Leyale

1
Oldum olası sessizliği benimsemiştim ben. Ses canımı yakardı. İçimi oluk oluk hüzünle doldururdu; yine de bir şey vardı ki sessizliğime çare. Garip bir tezatlıktı ama sesten, sesin sahibiyle kaçardım ben. Bir adet kulaklık korkularıma kalkan olurdu. Düşmanımdan saklanmak için düşmanımın inene saklanmak gibi bir şeydi bu. Garipti ama bendi her şeyiyle…
Korkardım insanlardan. Onların sesin üzerindeki hakimiyetinden. Neden bilmiyorum? Kimden korktuğumu, niye korktuğumu?
Hiçlikte var olmaya çalışan hiçlik gibiyim. Oradan oraya savruluyorum..
Belki de en büyük hatam bu dünyaya gelmekti. Başka biri olarak değil ben olarak yeşermek…
Biliyordum buraya ait değildim ben. Ruhum boşlukta bi çare..
Çoğu kez boğuluyor gibiyim kendi havamda. Soluduğum hava canımdan can alıyor adeta…
Ama bazen bir kıvılcım doğuyordu kendi benliğiminde;
Bazen de o kıvılcımı doğmadan küllendiren bir damla su, ruhumun derinliğinde ..
Bazen korkusuz korkak.
Bazen de karanlıkta bir hüzme.
Hiç doğar mı ışıksız gölge;
Işık olmadan her yer leyale.
Paylaş

Yazar Hakkında

Sema Nur Canbaz

Adapazarı doğumludur ve Adapazarı Mesleki ve Teknik Anadolu lisesinde okumaya devam etmektedir.

1 Yorum

Cevap bırakın