Henüz okuma yazmayı öğrenmediğim zamanlardı. Anneme hep kuş çizdirdiğim zamanlar… Annemden her kuş çizmesini istediğimde büyük bir hevesle o kuşların tombişliğini çizer, bende nasıl çiziyor diye ondan öğrenmeye çalışırdım. Bir türlü anneminki gibi olmazdı benim çizdiklerim.

Bugün geriye dönüp bu anımı hatırladığımda, yaşadığım zamanın o zamanın bir yansıması olduğuna olan inancım su yüzüne çıkıyor. O anlardaki heyecanım o kuşun nasıl çizildiğiydi, şimdi ise o kuşun babamdan bana bir haber olma niteliği…

İkisi arasındaki mesafe ölümle yaşam arasındaki mesafe kadar…

İnsan ömrünün sadece inandığı değerlerin uzunluğunda olması kadar…

Önceki İçerikKarıncanın Gözyaşı
Sonraki İçerikTürkiye Neden Eurovision’a Katılmıyor?
Ağustos 2, 1989 Edirne doğumlu. Liseyi eski adıyla Edirne Koleji'nde, üniversiteyi Okan Üniversitesi'nde okudu. İlkbaharda usul usul yürü, toprak ana hamiledir, felsefesini benimsemiş tabiatın her türlü güzellikleriyle iletişim halinde olan karlar kraliçesi. “Pek severim ağaçları...”

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazarak Görüşlerinizi Belirtebilirsiniz.