<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>an &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/an/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2017 08:13:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Bir An, Bir Eylem, Tam Uyku</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/bir-an-bir-eylem-tam-uyku/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/bir-an-bir-eylem-tam-uyku/#respond</comments>
				<pubDate>Tue, 26 Jan 2016 11:09:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Nihan Vardar]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[an]]></category>
		<category><![CDATA[eylem]]></category>
		<category><![CDATA[Frida]]></category>
		<category><![CDATA[Frida Kahlo]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1934</guid>
				<description><![CDATA[<p>Rüzgar ılık ılık esiyor,  bazen nefes almayı güçleştiriyordu. Üzerindeki pikeyi bile istemedi. Kalktı pencereden dışarı baktı, deniz şıpırdıyordu, aldırmadı, içeri dönüp klimayı açtı, içi dışı serinlerdi böylece. Üzerinde,  etrafında hiçbir şey istemiyordu. Oysa hava nasıl olursa olsun sımsıkı sarılıp uyumaz mıydı ona ? Olsun şimdi istemiyordu. Yatağa uzanıp bir şeyler okumaya başladı  arada kısa konuşmalar [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bir-an-bir-eylem-tam-uyku/">Bir An, Bir Eylem, Tam Uyku</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Rüzgar ılık ılık esiyor,  bazen nefes almayı güçleştiriyordu. Üzerindeki pikeyi bile istemedi. Kalktı pencereden dışarı baktı, deniz şıpırdıyordu, aldırmadı, içeri dönüp klimayı açtı, içi dışı serinlerdi böylece. Üzerinde,  etrafında hiçbir şey istemiyordu. Oysa hava nasıl olursa olsun sımsıkı sarılıp uyumaz mıydı ona ? Olsun şimdi istemiyordu. Yatağa uzanıp bir şeyler okumaya başladı  arada kısa konuşmalar yapıyorlardı o kadar. Sinirleniyorlardı birbirlerine belli etmeden. Ne konuştuklarını bile anlamıyorlardı aslında anlatmıyorlardı, sadece kaçıyorlardı gerçek cevaplardan gerçek hikayeden yaşadıkları anları bir hikaye yazarının kurmaca metnine dönüştürmüşlerdi ve bu rahatsız edici hal iç gıcıklıyordu ve sürekli tedirginlik yaşatıyordu.’’ <em>Acaba beni bırakır mı? Yok bana kıyamaz.’’ Öyle bir kıyar ki göreceksin.</em></p>
<p>Yarı çıplak halde uzandı yatağa, klimaya rağmen içi serinlememişti, yalnızca uzun bir uyku istiyordu.’’ İyi geceler. ’’Sırtını döndü, uyumaya çalışıyordu ki ensesinde sıcak bir nefes hissetti. Alkolün etkisidir deyip önemsemedi derken gittikçe sertleşen dokunuşlar başladı. Hayır dedikçe üzerine geliyordu. <em>Allahım çıldırmış olmalıydı. Biz denen şey bu değildi.</em> Biz olduysalar da tam da şimdi yok olmak üzereydiler.<em>’’ Buna katlanabilir miyim?  Yok yok olmaz olmaz.’’</em></p>
<figure id="attachment_1936" aria-describedby="caption-attachment-1936" style="width: 225px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/koku.jpg" rel="attachment wp-att-1936"><img class=" td-modal-image wp-image-1936 size-medium" src="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/koku-225x300.jpg?resize=225%2C300" alt="Nihan Vardar'ın kaleminden &quot;Bir An, Bir Eylem, Tam Uyku&quot; adlı hikaye." width="225" height="300" srcset="https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/koku.jpg?resize=225%2C300&amp;ssl=1 225w, https://i0.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/01/koku.jpg?w=229&amp;ssl=1 229w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-1936" class="wp-caption-text">Nihan Vardar&#8217;ın kaleminden &#8220;Bir An, Bir Eylem, Tam Uyku&#8221; adlı hikaye.</figcaption></figure>
<p>Sesini çıkarmadan bekledi. Rüzgar gibi ağladı, deniz gibi damladı ama sesi çıkmadı. Biz olacaklardı sabretmeliydi. Kasıkları morarıncaya dek sabretti.  Artık o istediği uzun uykuyu uyuyabilirdi, uyumadı. Yanında arkasını döner dönmez uyuyan ve horuldamaya başlayan adama dikkatlice baktı. Sessizce kalktı yataktan, banyoya gitti aynaya baktı uzun uzun. Sonra bir an aynanın önündeki tıraş bıçağına ilişti gözü ona da uzun uzun baktı ve eline alıp saçlarını kesmeye başladı bir yandan ağlıyor bir yandan kesiyordu. Upuzun, pırıl pırıl, dümdüz saçları vardı hani onun da çok sevdiği, okşarken kendinden geçtiği. Hani yoktu işte. İşini bitirdi zafer kazanmış bir edayla gülümsedi, cezalandırıyordu onu. Ne demişti’’ Benim de içimde böyle bir hayvan varmış işte yıllardır. Şimdi ortaya çıktı.’’ sonra derin uykuya dalmıştı. Her şey bu kadar basitti. ‘’Bir an, bir eylem ve uyku. Yani yarı ölüm.’’</p>
<p>Sessizce giyindi, otel odasından çıktı. Cırcırböceklerinin sesi ve sincap tıkırtısından başka bir şey duyulmuyordu. İçecek bir şeyler alıp sahildeki şezlonglardan birine oturdu. Ay ışığında seçebildiği kadar etrafında gezinen kedileri görebiliyordu o kadar Bağıra bağıra şarkı söyledi, içti, ağladı.’’ Ne olacaktı şimdi?’’ Her aynaya baktığında bu geceyi hatırlayacaktı…</p>
<p>Yavaş yavaş gün ilk ışıklarını göstermeye başladı alı, moru, yeşili, kuş sesleriyle birlikte aman ne güzel bir sabahtı.  Bir an boşta bulunup elini saçına attı, kısacıktı. Oysa banyonun zeminini kaplıyordu saçları ve kıvrılmış yatan koskocaman  bir kedi kadardı son baktığında.</p>
<p>Güneş gözünü acıtmaya başlamıştı. Etrafı bulanık görüyordu, kalktı, bir an sendeledi derken toparlandı ve yürümeye başladı. İskelenin ucuna geldiğinde dizlerinin üzerine çöktü ve suda kendini gördü. Saçları hiç fena sayılmazdı uzun uzun baktı kendine eliyle bir iki havalandırdı gerçekten iyi görünüyordu. Kendisini seyrederken birden arkasında bir gölge belirdi, o gelmişti. Eğildi sımsıkı sarıldı acıyordu ona oysa acınacak bir hali yoktu. Ona doğru döndü, yüzünü elledi uzun uzun, ezberinde olduğundan farklı gölgeler vardı yüzünde. Neden? Dün geceden beri ne değişmişti? ‘’<em>Biz</em>’’ dedi ‘’<em>dün gece öldük</em>’’ kulağına eğilip.’’ <em>Sen öldürdün’</em>’ ve cebinden çıkardığı tıraş bıçağıyla şah damarını kesti. ‘’<em>İşte yeniden gerçek biz olduk.</em> ‘’fısıldadı. <em>‘’Bir an, bir eylem, tam uyku.’’</em></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bir-an-bir-eylem-tam-uyku/">Bir An, Bir Eylem, Tam Uyku</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/bir-an-bir-eylem-tam-uyku/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1934</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Carpe Diem</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/carpe-diem/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/carpe-diem/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 10 Jan 2016 22:52:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[İmran Durgun]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[an]]></category>
		<category><![CDATA[anı yakalamak]]></category>
		<category><![CDATA[anı yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[carpe diem anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[carpe diem nedir]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[gününü yaşa]]></category>
		<category><![CDATA[Hortoius]]></category>
		<category><![CDATA[Latin edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zaman kavramı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=1674</guid>
				<description><![CDATA[<p>Carpe diem; “anı yaşamak”, “anı yakalamak”, “günü yaşamak” anlamlarına gelmektedir. Farklı birçok anlamı olmasa da aslında birçok kişi tarafından farklı anlamlar içermektedir. Latin edebiyatının ünlü isimlerinden Hortoius’un bir yazısında ve felsefesinde bahsettiği gibi “ günü yakalamak”… Belki de bu iki kelimenin anlamı bunda gizliydi. “günü yakala”… İki kelime ile anlatılmak istenen tam da buydu. Kimileri [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/carpe-diem/">Carpe Diem</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Carpe diem; “anı yaşamak”, “anı yakalamak”, “günü yaşamak” anlamlarına gelmektedir. Farklı birçok anlamı olmasa da aslında birçok kişi tarafından farklı anlamlar içermektedir.</p>
<p>Latin edebiyatının ünlü isimlerinden Hortoius’un bir yazısında ve felsefesinde bahsettiği gibi “ günü yakalamak”… Belki de bu iki kelimenin anlamı bunda gizliydi. “günü yakala”… İki kelime ile anlatılmak istenen tam da buydu. Kimileri için yeni bir anı yakalamak, kimileri için var olan anın değerlendirmesini sağlamak. Bazıları için ise sadece anının tadını çıkarmak. Bir bakıma özgün ve her düşüncede farklı anlamlar içeren bu kelimeler birçok kişiye göre değerlendirmekti. Anlamak isteyenleri veya anlam katmak isteyenlerin en büyük anlamlarıydı belki de carpe diem.</p>
<p>Hayal etmenizi istiyorum. Bir tual var elinizde. Doğanın, yaratıcının sizlere sunmuş olduğu eşsiz sayıda renkler siz bu renkleri mi kullanırdınız yoksa var olan renkleri karıştırarak kendi içinizde ki rengimi çıkarmayı tercih ederdiniz? Asıl duymak istediğim sizlerin içindeki renkti. Carpe diem gibi; anı yakalamak mı yoksa anı yaşamak mıydı?</p>
<p>An, zaman, dakika veya saniyelerin hiçbir şekilde geri dönüşü mümkün olmadığına göre ve herkesin değerli anları hafızalarında sır gibi saklamak istediğine göre gelin sizlerle bir oyun oynayalım. Yukarıda hayal ettiğiniz olan tualinizi ve boyalarınızı önünüze aldığınızı hayal ediniz. Elbette sizlere fırça vermeyeceğiz. Sadece elleriniz… Amaç, anı yaşamak değil miydi? İşte size an. Evrende olan tüm nimetler sizler için değil miydi? Fırçada sizin için ama önce elleriniz, parmaklarınız&#8230; Gelin ellerinizle dilediğiniz renkleri ve desenleri siz belirleyin. Anı yaşamak yerine anı sizler oluşturun. Levh-i mafuz da olan anları yaşatmaya ve yaşamaya çalışın. Sonra mı? Sadece fotoğrafını çekin. Fakat bir makine ile değil, sizlere sunulan nimetle yine doğadan evrenden ve yaratıcının nimetlerinden. Beynimiz ve gözlerimiz sadece bakın boşluğa, ortaya çıkardığınız esere ve yaşatmak istediğiniz ana bakın ve beyninize o anı kazıyın. İnanın hafızanızdan gitmeyecektir.</p>
<p>İşte anı yaşamak, anı yakalamak an yaratmak değildir. Tam aksine carpe diem yazılmış bir kaderi yaşarken unutmak istemediğiniz kişiye göre değişen olumlu veya olumsuz tüm içeriklerin fotoğrafınızı beyninizde çekmektir. Carpe diem; bir bakıma nefes almak, bir yakarış, bir af dilemedir. Kimine göre ise bir boşluk…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/carpe-diem/">Carpe Diem</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/carpe-diem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1674</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
