ANITKABİR’DE ATA’NIN Yaşamında Tarihi Bir Serüven

0

Geçtiğimiz aylarda yurdumuzun kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün Ankara Anıttepe’de yer alan Anıtkabir’deki kabrini ziyaret etme şansına eriştim. Hem Anıtkabir’de, hem de içinde yer alan Kurtuluş Savaşı Müzesi’nde Cumhuriyet Tarihimize bir yolculuk yapmış oldum…

ASLANLI YOLDAN GEÇİŞ

Öncelikle, Tandoğan kapısındaki güvenlik kontrolünden geçtim. Sonrasında kabrin geniş bahçesinde ziyaretçileri gezdiren araçlara bindim. Barış Parkı içerisinde Aslanlı yola çıkan 26 basamaklı merdivene ulaştım. Merdivenlerden çıkarak, karşılıklı 24 aslan heykelinin bulunduğu, 262 metre uzunluğundaki yola çıktım.  Bu sayı aynı zamanda 24 Oğuz Boyu’nu temsil ediyor. Aslanlı yolunda Anıtkabir’le bütünleşen bir hikayesi bulunuyor. Anadolu’nun eski uygarlıklarında ve Hititler’de kudreti simgeleyen aslanlar, Türk milletinin birliği ve bütünlüğü adına çift yapılmışlardır. Traverten taşlı döşenmiş yolda taşların arasındaki boşlukların geniş olması nedeniyle, ziyaretçiler önlerine bakarak bir yolu geçiyorlar. Böylece Ata’nın önüne başları eğik çıkıp, Ata’ya saygı sağlanmış oluyor.

ANITKABİR’DE GEZİNTİ

Aslanlı yoldan geçtikten sonra karşı tarafımda, Kurtuluş Savaşı Müzesi belirdi. Sağımda, Atatürk’ün arabalarının sergilendiği kısım ve onun silah arkadaşı olan İsmet İnönü’nün kabri, solumda da Ata’ya saygı duruşunun yapıldığı Anıtkabir görünüyordu. Pek çok ziyaretçi Anıtkabir’i arkasına alarak hatıra fotoğrafı ya da selfie çektiriyordu. Ben de hatıra fotoğrafımı çektirdikten sonra, uzun merdivenlerden çıkarak dokuz girişi olan Anıtkabir’e ayak bastım. İçeri girdiğimde düz devam ettiğimde Ata’ya saygı için çelenk konulan büste ulaştım. Fotoğraf makinem yanımdaydı ve küçüklüğümden beri resmi bayramlarda,10 Kasımlarda, televizyonda görüp çok merak ettiğim bu bölümü kadrajıma almaya başladım. Kendimi ulusumuzun kurucusu olan Atatürk’e çok yakın ve  huzurunda hissediyordum. Bu bölümde de gene Atatürk’ün büstüyle bütünleşerek hatıra fotoğrafı çektiren kişileri görmeniz mümkündür.

Ulu Önder Atatürk’e saygı duruşunda bulunulan çelenk koyma yeri ve büstü.

FOTOĞRAFÇILAR İÇİN İYİ BİR MALZEME                                                                                     

Anitkabir’den çıktıktan sonra etrafında dolaşmaya başladım. Arka taraflarına geçtim ve mimari fotoğraf çekimleri gerçekleştirdim. Anıtkabir’in, fotoğrafçılar özellikle de mimari çekimlere ilgi duyanlar için iyi bir malzeme olduğunu söyleyebilirim.

Durduğum noktada perspektifi ayarlamaya çalıştım ve üçgen bir görünüm elde ettim.

Durduğum noktada perspektifi ayarlamaya çalıştım ve üçgen bir görünüm elde ettim.

Anıtkabir’i yan taraftaki ağaçla ve alt kısımdaki yeşilliklerle bütünleştirerek bir çeşit çerçeve oluşturmayı denedim.

Anıtkabir’i yan taraftaki ağaçla ve alt kısımdaki yeşilliklerle bütünleştirerek bir çeşit çerçeve oluşturmayı denedim.

KURTULUŞ SAVAŞI MÜZESİ’NDE TARİHİ BİR GEZİNTİ

Fotoğraf çekimini bitirdikten sonra bahçedeki merdivenlerden yukarı çıkarak gezmekten en çok keyif aldığım yer olan Kurtuluş Savaşı Müzesi’ne girdim. Müze 3 ayrı bölümden oluşuyor. Birinci bölümde, Atatürk’ün özel şahsi eşyalarını görüyorsunuz. Yabancı devlet adamlarının Ata’ya gönderdiği hediyeler dikkat çeken unsurlar arasında yerini buluyor. Ayrıca, manevi evlatları Afet İnan, Sabiha Gökçen ve Rukiye İnan’ın müzeye bağışladığı eserler sergileniyor.

İkinci bölümde ise, beni en çok etkileyen kısım olan Çanakkale, Sakarya Meydan Muharebesi, Büyük Taarruz Savaşlarının renkli maketlerle ve top tüfek sesleriyle canlandırıldığı yerdi. Kendimi bir an o dönemde savaşın ortasındaymışım gibi hissettim. Üstelik insan, o maketlerde canlanan bu ülke için savaşan askerlerin yerine ister istemez kendini koyuyor.  Top tüfek taşıyan kadınlar, şehit düşen askerleri gördüğümde bu ülkenin ne kadar zor şartlar altında kurulmuş olduğunu bir kez daha anladım. Atatürk gibi bir liderimiz olduğu için de şanslı olduğumuzu düşündüm. Çocukluğumdan beri tarih kitaplarından okuduğum bilgilerin içindeymişim gibi hissettim.

Maketlerle Canlandırılan Kurtuluş Savaşı

Maketlerle Canlandırılan Kurtuluş Savaşı

Bu bölümde bir de savaş dönemine ait tabloları bir sergi gibi gezme fırsatınız oluyor. Kurtuluş Savaşı zamanında çekilmiş fotoğraflar geniş çerçevelerle müzenin duvarlarındaki yerini buluyor. Kendinizi bir Cumhuriyet sergisindeymiş gibi hissediyorsunuz. Ülkemizin ne zorluklarla bu günlere geldiğine canlı olarak şahit oluyorsunuz…

Müzenin devamı olan 3.bölüm ise bir sergi mekanı havasında sürüyor. 1919 ve 1938 yılları arasında gerçekleşen önemli olaylar, Atatürk ilke ve inkılaplarına ait görsellerle karşılaşıyorsunuz. Erzurum, Sivas Kongreleri ve Amasya Genelgelerine ait fotoğraflar, Kurtuluş Savaşı’nda kullanılan gemiler görebileceğiniz tarihi dokümanlardan birkaçıdır.

4 savaş gemimizin sergilendiği bölümden

4 savaş gemimizin sergilendiği bölümden

EN GİZEMLİ BÖLGE ATA’NIN MEZAR ODASI

Buranın en etkileyici yeri ise  şüphesiz Atatürk’ün mezar odası bölümü.  İçeri girmek yasak olduğu için önündeki görüntülü ekrandan mezar odasını canlı olarak izleyebiliyorsunuz. Ayrıca yan tarafında Atatürk’ün 1953 yılında Etnografya Müzesi’nden Anıtkabir’e defnedildiği günlerden fotoğraflar yer alıyor. Burası kendinizi Ata’ya en yakın mesafede hissedeceğiniz yer oluyor. Mezar odasının tam karşısı da Atatürk’ün vasiyetinde olduğu gibi Türk Bayrağı  ile birlikte Ankara Kalesi’ni görüyor.

Ata’nın kabri 40 tonluk yekpare mermerden yapılan, törenlerde çelenk konulup, saygı duruşunda bulunulan, sembolik lahtin yaklaşık 7 metre altına denk getirilecek şekilde yapılmış. Bronz kapının ardından pirinç kapı açıldığında üç adet Türk bayrağıyla beraber Selçuklu ve Osmanlı türbe mimarisi tarzında sekizgen planlı inşa edilmiş mezar odasına ulaşılıyor. Odanın tam ortasında kırmızı mermerden sanduka bulunduğu söyleniyor. Bu sandukanın etrafındaki pirinç vazolarda, Türkiye’nin 81 ilinden, KKTC, Azerbaycan ve pek çok ülkeden getirilen topraklar bulunuyor…

SON BÖLÜM ATATÜRK KÜTÜPHANESİ….

Son bölümde ziyaretçileri Atatürk’e ait binlerce kitap karşılıyor. Kitaplar, Türkçe, Romence, Fransızca, İngilizce ve Latince olmak üzere tarih, dil ve edebiyat içeriyor. Atatürk’ün ne kadar çok okuduğunu, kendini geliştirdiğini ve Türk milletini yetiştirmek  için de nasıl çabaladığını anlayabiliyorsunuz. Bu bölümde bir de Atatürk’ün arkasında yer alan kütüphanesiyle bütünleşmiş, çalışırken ki balmumu heykeli bulunuyor. Ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken eserler arasında yerini buluyor.

Ata'nın Balmumundan Yapılmış Heykeli

Ata’nın Balmumundan Yapılmış Heykeli

Dikkat çeken objelerden bir tanesi de Atatürk’ün dondurulmuş köpeği.

Anıtkabir’i ziyaret edecekseniz mutlaka tek gitmenizi tavsiye edebilirim. Çünkü yalnız gittiğinizde gezintinize ve eserlere daha iyi odaklanabiliyor, verim alabiliyorsunuz. En az iki üç saatinizi feda etmeniz gerekiyor ama inanın buna değiyor. Atatürk’ün yaşamında kısa bir yolculuk yaparak, onun bu ülke için yaptıklarına canlı olarak girme şansı elde ediyorsunuz.

Paylaş

Yazar Hakkında

Ayşe Aycan Arıcan

2 Mart 1990 tarihinde İstanbul Üsküdar'da dünyaya gözlerini açtım. 2014 Haziran döneminde İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin İletişim Fakültesi Sanat Yönetimi bölümünden burslu olarak mezun oldu. Okulu bitirme tezi için müzecilik ve koleksiyonculuk üzerine bir çalışma hazırladı. Bir devlet ve bir özel müzeyi koleksiyon oluşturma ve müze yönetimleri açısından karşılaştırmalarını yaptı. Seçtiği müzeler, devlet müzelerinden Topkapı Sarayı Müzesi, özel müzelerden de Sakıp Sabancı Müzesi'ydi. Tezinden A alarak mezun oldu. Müzecilik, koleksiyonculuk, Türk resim sanatı, empresyonist ve rönesans dönemi ressamları ilgi alanlarını oluşturmaktadır. Ayrıca medya iletişim ve sanat ilişkisiyle de ilgilenmektedir.

Cevap bırakın