Sokağın Şairi… / Öykü

0
Daha 12 yaşında Tarlabaşı’nın deli dolu sokaklarında hayatına dokumuştu şiirle dans etmeyi.
Tanju, Dersim’inden göç etmiş bir ailenin tek çocuğuydu Tarlabaşı’nın dikiş tutmaz sokaklarında. 12 yaşında atılmıştı küçükken cesaret edip çıkmadığı sokaklara. Ve sigara içmeye başlamıştı 12 yaşında çok yürekli bir genç olmuştu okulu bırakıp boyacılık yapıyordu gündüzleri geceleri ise dost edindiği sokağında sabahlara kadar dans ediyordu.
Belki de o sokaklar bir gün her şeyi olacaktı Tanju’nun.
Tanju anarşist ruhunun verdiği yetkiyle 15 yaşında başladı mahallede kabadayılığa soyunmaya sanki bir futbol takımının yıllarca kulübede beklediği bir starıydı. Mahalle aralarında zengin aile çocuklarından kestiği haraçla yoksul mahalliye destek sunuyordu kalan parayla ise cigara sarıyordu köşe bucakta ve 12 yaşından beridir  sürekli yaptığı şeyi yapmaya devam ediyordu, şiir yazıyordu yaşayamadığı hayatı yazdığı şiirlerle düşlüyordu Tanju.
18 yaşında mahallenin en janti adamı oluverdi birden o hızlı, cesur, korkusuz, acımasız çocuk şiir yazınca dünyanın en masum insanı oluveriyordu. Ve 18 yaşında ilk adam yaralama olayını gerçekleştirdi mahallenin bakkalı olan küçük çocuklara sarkıntılık yapan pezevenk İhsan’ı 6 yerinden bıçaklayarak yaraladı. Kendince düşlediği dünyayı kuruyordu Tarlabaşı’nın sessiz sedasız yorgun kaldırım taşlarında ama bazen adalet tecelli etmiyordu hapse girdi 8 ay 12 gün yattıktan sonra hapishaneden çıktı. Hapishanede çok şey öğrendi bu delikanlı çıktığında çok daha olgun biri oluverdi. Şiirlerinde bunu daha iyi algılıyordu insan.
Ve yeniden koşturmaya başladı Tanju, Tarlabaşı’nın boyun eğmez sokaklarında. Gün geçtikçe kendi kanunlarını uygulamaya başladı eroini yasakladı haksızlıkları önledi savaştı gece gündüz bu dikiş tutmaz sokakların esrarlı gişesinde. Ama her zaman olduğu gibi birilerinin işine gelmedi bu. Yeni yetme bir çakal nasıl olur da bizim ticaretimizi engeller dediler büyük büyük ağabeylerimiz. Oysa Tarlabaşı en yoksul mahallelerden biri olmasına rağmen eroin ticaretinin merkezi haline gelmişti çünkü itilen çocuklar eroine mecbur bırakılmıştı Tanju şiirlerinde düşlediği gibi kurtaracaktı bu rant sever büyük büyük ağabeylerin elinden Tarlabaşı sokaklarını.
Ama hiç de öyle olmadı işler yolunda gitmedi Tanju için ne şiirlerde ki kafiyeler yan yana dizildi nede düşlenen özlemler yan yana geldi. Daha 22 yaşında bir mahallenin en delikanlı kabadayısı olan Tanju cigarasını yudumlayıp şiir yazarken bir köşede pezevenk İhsan’ın yerini bildirmesiyle büyük büyük eroin tüccarı ağabeylerin adamları tarafından yanına yaklaşan araçtan kurşun yağmuruna dizildi bedenine isabet eden 26 kurşun ile öldü Tanju oysa o kadar güzel cümleler yazıyorken yılan bile ısıramazdı insanı ama kan yağmuruna tutuldu defterindeki şiirler sonra geride yoksul koca bir mahalle bıraktı hep ezilen bir mahalle hep sokağının damarına basılan bir mahalle ve 10 yıla sığdıramadığı binlerce şiir.
Cesedini almaya geldiklerin de şu cümleler yazıyordu gökyüzü dolu defterinde ‘ hiç ölmesem keşke bu dünyanın kanlı mabedinde ‘
Paylaş

Yazar Hakkında

Ömür Karakaya

1993 Bingöl doğumlu. Lise öğrenimi Rize'de tamamladı. Bursa da geçirdiği hazırlık sürecinden sonra Yüzüncü Yıl Üniversitesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümünü kazandı. Okulu bitirdikten sonra bir yerel gazetede köşe yazarlığı yaptı. Lemur, Faraza, DergiZan, Anbean, Karşıt Dergi gibi dergilerde yazdı. Halen AT Dergide genel yayın yönetmenliği yapmakta.

Cevap bırakın