Bizi Rahat Bırakın / Şiir

0

Rahat bırakın ulan bizi!

Yetti artık cibilliyetsiz bakışlarınız

Sözde büyüdünüz, sözde özde büyüktünüz

Ama terde şükür

Serde huzur bırakmadınız…

 

Bırakın ellerimizi, kırın taktığınız prangaları

Bırakın ulan bizi

Kendi cennetimizi istiyoruz biz

Cehenneminizin bekçisi de, bekçi köpeği de

Emir eri de olmak istemiyoruz…

 

Çocuk, bize kalsın, bizimle büyüsün

Erisin toprak terimizle, hormonsuz bir aşkla…

Şiir bize kalsın istiyoruz

Hissimizi birkaç hece, bir bakış anlatsın

Yorgunluktan söyleyemeyen gözlerimizin feri ışısın artık…

Dem bırakmadınız ihlasında duanın

Öyle bulanık ki düşüncelerimiz

Bizi size benzettiniz

Bırakın ulan bizi, rahat bırakın…

 

Uyandı çocuk, korku geceden dilemma

Solunda yıkılmış duvarlar,

Yan sokakta bomba yemiş minicik beden parçaları…

Yakım, yıkım, sıkım, tıkım

Petrol, para, altın, güç, saltanat, hüküm…

Vaatler arası oyuncak insan

İNSAN diyorum, size değil elbet!

 

İstemiyoruz,

Rengarenk hayallere inanmayı

Rengarenk dünyayı yaşamak istiyoruz,

Eğer hala durmadıysa uçurtmanın kalbi…

İstemiyoruz ulan sizi

Rahat bırakın

Bize bırakın bizi!

 

Köy bakkalı Cemal amcanın torunu Rüveyda

Babası gidince fizana

Yaşıyor diye, şükretmeyi öğrenmiş acıya rağmen

Öğrenmiş öğrenmesine de

En sevdiği arkadaşı Hilal’in babası

Bir fabrikanın kimyasalına yenik düşmüş…

İki boynu bükük çocuk

Biri hasret kederinden,

Biri habersiz kendinden, eksik mi hiç yok!

Sizin yüzünüzden…

Çaldığınız toprakların suyu size ferahlık

O toprağın çocuklarına zehirli, renkli şekerler…

Ölümsüzsünüz sanıp öldürüyorsunuz

Zenginsiniz

Ve var ettiğinizi sanıp, teşekkür bekliyorsunuz…!

Hadi oradan lan, hadi oradan!

 

Kuşaklar arası trajedi hikayeleri büyüyor kitaplarda

Siz buna tarih diyorsunuz

Tarih kan, tarih acı, tarih yalan!

Çünkü sayenizde

Bitik insan, karanlık devran…

 

Kalmayacak

İyi bir şiir

Yaşanacak bir şehir

Sevilecek bir güzel

Masallarda iyi karakter

Gönül bahçelerine umut eken çiftçiler

Adım atarken korkmayan çocuklar kalmayacak!

Sayenizde

Öyle güçlü geliyor ki kıyamet

Kurşunlar öyle ağır ki, daha kalbe girmeden

Barut kokusuna yeniliyor çiçekler

Mayasından korkuyor ekmek

Tadını kaçırıyor yemeğin tuz

Seksen sekiz hissediyor genç adam

Oysa henüz otuz be otuz!

 

Afrika’ya ırmaklar götürürüz

Orta Doğu’ya aş, ekmek, iş ve nefes

Çekik gözlüsüyle, esmer teniyle

Güneş sarısı saçı, gök mavisi gözleriyle bütün çocukları

Evet ulan evet,

Bütün dünya çocuklarını sararız sevgimizle…

Bize siz lazım değilsiniz

Ne kadar yüzsüz

Eksik, aşağılık

Ve tövbe tövbe…

Konuşturmayın beni daha da

Çekin ellerinizi bahçemizden, fikrimizden, hissimizden

Defterimiz çınar yaprağı olsun

Kalemimiz parmaklarımız, bakışlarımız, suya yazan nefesimiz

Çekin ellerinizi düşlerimizden, cebimizden

Ceplerimiz şiir doludur bizim

Öğrettiğiniz nefretle beraber

Şimdi size öfkeli …

 

Çekin üzerimizden o kirli ellerinizi

Rahat bırakın ulan bizi!

 

Paylaş

Yazar Hakkında

Mehmet Gökcük

Eğitimci-Yazar 1982 yılında İstanbul’da doğan Mehmet GÖKCÜK, ilk-ortaöğretim eğitimini Tekirdağ’da, üniversite eğitimini ise İstanbul’da görmüştür. Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu mezunu olup, Beden Eğitimi Öğretmenliği ve spor eğitim merkezi yöneticiliği yapmaktadır. 2013 yılında yayımlanan ‘’Sevgi’li Aşk’’ ve 2016 yılında yayımlanan ‘’Sevgi’li Aşk: Eylül’’ isimli kitapların yazarı olmakla birlikte yazımına devam ettiği iki farklı proje (Roman ve Hikaye serisi) bulunmaktadır. Yazar, özellikle çocuklara sevgisini ifade edebilme peşine düşmüş ve bu niyetle beraber yoğun sosyal sorumluluk faaliyetleri sürdürmektedir. ‘’Adın kalır geriye, nasıl kalsın belirle Kaderini kendin çiz, haydi kendi elinle…’’

Cevap bırakın