluşturur ve bu da mührün baskısını tamamlardı. Her mühre özel yapılan boulloterionlar, demirden yapılmalarından dolayı oksitlenme ve sahiplerinin ölümü sonrası bilerek kırılmasından dolayı oldukça nadirdirler (Oikonomides, 1985, s.,4).</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_1544" aria-describedby="caption-attachment-1544" style="width: 210px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Boulletrion.jpg" rel="attachment wp-att-1544"><img class=" td-modal-image wp-image-1544 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Boulletrion-210x300.jpg?resize=210%2C300" alt="Boulletrion" width="210" height="300" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Boulletrion.jpg?resize=210%2C300&amp;ssl=1 210w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/Boulletrion.jpg?w=393&amp;ssl=1 393w" sizes="(max-width: 210px) 100vw, 210px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1544" class="wp-caption-text">Boulletrion</figcaption></figure>
<p><strong>Kullanım Alanları</strong></p>
<p>Mührün iki işlevi vardır, biri özel mektupların gizliliğini korumak, diğeri ise mühürlü evrakın geçerli ve hakiki olduğunu ispat etmektir. İmparatorlar, resmi ve kıdemli kişilerle olan yazışmaları ve fermanlarında altın mühür, imparator ailesine mensup yöneticiler ise gümüş mühür kullanırdı. Ancak akraba ve arkadaşlarıyla olan özel yazışmalarında kurşun mühür kullanırdı ve günümüze en çok bu tip imparator mührü ulaşmıştır (Bulgurlu, 1998, s. 215). Kullanımı; Gizlilik gerektiren mühürlerde mektup birkaç kere katlanır, iki ucuna kordon bağlanır ve daha sonra ipin iki ucu kurşun mührün  kanalından geçirilerek ve kanalın içine balmumu dökülerek sabitleştirilirdi. Böylece mührü koparmadan açmak mümkün olamazdı (Bulgurlu, 2007, s. 18).</p>
<figure id="attachment_1546" aria-describedby="caption-attachment-1546" style="width: 199px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/İmparatoriçe-tasviri.jpg" rel="attachment wp-att-1546"><img class=" td-modal-image wp-image-1546 size-medium" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/İmparatoriçe-tasviri-199x300.jpg?resize=199%2C300" alt="İmparatoriçe tasviri" width="199" height="300" srcset="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/İmparatoriçe-tasviri.jpg?resize=199%2C300&amp;ssl=1 199w, https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/İmparatoriçe-tasviri.jpg?w=345&amp;ssl=1 345w" sizes="(max-width: 199px) 100vw, 199px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1546" class="wp-caption-text">İmparatoriçe tasviri</figcaption></figure>
<p><strong>Boyutları Ve Biçim</strong></p>
<p>Bizans kurşun mühürlerinin çapları 10 mm &#8211; 80 mm arasında değişmektedir; ancak çoğu zaman 20 &#8211; 35 mm arasındadır. Boyutlarının önem derecesine ilişkin bir bilgi yoktur. Çünkü memur ve imparator mühürleri neredeyse aynı büyüklüktedir. Ancak patriklere gönderilen mühürler 50 &#8211; 70 mm çapı arasındadır. Yuvarlak olmakla birlikte üzerinde genellikle önyüzleri figürlü arka yüzleri ise yazılıdır. Tasvirler genellikle dini figürler içerir, sadece ikonoklast dönemde figür yerine haç kullanıldığı görülmektedir (Bulgurlu, 2007, s. 19).</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bizans-kursun-muhurleri/">Bizans Kurşun Mühürleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/bizans-kursun-muhurleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1542</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
