“Çırpınmak” Para Harcamak Yerine İnsanın Emeğini Hayalini Harcayanların, Çalanların Çırpınması

1

Hayatın yokuşunu tırmanırken veya çıkmak için çırpınırken, aslında düz olan yolu yokuş yapan bizleriz kendi elimizle desem hadi oradan diyen çok çıkacak,”çırpınmak” derken, son nefesi verirken çırpınmaktan söz etmiyorum, yüzmek içinde söylemiyorum,”çırpınmak “ derken acı içinde yuvarlanarak çıkılan yokuş yolunda, aşağıya doğru düşmek çıkamamak, ne yapacağını şaşırmak anlamında söylüyorum. Hayatın özünü başka kalıplara koyarak şekil vermemiz sonucunda olan bir çırpınmadan aslında yok yok, dışta ne kadar kalıpları değiştirsek de az ama içte biz olan bizi değiştirince oluşan çok çırpınmadan” da söz ediyorum. Kısır döngü içinde kalarak çıkamama, hayatın döngüsü içinde, hayatı anlamayarak ona uyum sağlamayarak çekilen ıstıraptan dolayı oluşan ”çırpınmak”tan da söz ediyorum. Gördünüz mü ne kadar çok oldu, ben bir çırpınırken dedim, onlarca çırpınma çıktı. Demek ki odaklanınca neyin ne demek istediğini az dikkatlice dinleyince kapalı olan açılımlar çoğalarak bir sonuca bir anlama çözülmeye doğru insanı götürüyormuş.

Hayata ve olaylara kendi düşüncemizin dar penceresinden bakarak, hayatın penceresinden bakmayınca” çırpınmak” olayı başlıyor. Para kazanmak nedir? İhtiyacını karşılama için emek gücüyle elde edilen bir kazanç, harcanılabilinir bir değer kazanarak onu harcamaktır… Oysa biz kazanmak için insanın emeğini gücünü hayallerini harcayarak elde etmemsi kazanmaması için para kazanarak sömür mü yor muyuz? Onlarca çalışan bir ev sahibi olamazken, patron aynı işten üç beş daire villa yazlık alabilirken, neden çalışanlar bir ev alamıyor? İnsanın hayatını harcamıyor muyuz, para harcamak yerine? Şimdi bu” çırpınma” değil de nedir? Şimdi acı içinde yuvarlanarak çıkılan yokuş yolunda aşağıya doğru düşmek çıkamamak, ne yapacağını şaşırmak anlamına uydumu? Yoksa ben para mı ortaya koydum insanlara iş gücü temin ettim diyerek onca serveti kazanmak için uğraşmak” çırpınmak” değil insanın emeğini gücünü hayalini çalmak ve boşa harcanmasını isteyerek hakkı olmayana göz dikmektir, denizde yüzerken boğulmamak için batmamak için uğraşmak bir ”çırpınma”dır. Yoksa varmak için son gücüyle koşmak kendini zora sokarak varmaktır ” çırpınmak” değil, kendini zorlamaktır.

Oysa patron yeni ev villa sahibi olurken değişik oturma yatma elde etme zevkini tadarken, diğer kazanarak elde etmesi gereken çalışanında bu zevki tatmaması için verdiği onca uğraşta korkusu da nefreti, keşif edilmeyi bekleyerek diğer insanların konforu kesif etmemsi için uğraş veren bu vicdansızların yaptıkları da” çırpınmadır”.Hakkı olanın hakkını vermemek için çırpınmadır bir boğulma anıdır ne yazık ki bu çırpınma haliyle, boğulma gerçek olur ve çırpınarak can verir böylesi insanlar… Her insanın içinde ulaşılması için az karanlıkta kalmış bir konfor ve rahatlık lüksü vardır, bu nedenle insan az fazla alışarak, bu karanlığı aydınlatarak konfora ve rahatlığa ulaşmak için çabalar lakin demin dediğim o patronların “çırpınışları” ile engellenerek, gerçekleşmesine mani olunur. Farkına vardıysanız yazımın başında çırpınmak dedim nereden nereye geldim. Söze dikkatli odaklanınca bu kadar geniş bir yelpaze ile yarına ertelemeden araştırınca bu açıklamalar bu sözler çıktı kalemimde, aslında bizimde kazancımızı çoğunu keserek kendi kasasına atan patronların, aman çalışsın daha çok genç ilerde biriktirir ev sahibi olur, ertelemesine karşı çıkacak toplu gücü bulduğumuz anda bu “çırpınma” son bulacak, sahip olma yolundaki bu güç emek vasıl olmaya gidecektir, beklentilerimiz para diyerek kimse harcayamaz harcayanlar ise ”çırpınarak” son nefesinde bunu öder ve kabirde ödemeye de devam eder, vesselam.

Paylaş

Yazar Hakkında

1962 Malatya Doğumlu. Ortaokul mezunuyum. Çocukluğumda okuma hevesim Tarkan çizgi romanı okuyarak başladı.1975 yılları idi galiba o dönemde tanıştım ve okuma hevesim aç bir kurt gibi başladı ve o dönemde çıkan gazete, mecmua, çocuk romanı-Kemal ettin tuğcu Serisinin tamamına yakınını-okudum. Mecmua ve dergiler bana yetişmiyor desem yeri azdır. Bu muhteşem atmosferi yaşamak ve devam ettirmek için o yaşlarda çalışmaya başlayarak özgürce ailemden izin almadan bu dergileri özgürce alarak okumaya başladım, Bu okumanın güzelliğini nasıl tarif edeceğimi bilemiyorum adeta yutuyordum. Hele gırgır dergisi, Teksas, Tommiks haftalık hiç kaçırmazdım. İlk okuduğum roman -SUÇ VE CEZA- dır ve bu roman okuma hızımda1978’ler de başladı ve elime geçen ve yeni çıkan romanları hemen alıp bir çırpıda okuyordum. Aynen deliler gibi hatta bir söz vardır-Aç olandan korkmayın gözü aç olandan korkun-diye bende aynen böyle idim. 1982 yılı Askerlik ve daha sonrası evlilik ve yaşama atılmamla bu yükseliş alçalmaya başladı. Evliyim 4 çocuk babasıyım.1990 yılında kamuda işçi olarak çalışmaya başladım. 2002 yılında tayinim nedeni ile çok sevdiğim şehirler arasında olan- Anakaraya- tayinim çıktı. 2010 yılına kadar çalıştım ve 2010 Ekim ayında emekli oldum. Şimdi kendi halimce okuyor ve yazmaya çalışıyorum -Allah'ın izni ile-Sinema, tiyatrodan, kitap okumaktan, ailemle baş başa vakit geçirmekten hoşlanırım.

1 Yorum

  1. Ramazan üzerinde

    Farkına vardıysanız yazımın başında çırpınmak dedim nereden nereye geldim. Söze dikkatli odaklanınca bu kadar geniş bir yelpaze ile yarına ertelemeden araştırınca bu açıklamalar bu sözler çıktı kalemimde, aslında bizimde kazancımızı çoğunu keserek kendi kasasına atan patronların, aman çalışsın daha çok genç ilerde biriktirir ev sahibi olur, ertelemesine karşı çıkacak toplu gücü bulduğumuz anda bu “çırpınma” son bulacak, sahip olma yolundaki bu güç emek vasıl olmaya gidecektir, beklentilerimiz para diyerek kimse harcayamaz harcayanlar ise ”çırpınarak” son nefesinde bunu öder ve kabirde ödemeye de devam eder…..

    Tebrikler e derim güzel bir araştırma ve yorumla güzel olmuş.

Cevap bırakın