Bir Yaşam Kritiği: Musa Anter

0
144
Bir Yaşam Kritiği: Musa Anter

Beyt Nahrin, Süryanice Nehirler Ülkesi‘nde bir avuç soluk… Fırat –Dicle arası kelime güdümü yapmak, medeniyetlerin gıyabında Mezopotamya’nın savruk omuzlarına yüklenmiş yaşam olgusudur, adeta. İlk okur yazar topluluklarının bulunduğu kent fizibilitesinin verdiği kıvanç mıdır bilmem ama ağarmış vakitlerin göçüyle bir çok sanatkarla aynı beşiğin ninnilerini dinlemiştir Musa Anter. Bu ninnileri ilk kadın köy muhtarı olan annesinden dinleyen Kürt edebiyatçımız Anter, Musa amca (Ape Musa) lakabı ile ılık rüzgarlı bu coğrafyanın bilinen faili meçhulüdür. Ne yazık ki bir haykırışın sesinde arafı görebilen her kayıp gibi kavimler arası tüketilmişler silsilesinde yer almakta adı. Avusturya işçi marşının başında bilmem anımsar mısınız,

“cellat uyandı yatağında bir gece
‘tanrım’ dedi ‘bu ne zor bilmece’:
öldürdükçe çoğalıyor adamlar
ben tükenmekteyim öldürdükçe…”  dizelerine sesini katmıştır üstad.

Yüzyılların işveli zulmüne gönülsüz mecburiyeti olan Şark vilayetlerini kelimelerle, ezgilerle, zılgıtlarla, ağıtlarla ifade edebilmek mevz-u bahis olunca yadsınmayacak isimlerden biridir Anter.

Önceki İçerikMustafa Eraslan
Sonraki İçerikBunu Sen Seçtin!
1997’de Bursa’da doğdu. Şu an Bursa Teknik Üniversitesi’nde Çevre Mühendisliği bölümü öğrencisi olan Sultan, edebiyata ilkokul öğrenciliği sırasında başlayan ilgisini zamanla hemşehrisi olduğu Ahmed Arif, Sezai Karakoç, Adnan Yücel gibi ünlü şairlerden etkilenerek devam ettirdi. Yoğunlukla bireyin dışa vurduğu duygusal, sosyolojik ve gündemsel temaları eserlerinde işleyen genç yazar hayatında edebiyatın ve felsefenin önemli yeri olduğunu belirtiyor.

HENÜZ YORUM YOK

Bir Cevap Yazarak Görüşlerinizi Belirtebilirsiniz.