Her Eylül’e Bir Mayıs Aşkı Gerek…

0
96
Her Eylül’e Bir Mayıs Aşkı Gerek…

Sonbaharın serinliği ile sıcaktan bunalan salyangozlar gizlendikleri toprak altından yavaş yavaş çıkmaya başladılar. Yazın olanca sıcağında kavrulan vücutları, yağmurun ilk damlalarıyla yeniden hayat buldu. Hayatta kalmayı başarabilenler toprakta bıraktıkları izlerle canları pahasına çoğalmaya, yaşama ayak diretmeye devam edecekler…

Sonbahar yağmurları başladığında en büyük endişelerimden biri daha küçücük bir çocukken den beri, yoluma çıkan salyangozların üzerine basmaktır. Ayağımın altında çıtırdayan bir canlıyı hissetmek ben de adeta bir fobi halini almıştır. Bu korku yüzündendir ki çok şükür, hiç bu güne kadar böyle bir şey başıma gelmedi. Ne zaman sonbahar gelip havalar soğumaya başlasa, hele ki yağmur yağmışsa hoplaya zıplaya yürürüm yolda. Başım hep öne eğik nereye bastığıma çok dikkat ederek atarım adımlarımı. Onların bir kaplumbağadan bile daha yavaş hayatları, o vurdumduymaz tavırları ve asaletli kabuklarıyla toprak üzerindeki vakur yürüyüşlerine hayran kalırım. Yaşamlarının zorluklarına rağmen, hiç şikâyet etmeden hayatın tadını olabildiğince çıkardıklarına inanırım. Kışın soğuğuna ve yazın sıcağına dayanamaz narin vücutları. Bu yüzden sürekli saklanırlar, hem kış hem yaz uykusuna yatan ender hayvanlardandır salyangozlar… Nemli ortamda yaşamak zorunda olduklarından, yağmurlarla birlikte başlar hayatları…

O kadar yavaş hareket ederler ki, insanoğlunun hız tutkusuna inat yaşamak kokar her hareketleri, nereye gittiklerini, ne yaptıklarını bilen bilge bir tavırları vardır. Tek başlarına yaşarlar, eğer toprak altına giremezlerse kışın soğuktan, yazın sıcaktan ölürler. Saklandıkları kabuklarının içinde 3-4 ay hiçbir şey yemeden yaşayabilirler.

Hermafrodit (dişi ve erkek) olduklarından kendi kendilerine üreyebilen türleri mevcuttur. Ama çoğunlukla başka bir salyangoza ihtiyaç duyarlar. Bir tek çiftleşmede 2-3 yıllık yumurta depolayabilirler. Birçok doğa bilimci salyangozların çiftleşmeleri üzerine araştırmalar yapmıştır. Çünkü bir sanatçı gibidirler. Bir kaç saat süren uzun ve estetik bir seremonidir onların aşkları… Ortalama beş ila on yıl yaşadıkları düşünülecek olursa, bu seremoninin önemi daha iyi anlaşılır…

Eylül ayının sonları ve Ekim ayının başlarında iklim yapısının uygunluğuna göre kış uykusuna girerler. Yine Mart – Nisan sonu gibi de çıkarlar. Mayıs ayı üreme mevsimleridir. Hava sıcaklığının en uygun olduğu aydır Mayıs… Üreme sonrasında yorgun düştüklerinden yazın pek ortalarda görünmezler. Eylül gelip çatana kadar…

Eylül’ü sonbahar güzelliğiyle yaşayıp Mayıs gibi âşık olur salyangozlar. Tıpkı benim gibi… Yılın en güzel iki ayında Eylül ve Mayısta korkusuzca kendini yaşama adayıp, ölüme inat yaşam kokarlar…

Mayısın aşkıyla Eylül’ün lezzetini yaşamayı bilen yegâne canlılardır salyangozlar…

Önceki İçerikBahar Kışa Direnir
Sonraki İçerikKurban Kesilmesine Değil, Et Fiyatlarının Yüksekliğine Karşı Ol!
İstanbul’da yaşıyor, çocukluğunu Yedikule’de geçirdi. Yedikule Lisesi’ni bitirdikten sonra M.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümünde Lisans ve İktisadi Gelişme ve Uluslararası İktisat Bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Ortaokul yıllarında yazmaya başladı ve yazmaktan hiç vazgeçmedi. Üniversite yıllarında başladığı tiyatro çalışmalarını uzun yıllar amatör olarak devam ettirdi. Edebiyat ve sanat hep yaşamında var oldu. Ama müzikle uğraşmaya başladığından beridir artık müzikle edebiyat yapar, müzikle yaşar…

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazarak Görüşlerinizi Belirtebilirsiniz.