Karanlık Bir Şarkı (A Dark Song)

0

Siz Olsanız, Karanlık Tarafta Nereye Kadar Devam Edebilirdiniz?

Kendisinin yazıp yönettiği kısa filmlerinden sonra, İrlandalı yönetmen Liam Gavin, ilk uzun metrajlı filmi olan A Dark Song‘da, yüzleşmemeyi seçtiğimiz insani duyguların metaforlar üzerinden anlatımı ile izleyicinin, kendisine olan inancı ve şüphesi arasındaki o ince çizgiyi sorgulamasını sağlıyor.

A Dark Song

3 yıl önce oğlunu bir grup gencin karanlık ritüeline kurban veren Sophia‘nın kendisi de, karanlık bir ritüel olan ve kişiyi hem fiziksel hem de ruhsal olarak aşırı zorlayan Abramelin‘i, bu tip ritüeller üzerinde uzman olan Neil ile gerçekleştirmeye karar verir.

A Dark Song

A Dark Song

Abramelin hakkında kısaca söylenebilecekler ise, Abraham ben Simeon, of Worms tarafından 15.yüzyılda yazılmış olan ‘The Book of Abramelin’ kitabında anlatıldığı üzere Abra-Melin isimli Mısırlı bir sihirbazın, kendi adını verdiği bir yağı kullanarak uyguladığı karmaşık bir dinsel bir ritüel olduğudur.

Neil, Sophia‘nın 1 senelik tuttuğu bir kır evinde, kendisine yoğun derecede soğuk sularla arındırma seansları yaparak, Sophia‘nın bildiği diller olan Fransızca ve Almanca duaları kendisine okutmakta, seksin hiçbir çeşidi olmaksızın(bunlara, mastürbasyon da dahil) sadece gün doğarken ve gün batarken yemekler yemesini sıkı bir şekilde takip ederek bu karmaşık ritüeli uygular. Bu sürede Neil, Sophia‘ya psikoloijk ve fiziksel olarak da bir işkence uygulamakta, kendisinin sözünden hiçbir şekilde çıkmasına izin vermemektedir. Sophia‘nın, Abramelin‘i gerçekleştirmek istemesindeki amacı ise, oğlu ile konuşabilmek ve oğlunun katillerinden, onları lanetleyerek intikam almayı istemektir. Lakin Neil, kendisine bunu neden yapmak istediğini sorduğunda ise, tamamen dürüst olması gerektiğini söyler ama Sophia ona yalan söyleyerek yaşadıklarının acısı sebebiyle utandığını belli etmemeyi seçmiştir.

Kendisinin yazıp yönettiği kısa filmlerinden sonra, İrlandalı yönetmen Liam Gavin, ilk uzun metrajlı filmi olan A Dark Song...

Kendisinin yazıp yönettiği kısa filmlerinden sonra, İrlandalı yönetmen Liam Gavin, ilk uzun metrajlı filmi olan A Dark Song…

2016 yapımı olan film, ne bir korku filmi ne de bir gerilim filmidir. Bence anlatılmak istenenler, betimlemeler ve görsel metaforlar üzerinden, bir annenin yaşadığı pişmanlığı ve acıyı tüm çıplaklığı ile göstermektir. Oğlunu kaybetmenin acısını yaşarken, yaptığı bir hata sonucu ömrünün sonuna kadar çekeceği bedellere katlanmak istemeyen bir kadının çaresizliği ile insan olarak, bizlerin karanlık tarafta nereye kadar gidebileceğimizin sınırlarını gözler önüne sermektedir. Bir nevi, insani acıların yükünü kaldırmanın zorluğu ile kayboluşun arasındaki o karmaşık çizginin nerede yok olabileceğini gösteren bir ağıttır.

Bir açıdan filmde, uzun zaman önce psikolojide kullanılmış olan (ve maalesef ki, adını bir türlü hatırlayamadığım), bir grup bireyin günlerce tek bir mekana kapatılarak korkutulmaları sonucu yaşadıkları ruhsal değişimlerin gözlemlenmesi tekniği kullanılmış diyebiliriz. Aslında birçok korku ve gerilim filmi bu tekniği kullanarak, izleyici üzerinde istediği izlenimi yakalamaktadır. A Dark Song‘da da bu yöntem kullanılmış, ana karakterler üzerinden izleyiciye ayna tutulmaya çalışılmıştır.

Sophia‘nın yaşadığı pişmanlık, günlük hayatımızda her an karşımıza çıkabilecek bir pişmanlık niteliğindedir. Sevdiğini kaybetmenin acısı ve bu acıyı hafifletmek adına çaresizce yapılan her şey, insan olmanın getirdiği duygusal yüklere ilaç özelliği taşımaktadır. Tabi Neil‘ın uyguladığı psikolojik ve fiziksel işkence de, bizlerin günlük hayatta birbirimize yaşattığımız ya da başkalarından gördüğümüz  baskının ve zulmün ta kendisidir.

2016 yapımı olan film, ne bir korku filmi ne de bir gerilim filmidir.

2016 yapımı olan film, ne bir korku filmi ne de bir gerilim filmidir.

Başrolleri, Dark Touch(2013) ve Frank(2014) filmlerden hatırlanabilecek Mark Huberman ve yine, Dark Touch(2013) ve Leap Year(2010) filmlerinden tanıyabileceğimiz Catherine Walker paylaşmaktadır.

Filmi izledikçe, biraz biraz (tabi izlediyseniz, ki onlar da mutlaka izlenmeli) The VVitch(2016) ile Babadook(2014)‘un bir harmanı gibi gelebilir ama kesinlikle onlara özenmemektir. Başlı başına, kendi bütünlüğünü koruyabilen bir psikolojik gerilim.

Liam Gavin, tam olarak ne anlatmak istediğini müthiş bir incelikle betimlemiş ve izlemesini bizlerin insiyatifine bırakmıştır. Bu başarılı filmi, en kısa zamanda şiddetle izlemenizi tavsiye ederim.

Herkese iyi seyirler.



Paylaş

Yazar Hakkında

1987 İstanbul doğumlu olan genç sanatçı, ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladı. 2008 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nü kazandı ve 2013 yılında Bölüm Birinciliği ve Proje İkinciliği ile mezun oldu. 2014 yılından beri aynı fakültede Tekstil üzerine yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. 2013 yılından beri kendi çalışmalarını üretmekte ve 2014 yılından beri de Youtube’da Sinir Çeviri ekibiyle gönüllü olarak çalışmaktadır.

Cevap bırakın