<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Ahmet Hamdi Tanpınar &#8211; Sanat Duvarı</title>
	<atom:link href="https://www.sanatduvari.com/etiket/ahmet-hamdi-tanpinar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sanatduvari.com</link>
	<description>Sanata Dair Paylaşımlar</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Dec 2018 23:35:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.5</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">99039141</site>	<item>
		<title>Sessizliğin Sesi</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/sessizligin-sesi/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/sessizligin-sesi/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 13 Jan 2017 05:00:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ümran Yalçın Gökboğa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Serbest Duvar]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Hamdi Tanpınar]]></category>
		<category><![CDATA[antik felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Beş Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Her Sözcük Bir Tohum]]></category>
		<category><![CDATA[mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[mitoloji dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[parapsikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Susanna Tamarro]]></category>
		<category><![CDATA[Teozofi Cemiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniyüksektepe Felsefe Derneği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=6703</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bir başkadır benim dünyam, aslında herkesin kendine göre koskoca bir dünyası vardır.  Bu dünya farklılığı da dünya görüşü farklılıklarının oluşumunu hazırlar. Zaten kendi iç dünyamızda da bu farklılıktan dolayı bir yolculuğa çıkarız. Sessizliğe doğru bir yolculuk… Haydi buyurun kendi dünyanıza yelken açmaya, nasıl mı sessizliği dinleyerek. Kendi yüreğinizdeki hazineyi keşfetmek için en büyük kazı çalışmasını [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sessizligin-sesi/">Sessizliğin Sesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Bir başkadır benim dünyam, aslında herkesin kendine göre koskoca bir dünyası vardır.  Bu dünya farklılığı da dünya görüşü farklılıklarının oluşumunu hazırlar. Zaten kendi iç dünyamızda da bu farklılıktan dolayı bir yolculuğa çıkarız. Sessizliğe doğru bir yolculuk… Haydi buyurun kendi dünyanıza yelken açmaya, nasıl mı sessizliği dinleyerek. Kendi yüreğinizdeki hazineyi keşfetmek için en büyük kazı çalışmasını yine kendiniz kendinize yönelerek yapacaksınız. ‘Bir küçük alemdir insan’</p>
<p>Bir süredir, mitoloji dersleri çalışıyorum. Mitoloji bize aslında kendimizi kazandırıyor. Ben mitoloji seminerlerinde kendi iç dünyama sessizliğin sesini dinleyerek çeşitli sembolleri okuyarak ulaşıldığını öğrendiğim vakit yalnızlıktan ve yalnız kalmaktan korkmamayı da öğrendim, diyebilirim.  Kendi dünyama açıldıkça kendimle barıştım. Daha da hoşgörülü oldum. Şamşekeri oldum diyemem; ama epey bir yol katettiğimi söyleyebilirim. Başkalarının bakışlarından yorumlarından ne söyledikleri nasıl baktıklarından kurtardığımız zaman kendimizi işte o zaman kendimizi çok daha mutlu ve huzurlu hissedeceğiz. ’Ben’ ve ‘iç dünyam‘ ile başkalarının bakışları birbirinden apayrı olacak ve o zaman daha huzurlu olacağız. Kendimizden kendi sesimizden sessizliğin sesinden korkmadığımız zaman güçlükleri aşmayı başarabileceğiz.</p>
<p>1800lü yıllarda <strong>Helena</strong> adında Rus bir kadın tarafından <strong>Teozofi Cemiyeti</strong> felsefe ve parapsikoloji üzerine çalışmalarına imza atmıştır.  Pek çok kişiye seslenip sessizliğin sesi olabilmiş; bu derneğin bugünün temsilcisi <strong>Yeniyüksektepe Felsefe Derneği</strong>&#8216;dir. Bu dernek antik felsefeyi tekrardan günümüze kazandırarak nefsimize hayata dair içsel sessiz bir yolculuğa çıkartır, bizleri. Sessizliğin sesini anlamak sessizliğin müziğini dinlemek için epey bir yolun katedilmesi gerektiğinin de bilincindeyiz.</p>
<p>Bugünün insanları sessizliğin sesinden adeta korkar olmuş durumda. Daha da doğrusu kendi sesinden kendi nefesinden bile rahatsız oluyorlar ki her odada ayrı bir televizyon ve bilgisayar var. Bu durumu eleştiren benim evimde bile aynı durum söz konusu… İletişim çağındayız ve bunlar da iletişimin olmazsa olmazı durumunda; ama peki bizlerin birbiriyle olan iletişim ve sohbetleri kaldı mı ki!? Yıllar önce bir solukta okuduğum <em>Susanna Tamarro</em>‘nun, &#8220;<strong>Her Sözcük Bir Tohum</strong>&#8221; adlı eseri de böylesine bir iletişimsizliği konu ediniyordu. Kişilerin konuşurken bile gözlerinin içine bakmadan kendilerini anlatmasından birbirini dinlememesine kadar her şeyi bu katagoride söyleyebiliriz. İletişim yüzyılında koskocaman bir iletişimsizlik ne çok üzücü… Biz modern insanoğlunun belki de en büyük sıkıntılarından biri de böylesine yıpratıcı bir iletişimsizlik içinde olmamızdır.</p>
<p>Bir süredir Ödemiş’teyim.  Buradaki komşuluk ve dostluk ilişkilerine bir şey diyemem; ama büyükşehirlerde hemen her yerde bir AVM neredeyse… Bu alışveriş merkezlerine kaçış gittikçe uzaklaşılan komşuluk sohbetler ve kendimizden kaçış aslında benliğimize sırt dönüşümüzün adıdır.</p>
<p>Sessizlikten uzaklaşmak aslında benliğimizden de kaçışın adıdır. Belki de bu yüzden birbirimizi bile dinlemekten aciziz. Ne kadarımız kitap okuyor dikkat ediyor musunuz şöyle bir etrafınıza bakarsanız  az kişinin kitap okuduğunu  göreceksiniz. Bir bakın ne kadar azımız kitap okuyor. Kitap okumak da yalnızlıkla barışmak demek, yani sessizlikle hemhal olabilmektir. Rahmetli <strong>Ahmet Hamdi Tanpınar</strong>’ın &#8220;<em>Beş Şehir</em>&#8221; adlı romanında modern zamanda mahallenin bile ne çok değiştiğinden bahseder. Eyvah ki eyvah ne çok şey değişti. Yalnızlığımız sohbetlerimiz okumalarımız yani biz!.. Sessizliğe ne çok hasretiz yani kendimize iç sesimize… Bu yüzden yaşadığımız kavgaların nedeni, korkunç iletişimsizlikler. Birbirimizi dinlerken bile aslında kimsenin kimseyi önemsememesi, her odamızda bir iletişim aracı olmasına rağmen belki de bu yüzden korkunç iletişimsizliklerimiz. Ah, sessizliğin sesi kaç kişi dinler seni!&#8230; Yani kaç kişi barışıktır benliği ile iç dünyasıyla… Kaç kişi fethetmiştir kendini ?!. Yıllar yıllar önce sınıf öğretmenimizin sesi kulaklarımda çınlıyor. &#8220;Ne olursa olun kendiniz olun, içinizdeki sesi mutlaka dinleyin…&#8221;</p>
<p>Sessizliği dinlemekten korkmamak, vicdanımızın sesinden kendimizden birbirimizden kaçmamak dileğiyle…</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/sessizligin-sesi/">Sessizliğin Sesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/sessizligin-sesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6703</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bir Radyo Tiyatrosu: Ahmet Hamdi Tanpınar’dan “Yaz Yağmuru”</title>
		<link>https://www.sanatduvari.com/bir-radyo-tiyatrosu-ahmet-hamdi-tanpinardan-yaz-yagmuru/</link>
				<comments>https://www.sanatduvari.com/bir-radyo-tiyatrosu-ahmet-hamdi-tanpinardan-yaz-yagmuru/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 23 May 2016 05:30:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Can Yasa]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Hamdi Tanpınar]]></category>
		<category><![CDATA[radyo tiyatroları]]></category>
		<category><![CDATA[radyo tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Zihni Küçümen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sanatduvari.com/?p=3750</guid>
				<description><![CDATA[<p>“Yaz Yağmuru” Ahmet Hamdi Tanpınar’ın öykülerinden biri. Öyküyü, radyo tiyatrosu için uygulayan ve yöneten Zihni Küçümen. Efekt ise Korkmaz Çakar’a ait. Oynayan sanatçılar; Toron Karacaoğlu, Tijen Par, Hale Akınlı, Tanju Tuncel, Argun Kınal, Sükan Kahraman, Celza Şipal, Cemil Şahman. Yaz Yağmuru – Ahmet Hamdi Tanpınar “Boğazın karşı yakasında bir yalıda otururum, mesleğim yazarlık. Yıl 1944. [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bir-radyo-tiyatrosu-ahmet-hamdi-tanpinardan-yaz-yagmuru/">Bir Radyo Tiyatrosu: Ahmet Hamdi Tanpınar’dan “Yaz Yağmuru”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>“<strong>Yaz Yağmuru</strong>” <strong>Ahmet Hamdi Tanpınar</strong>’ın öykülerinden biri. Öyküyü, <strong>radyo tiyatrosu</strong> için uygulayan ve yöneten <strong>Zihni Küçümen</strong>. Efekt ise Korkmaz Çakar’a ait. Oynayan sanatçılar; Toron Karacaoğlu, Tijen Par, Hale Akınlı, Tanju Tuncel, Argun Kınal, Sükan Kahraman, Celza Şipal, Cemil Şahman.</p>
<figure id="attachment_3752" aria-describedby="caption-attachment-3752" style="width: 201px" class="wp-caption alignright"><a href="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/ahmet-hamdi-tanpinar-yaz-yagmuru.jpg"><img class="wp-image-3752 size-full" src="https://i1.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/ahmet-hamdi-tanpinar-yaz-yagmuru.jpg?resize=201%2C281" alt="“Yaz Yağmuru” Ahmet Hamdi Tanpınar’ın öykülerinden biri." width="201" height="281" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-3752" class="wp-caption-text">“Yaz Yağmuru” Ahmet Hamdi Tanpınar’ın öykülerinden biri.</figcaption></figure>
<h2>Yaz Yağmuru – Ahmet Hamdi Tanpınar</h2>
<p>“Boğazın karşı yakasında bir yalıda otururum, mesleğim yazarlık. Yıl 1944. Savaş hala olanca gücüyle sürüyor. Bu yaz yalıda hizmetçi kadın Ayşe ile birlikte yalnızım. Karım ve çocuklarım… Neyse, onu sonra anlatırım.”</p>
<p>“Yağmurlu bir yaz sabahı yalıya dönüyorum. Kapıdan girince bahçede yabancı bir kadın gördüm ve şaşırdım. Şaşırdım çünkü bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında, kurumuş palmiyenin gövdesine dayalı, yüzünde her şeyden habersiz çok mutlu bir gülümseme vardı.”</p>
<p><u>Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Yaz Yağmuru öyküsü</u>, yukarıdaki sözlerle başlıyor. Yağmurun altında yalının bahçesine sığınan genç bir kadın. Yazar ve genç kadının karşılaması ile birlikte hikayeler sandıklarından birer birer çıkıyor. İçinde; kimi küçük tatlı yalanlar, geçmişin silinmeyen izleri, yeni duygular ve çocuksu mutluluklar…</p>
<figure id="attachment_3753" aria-describedby="caption-attachment-3753" style="width: 280px" class="wp-caption alignleft"><a href="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/radyo-tiyatrosu-yaz-yagmuru.jpg"><img class=" td-modal-image wp-image-3753 size-full" src="https://i2.wp.com/www.sanatduvari.com/wp-content/uploads/2016/05/radyo-tiyatrosu-yaz-yagmuru.jpg?resize=280%2C158" alt="Radyo Tiyatrosu: Yaz Yağmuru" width="280" height="158" data-recalc-dims="1" /></a><figcaption id="caption-attachment-3753" class="wp-caption-text">Radyo Tiyatrosu: Yaz Yağmuru</figcaption></figure>
<h2>Radyo Tiyatrosu: Yaz Yağmuru</h2>
<p>“Birden içim burkuldu. Hayır, daha önce kuru palmiyenin çevresine bir süs sarmalıyım. Gerçekten iradem yok, hayatıma bütün gayretimle karışmak isteyişim kendi kendimi göz hapsine almaktan ileri gitmiyor. Bu yalıda artık hep onu arayacağım. Bulabilecek miyim acaba?”</p>
<p><em>Yaz Yağmuru radyo tiyatrosu oyunu</em>, yazarın bu sözleriyle bitiyor. Kuru palmiyenin altında başlayan bu dokunaklı öykü, genç kadının vapurla ayrılışından sonra, bu sefer yazarın zihnindeki kuru palmiyenin altında noktalanıyor. Belki de noktalanmayacak, kuru palmiye yeşerene dek sürecek.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com/bir-radyo-tiyatrosu-ahmet-hamdi-tanpinardan-yaz-yagmuru/">Bir Radyo Tiyatrosu: Ahmet Hamdi Tanpınar’dan “Yaz Yağmuru”</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.sanatduvari.com">Sanat Duvarı</a>.</p>
]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.sanatduvari.com/bir-radyo-tiyatrosu-ahmet-hamdi-tanpinardan-yaz-yagmuru/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
						<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3750</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
