Sanat Duygusuna Erişebilmek

0

Sanat, insanın en değerli varlıklarındandır.

Şiir okumak, bir müzik parçası dinlemek, resim yapmak duygusal zekanın bir ürünüdür. Duygu yoğunluğu olan kişiler sanatla uğraşır. Sanat, insanın en masum yönünü sergiler. İnsan sanatla yoğrulur, sanatla kendine yol bulur. Sanatçı insanın kaprisi vardır, evet, ancak sanat kırılganlığı naifliği temsil eder. Sanatla kalbin buluşması sağlanır. Sanat kalpten gelir.

Sanatçı kişilik sessizliği de içeriğinde barındırır. Sessizce anlatmak sanatın olgularından biridir. Sanat insanın sanata karşı çapkınlığı vardır. Sanat ile ilgili bir şey gördüğü zaman gözleri parlar. Sanat insanı yalnızdır da. Toplum içinde tek başınalığın verdiği anlatma ihtiyacı onu sanata yönlendirir. Sanat, gerek ticari gerek ruhu beslemek için olsun sanatçı insanın kalbi hep kırıktır. Sanat kalbin ölen duygularını canlandırır.

Kalpte duygular var olduğu sürece insan yaşar. Bu yüzden sanata ekmek kadar su kadar ihtiyaç vardır. Çünkü topluma medeniyet diyebilmek için sanata ihtiyaç vardır. Sanat insanı için medeniyet ve kişisellik iki önemli yoldur. Bu iki yol, sanat eserinin ortaya çıkmasında en önemli etkendir.

Sanat, aşktan da beslenir. Aşk insanı değiştirir ve gerçek bir sanatçı yapar. Aşkla duyguyla yoğrulan sanat, gerçekten sanattır. Sanat duygudan yoksun olamaz. Duygu var oldukça sanat var olacaktır. Duygu insanı aynı zamanda sanatçıdır. Sanat ışığında değerlendirecek olursak, sanat ruh halleri gibi değişkendir. Hiçbir eser diğerine benzememektedir. Duygular değiştikçe sanat da değişecektir. Zaman olgusu da, sanat için önemli bir kavramdır. Her şey zamanına göre değerlendirilir. Zaman değiştikçe insan değişecek, sanat da kendini değiştirecektir. Bu nedenle, zamanın gereklerini getiren sanat, evresele ulaşacak, büyük bir kesime ulaşacaktır.

Kitap, müzik, sinema, resim; her ne tür olursa olsun; sanatın parametreleridir. Her çeşit sanat kendi içinde aşktan beslenir, zamanın ışığında toplum tarafından kabul görür. Sanat,  duyguyla birlikte var olur. Duygusuz sanat, asla sanat eseri olarak kabul edilemez. Sadece ticari bir meta olur.

 

Paylaş

Yazar Hakkında

Dilara Pınar Arıç

26 Mayıs 1990'da İstanbul'da doğdu. Lisans öğrenimini Fatih Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı'nda burslu olarak gördü. Yüksek lisans çalışmasını Trakya Üniversitesi'nde Sünbülî Sinan'ın Menasik-i Hac adlı eseri üzerine tamamladı. İngilizce, İspanyolca bilmektedir. İnsomnia'nın Saati adlı bir öykü kitabı vardır.

Cevap bırakın